Ankara'da sessizlik yok, bekleyiş var…
Son günlerde bu ağırlık daha fazla hissediliyor. Kabine değişikliğinden siyasi transferlere, yeni anayasadan seçim takvimine kadar birçok dosya aynı anda açılmış durumda. Herkes bir şey biliyor, kimse bildiğinin tamamını söylemiyor.
Bunlar alınmış, resmen açıklanmış kararlar değil; gazetecilere, siyasetçilere ve parti çevrelerine yansıyan iddialar. Ancak siyasette bazı kararlar açıklanmadan önce havaya karışır. Ankara’nın havasını okumayı bilenler yaklaşan değişimi çoğu zaman resmî açıklamadan önce hisseder.
Şu anda hissedilen açık: Ankara yeni bir siyasi döneme hazırlanıyor.
Kulislerde sonbaharda dört ya da beş bakanın değişebileceği konuşuluyor. Performansı yetersiz bulunan, kamuoyunda karşılık üretemeyen bazı isimlerin değerlendirildiği ileri sürülüyor. Ancak mesele birkaç bakanın değişmesinden ibaret görünmüyor. AK Parti’nin teşkilatlarında, kabinede ve üst düzey bürokraside kapsamlı bir yeniden yapılanmaya gidilebileceği anlatılıyor.
Bu nedenle gündemdeki asıl soru “Kim gidecek?” değil: Kim sahada karşılık buluyor, toplumla bağ kuruyor, krizleri yönetiyor; kim partisine yük oluyor?
Ankara’da bugün için “hemen erken seçim” havası yok. Fakat seçim hazırlığının başlamadığını söylemek de mümkün değil. Teşkilatların yenilenmesi, kabine revizyonu, ekonomide memnuniyeti artıracak adımlar ve muhalefetten katılımlar aynı hazırlığın parçaları sayılıyor.
Kulislerde kullanılan ifade........
