menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kazım Karabekir Paşa Türk Askeri Tarihinde En Çok Haksızlığa Uğrayan Komutandır

255 0
previous day

Yeni bir bulmaca... Cevap anahtarı da en sonda...

1-ABD Başkanı Woodrow Wilson, I. Dünya Savaşı sonrasında Doğu Anadolu'da bağımsız bir Ermenistan devletinin kurulmasını ve bu devletin ABD himayesine (manda) girmesini savunmuştur. Wilson, 1920 yılında Sevr Antlaşması çerçevesinde bu devletin sınırlarını çizen bir tahkim kararı (Wilson Ermenistanı) yayınlamış olsa da, ABD Senatosu mandayı reddetmiş ve proje hayata geçmemiştir.

1920 Sevr Antlaşması’na göre; Van, Bitlis, Erzurum ve Trabzon gibi illerin Ermenistan'a bırakılması öngörülmüş ve bu sınırları belirleyen harita bizzat Başkan Wilson tarafından çizilmiştir.

Türkiye'ye ait Trakya'yı, hatta İstanbul'u Yunanistan'a vermek isteyen Sevres Anlaşması'nın 89. maddesi gereğince Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis vilayetleri Ermenistan'a verilmek istendi.

Ermenistan'ın Doğu Karadeniz'e (Trabzon civarından) serbestçe çıkış sağlaması kararlaştırıldı.

Kazım Karabekir Paşa'nın müthiş ordusu ve müthiş askeri müdahalesi anlaşmanın Ermenistan lehine tüm maddelerini ortadan kaldırdı...3 Aralık 1920'de imzalanan Gümrü Antlaşması ile Ermenistan, Sevr'deki toprak iddialarından vazgeçti...Mareşal Ünvanı verilmeyen ancak bu ünvanı fazlasıyla hak eden Kazım Karabekir Paşa Türk askeri tarihinde en çok haksızlığa uğrayan komutandır.

Romancı Orhan Pamuk  2005 yılında İsviçre merkezli Das Magazin dergisine verdiği röportajda "Bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü" demişti.

2026'da İsrail Dışişleri Bakanı Saar'ın "Ermeni soykırımının" tanınması için sunduğu teklif kabinede oybirliğiyle kabul edildi. Kararın yürürlüğe girmesi için parlamentoda onaylanması gerekiyor.

İsrail hükümeti, Birinci Dünya Savaşı döneminde Ermenilere yönelik katliamları "soykırım" olarak tanıma kararı aldı. Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın "Ermeni soykırımının tanınması" için sunduğu teklifin bugünkü kabine toplantısında oybirliği ile kabul edildiği açıklandı.

Kabinenin bu kararının yürürlüğe girebilmesi için İsrail parlamentosu tarafından da onaylanması gerekiyor.

Bakanlığın açıklamasına göre Dışişleri Bakanı Saar, kabine toplantısında yaptığı konuşmada, "Ermeni soykırımı bugün bile özellikle Türk hükümeti tarafından yürütülen, tarihin manipülatif bir şekilde yeniden yazılmasını da içeren, kurumsallaşmış bir inkâr ve küçümseme kampanyasının öznesi olmayı sürdürüyor" ifadelerini kullandı.

Saar, "Kanımca artık İsrail'in bir Yahudi devleti olarak bunu resmen kabul etmesinin zamanı geldi... Doğru olanı yapmak için hiçbir zaman geç değildir… Bu hem ahlaki ve tarihî bir yükümlülüktür" dedi.

Türkiye'den tepki: İsrail kendi suçlarını örtbas etmeyi hedefliyor

Türkiye, karara sert sözlerle tepki göstererek, bu kararla İsrail hükümetinin "kendi suçlarını örtbas etmeyi" hedeflediğini ilan etti...

Türk Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Tüm dünyanın gözü önünde Filistin halkına yönelik sistematik zulüm uygulayan ve Uluslararası Adalet Divanı'nda Gazzelilere karşı soykırım işlemek suçundan yargılanmakta olan İsrail hükümeti, 1915 olaylarıyla ilgili olarak kabul ettiği siyasi kararla kendi suçlarını örtbas etmeyi hedeflemektedir" ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada karar "Hukuki ve tarihi gerçekleri yok addeden bu kötü niyetli girişim" olarak nitelendirilerek, "Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde Filistinlilere karşı işlenen suçlarla bağlantılı olarak yürütülen soruşturma kapsamında haklarında tutuklama emri bulunan Netanyahu ve suç ortaklarının içinde bulunduğu sıkışmışlığı gözler önüne sermektedir" denildi.

Açıklamada, Türkiye'nin "İsrail'in bölgedeki genişlemeci ve istikrarsızlaştırıcı politikalarının son bulması ve Netanyahu hükümetinin Filistin halkı başta olmak üzere sivillere karşı işlediği suçlardan dolayı hukuk önünde hesap vermesi için kararlılıkla çalışmaya" devam edeceği vurgulandı.

İsrail'de daha önceki hükümetler, önemli stratejik ortaklardan biri olan Türkiye ile ilişkileri bozmamak için Ermeni katliamlarını resmen "soykırım" olarak nitelendirmekten kaçınmıştı.

Ancak Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşı nedeniyle iki ülke arasındaki ilişkiler oldukça gerildi. Türkiye, İsrail'i Gazze'de Filistinlilere yönelik "soykırım" yapmakla suçlarken, İsrail ise bu suçlamayı reddediyor.

İsrail'in Gazze'deki tutumuna defalarca sert sözlerle tepki gösteren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail yönetimini "günümüzün Nazileri" olarak nitelendirdi. Buna karşılık İsrail Başbakanı Netanyahu da Erdoğan'ı........

© Akdeniz Gerçek