Bulgaristan seçimleri, AB ve Türkiye
SSCB dağıldıktan sonra koalisyonlarla idare edilen Bulgaristan’da, Radev’in çiçeği burnunda partisi İlerici Bulgaristan Koalisyonu tek başına iktidara geldi.
Seçimin mağluplarından biri Türkler oldu. Geçmişte %15’i aşan Hak ve Özgürlükler Hareketi bu seçimde %7,1 oy alarak sadece 21 milletvekili çıkarabildi. (2021 senedinde 34 vekil Türk’tü.) Türk partilerin toplam oy oranı %9’da kaldı. Türklerin seçime katılım oranı da önceki seçimlerden düşüktü. Bir önceki seçimde dokuz parti %4 barajını aşarak parlamentoya girebilmişken bu seçimde sadece dört parti barajı aşabildi.
Seçim AB ve Rusya açısından hayati derece önemliydi. Zira bir önceki hafta Macaristan seçimlerini kaybeden Orban AB’nin Ukrayna’ya yardım yapmasını ve kredi vermesini, Rusya’ya yeni yaptırımlar uygulamasını veto ediyordu. AB bünyesinde Rusya’ya ılımlı yaklaşan ülkeler olsa da Orban gibi açıktan ve net tavır alan bir lider yoktu.
Bulgaristan seçimlerini AB yanlıları kazansaydı, Brüksel Ukrayna ve Rusya ile ilgili takip edilecek siyaset konusunda rahatlayacaktı. Ama olmadı. Seçimleri Rusya’ya sıcak bakan, AB politikaları yerine milli politikalar izlemeyi savunan Radev kazandı. Bu gelişme üzerine AB Konseyi hızlı hareket ederek, Bulgaristan’da hükümet kurulmadan, Ukrayna’ya 90 milyar dolar verilmesini ve Rusya’ya yeni yaptırımlar uygulanmasını onayladı.
Radev AB ve NATO’ya karşı değil. Bulgaristan’ın Bürükselin eyaleti konumuna düşürülmesine karşı. Bulgaristan’ın menfaatine uymayan kararları veto edeceklerini ve veto hakkı olmayan kararlar da alınan karar, Bulgaristan’ın menfaatleriyle uyuşmuyorsa uygulamayacaklarını kampanya boyunca dillendirdi Radev.
Rusya-Ukrayna savaşına kadar AB’ye yeni üye olan Balkan ve Doğu Avrupa üyeleri AB’den hep nemalandılar. Değişik adlar altında tahsis edilen milyarlarca avro girdi kasalarına. Hızla zenginleştiler. Rusya-Ukrayna savaşı en çok bu ülkelere zarar verdi. Zira bu ülkeler Rusya’ya ya komşular ya da çok yakınlar. Petrol ve gaz ihtiyaçlarını Rusya’dan tedarik ediyorlardı. Rusya’yla yüksek hacimde ticaret yapıyorlardı.
Rusya’dan petrol ve gaz alımının kesilmesi, ticaretin durdurulması ve giderek ağırlaşan yaptırımlar bu ülkelerin ekonomilerini bozdu. Bulgaristan enerji ihtiyacını Rusya’ya ödediğinden beş kat fazla ödeme yaparak tedarik edebiliyor. Ukrayna’ya trilyon dolara yakın para, silah ve malzeme gönderen AB’de aktardığı fonları kesince Macaristan, Bulgaristan, Romanya ve Slovakya gibi ülkeler iflas noktasına geldi. Bu ülkelerde iktidarların değişmesinin en önemli sebebi, ekonomilerindeki bozulma.
AB, Rusya’nın batağa saplandığını düşündüğünden, savaşın devamında ısrar ediyor. Ukrayna savaşının Rusya’yı zayıflattığı kesin. Rusya muhtemelen önümüzdeki çeyrek asırda bir bölünme daha yaşayacak. AB, savaş biterse Rusya’nın Moldova veya Baltıklara saldıracağını düşünüyor. Ukrayna savaşı bitse bile, doğuya doğru genişleme politikasını sürdüğü takdirde AB’nin Rusya ile karşı karşıya gelmeme ihtimali yok. Bu nedenle AB ya doğuya doğru genişlemekten vaz geçecek ya da Ukrayna savaşını sürdürecek.
Ukrayna savaşı sürdükçe Rusya zayıflayacak ama AB’de zayıflayacak. Üye ülkeler AB’yi sorgulayacaklar. Brüksel’den gelen fonlar kesildikçe nispeten geri kalmış devletlerin halklarında AB’ye olan tepki artacak, milliyetçi akımlar güçlenecek. Bu savaşa karşı çıkan ve Rusya ile ticari ilişki kurmak isteyen ülkelerin sayısı artacak. AB bu ülkelere yaptırım uygulayacak. Bu ülkeler AB’yi dinlemeyecek. Avrupa’da gerilim sürekli artacak ve neticede AB’de bölünecek.
Hak ve Özgürlükler Hareketi son otuz yılın büyük kısmında koalisyon ortağıydı. Yani iktidardaydı. Buna rağmen Türklerin durumunda belirgin bir iyileşme olmadı. Zorla göç ettirilenler vatandaş olamadılar, mallarını alamadılar. HÖH Ankara’yla, Ankara HÖH ile iyi ilişkiler kurmayı başaramayınca hiçbir konuda kayda değer ilerleme kaydedilemedi. HÖH’ün durumu etnik temelli siyaset yapan partilere örnek olmalı. Vatandaş hizmete oy verir. HÖH Türkiye ile iyi geçinseydi, hükümette olduğunda hizmet üretseydi alternatif olurdu. Bulgarlardan da oy alırdı.
‘’Dün dünde kaldı cancağızım artık yeni şeyler söylemek lazım’’ demiş Mevlana. Türkiye Balkanlarda çok etkili. Yunanistan dışındaki Balkan devletleriyle ilişkilerimiz iyi. Ankara-Sofya ilişkileri de çok iyi. Ama Türkiye ile HÖH’ün ilişkisi iyi olmadığından Bulgaristan Türklüğü kan kaybediyor. Ankara ile HÖH’ün ilişkileri düzeltilmeli. Zorunlu göçe tabi tutulan Türkler ve nesilleri vatandaşlık haklarına kavuşmalı. Mallarını veya bedellerini almalılar. Bu sorun devletler arası ilişkiler yoluyla da çözülebilir AİHM’ye yapılacak başvurularla da.
Demografi alanında uzmanlaşan bilim adamlarına göre, nüfus azalması nedeniyle yok olacak olan ilk ulus Bulgarlar. Bulgaristan’ın yeniden Türk yurdu olmasını istiyorsak, Tuna’yı nazlı nazlı akarken seyretmeye ahdimiz varsa, Bulgaristan politikamızı değiştirmeliyiz.
