Felaket ve krizlere karşı toplumun tutumu
Kartalkaya’da yaşanan bu elim olay, hepimize çok önemli bir gerçeği bir kez daha hatırlattı: Toplum olarak, krizlere karşı verdiğimiz tepkiler yalnızca felaketlerin sonuçlarını değil, gelecekte yaşayacağımız benzer olayların kaderini de belirliyor. Bu trajedide hayatını kaybeden onlarca insanın ardından ortaya çıkan manzara, empati yoksunluğundan sorumluluk eksikliğine kadar toplumsal reflekslerimizin ne kadar zayıfladığını gözler önüne serdi.
Yangın felaketinden saatler sonra kayak pistlerinin yeniden dolup taşması, toplumsal hafızanın ne denli kısa süreli olduğunu ve acının toplumda ne kadar sınırlı bir alana sıkıştığını gösteriyor. İnsanlar, otel odasında can veren hayatlar yerine, kendi tatil planlarına odaklanmayı tercih etti. Bu davranış, sadece bireysel bir tercih meselesi mi? Yoksa, toplumun geneline sirayet etmiş bir duyarsızlık hali mi? Elbette herkesin hayatını durdurmasını bekleyemeyiz; ancak asıl mesele, yaşanan kayıpların, toplumsal hafızadaki yerini sorgulamak ve buna bağlı olarak da ne kadar toplumsal bilinç üretebildiğimiz.
Türkiye, bu tür benzer felaketlere yabancı değil ama bu felaketlerin ardından toplumsal olarak ne kadar ders çıkarabildik? İşte bu çok önemli. Felaketlerin yaralarını sarmak bir yana, daha önce alınmamış önlemlerin........
© Analiz
