menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gıda ve Tüm Temel İhtiyaç Maddeleri Fiyatları Füze Gibi Yükselecek

11 0
23.03.2026

Altın fiyatı düşerken petrol fiyatı yükseliyor!

Altın fiyatlarında düşüş var...Petrol fiyatları varil başına 119 doları geride bıraktı...İran-İsrail-ABD Savaşı öncesinde fiyatlar yaklaşık 70 dolardı...Gübre fiyatları adeta füze gibi yükseliyor...Gıda fiyatları da füze gibi yükselecek...

Geçen hafta Reuters/Ipsos tarafından gerçekleştirilen bir anket, Amerikalıların yalnızca yüzde 37'sinin İran'a yönelik askeri saldırıları onayladığını ortaya koydu. Ankete göre, katılımcıların yüzde 59'u ise saldırılarını onaylamadığını ifade etti.Anket ayrıca Amerikalıların, savaşın benzin fiyatları üzerindeki etkisine yönelik endişelerini ortaya koydu. Buna göre, neredeyse her 10 kişiden dokuzu (katılımcıların yüzde 87'si), benzin fiyatlarının gelecek ay da artmaya devam edeceğini öngörüyor ve çoğunluk, artan benzin fiyatlarının hanelerinin ekonomik durumunu olumsuz yönde etkilediğini belirtiyor.

İsviçre, İran savaşı nedeniyle ABD'ye silah satışını durdurdu.Mevcut sözleşmeler "savaşla ilgilsi olmadığı" gerekçesiyle devam edebilecekken yeni ihracat lisansları düzenlenmeyecek.

ABD, İran'ın Hark Adası'na çıkarma yapmak için personel sevkiyatını hızlandırdı...4500 deniz piyadesi bölgeye sevk edildi...Basra Körfezi'ndeki Hark Adası'nın İran'ın petrol ihracatının ana merkezi konumunda olduğu ve buradan ham petrolün yüzde 90'ı Çin'e ihraç ediliyor...

Sri Lanka, ABD savaş uçaklarının İran'a saldırmak için havaalanlarını kullanmasını yasakladı...Suudi Arabistan, Kral Fahd Hava Üssü’nü ABD ordusuna verdi, bölgeye daha fazla ABD askeri sevk ediliyor. İngiltere, İran hedeflerine yönelik olası hava operasyonları için ABD’ye üslerini açtı...ABD Hava Kuvvetleri, İngiltere'nin hava üslerini açmasının akabinde Diego Garcia Adası'nda konuşlu B-52'leri İran'a karşı daha fazla kullanacak.Kıbrıs Rum Kesimi Kıbrıs adasındaki İngiliz üslerinin İran’a saldırı için kullanılmayacağını duyurdu...

Donald Trump zengin Arap ülkelerinden savaşın sürmesi için- İran’da rejim değişikliği ve ülkenin altyapısının tamamen yok edilmesi için- 5 trilyon dolar, savaşın durdurulması için 2.5 trilyon dolar istiyor.

ABD Başkanı Donald Trump, “ABD olmadan NATO bir kağıttan kaplan! Nükleer güçlü İran’ı durdurmak için mücadeleye katılmak istemediler. Şimdi bu mücadele askeri olarak kazanıldı ve onlar için çok az tehlike var,” dedi...

Trump, diğer NATO müttefiklerini Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamak için doğrudan askeri operasyonlara katılmadıkları gerekçesiyle “korkak” olarak eleştirdi.

Trump NATO ülkelerini eleştirdi ve "hiçbir şey yapmadıklarını” söyleyerek, "İran’ın şu anda hak ettiği cezayı aldığını" ifade etti.ABD Başkanı, bir diğer açıklamasında da Hürmüz Boğazı'nın açılmasına yardım etme konusundaki isteksizlikleri nedeniyle NATO müttefiklerini korkaklıkla suçladı.

Trump, “Yüksek petrol fiyatlarından şikâyet ediyorlar ama Hürmüz Boğazı’nı açmak için yardım etmek istemiyorlar. Basit bir askeri manevra, yüksek petrol fiyatlarının tek nedeni,” diye ekledi...

Trump, geleneksel müttefiklerine yönelik eleştirilerini de sertleştirdi. NATO ülkelerinin İran karşısındaki tutumunu "utanç verici" olarak nitelendiren Trump, şu ifadeleri kullandı:

"NATO ülkeleri hiçbir şey yapmıyor, bu çok büyük bir hayal kırıklığı. İran 47 yıldır çok kötü bir aktör oldu. Şimdi hak ettiği cezayı alıyor."

Trump, "İran'ın elektrik santralleriyle ilgili verdiği ültimatomda ne olacağını yakında göreceksiniz, sonuç çok iyi olacak. İran’ın tamamen yok edilmesi söz konusu olacak" dedi...

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın elektrik santrallerini vurmanın "mükemmel" sonuçları olacağını savunurken, NATO müttefiklerini eylemsizlikle suçladı.

