Trump, yaptırım silahıyla UCM'yi teslim almaya çalışıyor
Maastricht Üniversitesi Uluslararası Hukuk Bölümünden Selman Aksünger, Trump’ın UCM'ye yönelik yaptırım kararını ve UCM’nin statüsünü AA Analiz için kaleme aldı.
***
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump'ın, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) yönelik yaptırımlar öngören başkanlık kararnamesi, mahkemenin bağımsızlığına, tarafsızlığına ve bütünlüğüne doğrudan bir saldırı niteliği taşıyor. Bu kararname ile, insanlık tarihinde uluslararası suçları soruşturma yetkisine sahip tek daimi mahkeme olan UCM'nin, savaş suçları ve insanlığa karşı suçların cezasız kalmasını önleme ve failleri caydırma konusundaki hayati işlevi risk altına girerken, bu durum uluslararası adalet sisteminin geleceği açısından da ciddi tehditler oluşturuyor.
Kararnamenin merkezinde iki temel yaptırım mekanizması bulunuyor. İlk olarak, UCM’nin, UCM yetkilileri, çalışanları ve temsilcilerinin ABD'deki tüm varlıklarının dondurulması, bu varlıkların transfer edilmesi, ödenmesi veya çekilmesinin yasaklanması öngörülüyor. İkinci olarak, UCM yetkilileri ve aile üyelerinin ABD'ye göçmen veya göçmen olmayan statüde girişi yasaklanıyor. Trump'ın yaptırım kararnamesi, sadece UCM personelini değil, mahkemeye yazılım, teknolojik altyapı ve teknik destek sağlayan tüm şirket ve kurumları da hedef alabilecek genişlikte. Örneğin, bu karar sonucunda UCM'nin dijital altyapısını sağlayan, veri depolama ve güvenlik hizmetleri veren şirketlerin yaptırım tehdidi altında mahkemeyle iş yapmaktan çekinmesi, kurumun temel işlevlerini yerine getirmesini imkansız hale getirebilir. ABD Hazine Bakanlığına verilen 60 günlük ek listeleme yetkisi, yaptırımların zaman içinde genişleyebileceğini gösteriyor.
Bu ABD'nin UCM personeline yönelik ilk yaptırımları değil. Trump’ın ilk döneminin sonlarında, UCM Savcılığının Afganistan soruşturmasına ABD askerlerini, Filistin soruşturmasına İsrailli yetkilileri dahil etmesi sebebiyle dönemin UCM Başsavcısı Fatou Bensouda ve birkaç savcılık çalışanına karşı da benzer yaptırımlar uygulanmış, ancak Biden yönetimi 30 Haziran 2021'de bu yaptırımları kaldırmıştı.
ABD'nin ulusal güvenlik politikasında yaptırımlar, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana önemli bir araç olarak kullanılıyor. İlk olarak Nazilerin işgal ettikleri ülkelerin ABD'deki fonlarına erişimini engellemek için başlatılan ve........
© Anadolu Ajansı Analiz
