Dengbêj Evi: Bir evden daha fazlası, bir kalkın hafızası
“Bir halkın hafızası unutulmasın diye birileri sesini yükseltir; dengbêjler o sesi kuşaktan kuşağa taşır.”
Geçtiğimiz günlerde misafirlerimle birlikte Diyarbakır’ın tarihi Suriçi’nde bulunan Dengbêj Evi’ni ziyaret ettik. Her ziyaretimde olduğu gibi bu ziyaretimde de oradaki atmosfer beni derinden etkiledi.
Bir dengbêj stran söylemeye başladığında mekânda adeta zaman duruyor. Yaşlı, genç, çocuk; kadın, erkek herkes bir anda aynı sese kulak veriyor. Kimi sessizce dinliyor, kimi yıllardır bildiği bir strana eşlik ediyor. O an insan, yalnızca bir müzik dinlemediğini; bir halkın hafızasına, geçmişine ve kültürüne tanıklık ettiğini hissediyor.
Belki de Dengbêj Evi’ni bu kadar değerli kılan en önemli özellik bu: Orada kültür anlatılmıyor, kültür yaşanıyor.
Diyarbakır’ın tarih kokan Suriçi sokaklarında, Behram Paşa Camii’nin hemen yanında bulunan Dengbêj Evi, bugün yalnızca stran ve kilamların söylendiği bir mekân değil; Kürt dilinin, edebiyatının, tarihinin ve toplumsal hafızasının yaşatıldığı önemli bir kültür alanıdır.
Dengbêj Evi’nin hikâyesi 2007 yılında başladı. Dengbêjler, daha önce Dicle Fırat Kültür ve Sanat Merkezi’nde bir araya geliyor, burada divanlar kurarak stran ve kilamlarını icra ediyorlardı. Dengbêjlerin sayısının ve bu geleneğe yönelik ilginin artması üzerine, bu kültürel mirasın daha kalıcı ve görünür bir mekânda yaşatılması amacıyla yeni bir adım atıldı. 2007 yılının Mart ayında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile Dicle Fırat Kültür Sanat Merkezi’nin iş birliğiyle Dengbêj Evi kuruldu.
Dengbêj Evi için seçilen mekân da başlı başına anlamlıydı. Suriçi’nde bulunan yaklaşık yüz yıllık geleneksel bir Diyarbakır evi restore edilerek dengbêjlerin kullanımına açıldı. Böylece yalnızca bir kültür merkezi oluşturulmadı; tarihi bir Diyarbakır evi ile Kürt sözlü kültürünün yaşayan geleneği aynı çatı altında buluşturuldu.
Dengbêjlik, yalnızca şarkı söylemek değildir. Dengbêj; yaşanmışlıkları, aşkları, ayrılıkları, acıları, göçleri, kahramanlıkları, doğayı ve toplumsal olayları söz, ezgi ve hafıza aracılığıyla gelecek........