Trump, "Elektrik santralleriyle ilgili verdiğim sürenin sonuçlarını yakında göreceksiniz; sonuç çok iyi olacak. Bu, İran’ın tamamen yıkılmasıyla sonuçlanacak ve bu harika bir iş olacak" dedi.

Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen açmaması halinde bu ülkenin elektrik santrallerini vurmaya başlayacaklarını duyurdu.Trump, "Eğer İran, Hürmüz Boğazı’nı tehdit olmaksızın tamamen açmazsa, ABD, en büyüğünden başlayarak İran’ın çeşitli elektrik santrallerini vuracak ve yerle bir edecektir," ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump, "Amerika Birleşik Devletleri İran'ı haritadan sildi," ifadelerini de kullanmıştı.

Basra Körfezi ile Umman Körfezi arasında yer alan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği kritik bir su yolu-geçit olarak öne çıkıyor.

ABD savaşı bitirmek için İran’dan;

- Füze programının 5 yıl askıya alınmasını;

- Uranyum zenginleştirmenin tamamen durdurulmasını;

- Natanz, İsfahan ve Fordow nükleer tesislerinin tamamen devre dışı bırakılmasını;

- Ülkenin nükleer altyapısının sıkı uluslararası denetime açılmasını;

- İran füze envanterine bölgesel sınırlama getirilmesini;

- Tahran’ın bölgedeki Hizbullah, Husiler ve Hamas gibi vekil güçlerine desteği kesmesini talep ediyor.

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth: "Avrupa'daki nankör müttefiklerimiz Başkan Trump'a tek bir şey söylemeli: Teşekkürler."

İran Emniyeti: Düşman ülkelere bilgi sızdırdığı gerekçesiyle 35 kişi gözaltına alındı..."

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi: "Amerikalılarla artık görüşme imkânı kalmadı. Bize saldırmayacaklarına dair verdikleri sözlerle bizi kandırdılar. Müzakerelerde önemli ilerleme kaydettikten sonra bile ne olursa olsun bize saldırmaya karar verdiler. Bu tecrübe çok acı ve güven tamamen yok oldu. Bölgesel savaş, diplomasi kapılarını tamamen kapatıyor."

İranlı milletvekili, "Hürmüz Boğazı’ndan geçen bazı gemilerden 2 milyon dolar ücret aldıklarını" söyledi...İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Üyesi Alaaddin Burucerdi, ülkesinin Hürmüz Boğazı’ndan geçen bazı gemilerden 2 milyon dolar geçiş ücreti aldığını belirtti.

İran, “Tahran'la koordinasyon içinde gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçebileceğini" açıkladı: "İsrail ve ABD bağlantılı gemilere izin verilmeyecek..."

İran Dışişleri Bakanlığı, İran’a yönelik saldırılara katılmamış olan ülkelere ait gemilerin “Tahran'ın koordinasyonuyla Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapabileceğini” duyurdu. İran Dışişleri Bakanlığınca yapılan açıklamada, İsrail ve ABD ile bağlantılı gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin verilmeyeceği ifade edildi. Açıklamada, İran’a yönelik saldırılara katılmamış ülkelere ait gemilerin “yetkili makamların koordinasyonuyla Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapabileceği” kaydedildi. Hürmüz Boğazı’nda oluşabilecek güvenlik risklerinden ABD ve İsrail’in sorumlu olduğuna işaret edilen açıklamada, bölgede kalıcı güvenliğin sağlanması için askeri saldırıların sonlandırılması gerektiğine dikkat çekildi.

İran, ABD ile İsrail'in saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump'ın "İran'ı haritadan silme" açıklamasını, "tarih yazan bir milletin iradesi karşısında düşmanın çaresizliğini ve acizliğini gösteren bir yanılsama olarak" nitelendirdi. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD Başkanı Trump’ın İran’ı haritadan silme açıklamasına cevap verdi. Pezeşkiyan, "İran'ı haritadan silme yanılsaması, tarih yazan bir milletin iradesi karşısındaki çaresizliği ve acizliği gösteriyor. Tehditler ve terör İran halkını daha da birleştiriyor," ifadelerini kullandı.

İran ABD ve İsrail yetkililerini ve askerlerini hedef alabileceğini ve gerektiğinde dünya genelindeki turistik ve eğlence alanlarına da saldırabileceğini de duyurdu...İran Silahlı Kuvvetleri sözcüsü Abolfazl Shekarchi, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, “Korkak yetkililerinizi, komutanlarınızı, pilotlarınızı ve kötü niyetli askerlerinizi izliyoruz. Elimizdeki bilgiler doğrultusunda artık tüm dünyada tatil köyleri ve turistik eğlence merkezleri de sizin için güvenli olmayacak,” dedi...

İran topraklarındaki enerji altyapısının hedef alınması halinde ABD ve İsrail enerji altyapısına misilleme tehdidinde de bulundu.

