menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NATO Ankara Zirvesi: Türkiye’nin ABD ve AB ile ilişkilerinde yeni sayfa mümkün mü?

15 0
10.07.2026

Bağımsız Araştırmacı Dr. Erman Tatlıoğlu, NATO Ankara Zirvesi’nin çıktılarını ve Türkiye’nin ikili ilişkilerine etkilerini AA Analiz için kaleme aldı.

7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi, yalnızca ittifakın yeni güvenlik önceliklerinin ele alındığı bir toplantı olmadı. Zirve aynı zamanda Türkiye’nin ABD ve Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerinde son yıllarda biriken sorunların yeniden değerlendirilmesi açısından da önemli bir diplomatik zemin sundu. Rusya-Ukrayna Savaşı, Orta Doğu’daki krizler, Avrupa’nın yeniden silahlanma arayışı ve NATO’nun savunma üretim kapasitesini artırma hedefi, Türkiye’nin Batı güvenlik mimarisindeki rolünün yeniden önem kazanmasını sağladı.

Ankara’nın zirveye ev sahipliği yapması bu açıdan sembolik olmanın ötesinde stratejik bir anlam taşıdı. Türkiye; Karadeniz, Orta Doğu, Kafkasya ve Doğu Akdeniz gibi NATO’nun öncelikli güvenlik alanlarının kesişiminde yer alıyor. Bu nedenle zirve, Türkiye’nin yalnızca ittifak içindeki askeri rolünü değil, Washington ve Brüksel ile ilişkilerinde yeni bir denge arayışını da gündeme getirdi.

ABD-Türkiye ilişkilerinde F-35 ve CAATSA başlığı

Ankara Zirvesi’nin en dikkat çeken boyutlarından biri ABD-Türkiye ilişkilerinde uzun süredir devam eden savunma sanayii sorunlarının yeniden gündeme gelmesi oldu. Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemi alımı sonrasında F-35 programından çıkarılması ve CAATSA yaptırımlarına maruz kalması, iki ülke ilişkilerinde en önemli kriz başlıklarından biri olmuştu. Zirve sürecinde bu dosyanın yeniden açılması, Ankara-Washington hattında sınırlı da olsa yeni bir sayfa ihtimalini güçlendirdi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın "Türkiye’ye yönelik yaptırımları kaldıracağız" mesajı ve F-35 satışının yeniden değerlendirilebileceği yönündeki açıklamaları, iki ülke ilişkilerindeki savunma sanayi kilidinin aşılabileceğine dair beklenti oluşturdu. Ancak bu sürecin yalnızca liderler düzeyindeki siyasi iradeyle çözülebilecek kadar basit olmadığı da görülüyor. CAATSA yaptırımları, ABD Kongresi, S-400 meselesi ve Amerikan iç siyasetindeki Türkiye algısı hala aşılması gereken engeller olarak varlığını koruyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zirvede verdiği mesajlar da bu çerçevede dikkati çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savunma sanayi alanındaki tüm engellerin kaldırılmasının zamanı gelmiştir" diyerek yalnızca ABD’ye değil, tüm müttefiklere yönelik daha kapsayıcı bir işbirliği çağrısı yaptı. Bu ifade, Türkiye’nin savunma alanında dışlayıcı uygulamaların NATO’nun ortak güvenliğine zarar verdiği yönündeki yaklaşımını yansıtıyor.

Savunma sanayi işbirliği yeni ilişki zemini olabilir

ABD-Türkiye ilişkilerinde yeni sayfa ihtimali yalnızca F-35........

© Anadolu Ajansı Analiz