Aralık ayında hiperenflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle başlayan ancak daha sonra rejim karşıtı büyük gösterilere dönüşen İran genelindeki protesto eylemlerine İran molla rejiminin şiddetle karşılık vermesinin ardından ocak ayı ortasına kadar 32 bin kadar kişinin öldürüldüğü tahmin ediliyor...

2026 Dünya Kupası'nın ana ev sahibi olan ABD'nin, şampiyonaya katılacak İran'la savaş hâlinde olması tartışılıyor...ABD, Kanada ve Meksika'da düzenlenecek 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılacak ülkeler arasında İran da yer alıyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Dünya Kupası'nda "oynayabileceğini ancak takımın güvenliği açısından belki de oynamamaları gerektiğini" söylüyor.İran ise 11 Haziran'da başlayacak turnuvadan "kendilerinin değil, ABD'nin çıkarılması gerektiğini" savunuyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’ın talebi üzerine, İran doğalgaz sahalarına yönelik daha fazla saldırı başlatmayacaklarını açıkladı.

İsraillilerin yüzde 78,5'i İran'a yönelik saldırıları destekliyor...Tel Aviv merkezli Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü (INSS), İsrail vatandaşlarının yüzde 78,5’inin İran’a yönelik saldırıları desteklediğini ortaya koyan kamuoyu araştırmasını paylaştı. INSS, İsrail ve ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı ortak saldırının üzerinden iki hafta geçmesinin ardından, İsrail vatandaşlarının bu saldırılara ilişkin görüşlerinin sorulduğu bir anket yayımladı. İsrail makamlarının açıklamalarına göre, nüfusun yaklaşık yüzde 77'si Yahudi, yaklaşık yüzde 21'i İsrail vatandaşı Filistinliler, Bedeviler ve Dürzi Araplardan oluşan ülkede, katılımcıların 805'inin sorulara İbranice, 152'sinin ise Arapça yanıt verdiği araştırmanın ortalama yüzde 95 oranında doğruluk payı olduğu ileri sürüldü. Araştırmaya göre, İsrail vatandaşlarının yüzde 78,5’i İran’a yönelik saldırıları desteklerken, 2 Mart’ta yapılan araştırmada bu oranın yüzde 80,5 olduğu dikkati çekti.İsrail vatandaşlarının yüzde 60’ı saldırıları başarılı bulurken, saldırıların Tahran yönetimi devrilene kadar sürdürülmesine verilen destek yüzde 63’ten yüzde 54’e geriledi. İsrail saldırılarının Tahran yönetimini zayıflatacağı fikrini taşıyanların oranı saldırıların başlangıcında yüzde 69 iken yüzde 58'e geriledi. Katılımcıların yüzde 46’sı savaşın bir ay daha sürmesi halinde dayanabileceğini belirtirken, yüzde 47’si bir aydan daha uzun sürse bile bu koşullarda yaşamayı sürdürebileceğini ifade etti. İsraillilerin yüzde 48’i ise Lübnan’a yönelik saldırıların uzun vadeli güvenlik sağlayacağına inanıyor.

İsrail Savunma Bakanı Katz, "İsrail topluluklarına yönelik tehditleri sona erdirmek için" Lübnan'ın "ön cephe köyleri"ndeki evlerin yıkımını hızlandıracaklarını söyledi. Birleşmiş Milletler Lübnan'da insani krizin ağırlaştığını duyurdu.İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, bugün yaptığı açıklamada kendisinin ve Başbakan Benjamin Netanyahu'nun, "İsrail topluluklarına yönelik tehditleri sona erdirmek" amacıyla, Lübnan'da "ön cephe köyleri" olarak tanımlanan bölgelerdeki Lübnanlıların evlerinin yıkımının hızlandırılması için orduya talimat verdiğini söyledi.Katz, İsrail ordusunun Lübnan'da, "terörist faaliyetlerde kullanıldığını" söylediği Litani Nehri üzerindeki tüm köprüleri "derhal yıkmakla" da görevlendirildiğini belirtti.Birleşmiş Milletler İsrail'in devam eden tahliye emirlerinin Lübnan halkının "tekrar tekrar yer değiştirmesine yol açtığına" da dikkat çekti. "Barınma sıkıntılarının ve korunma riskinin arttığı bir ortamda" ülke içinde yerinden edilen 134 bini aşkın kişi de dahil olmak üzere 1 milyon 200 binden fazla insanın yerinden edildiğine dikkat çekildi.

MART 2026'DA İSRAİL 1000'DEN FAZLA LÜBNANLIYI ÖLDÜRDÜ

İsrail daha önce Lübnan'ın başkenti Beyrut'u "Gazze'ye çevirme" tehdidinde bulunmuştu. Ülkenin aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, "Hizbullah'ın kalesi" olarak nitelendirdiği Beyrut'un güneyinin, "Gazze'ye benzer bir yıkıma maruz kalacağını" söylemişti.

ABD haber portalı Axios'un, İsrail ve ABD'deki hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberinde İsrail'in Lübnan'da geniş çaplı bir kara harekatı planladığı belirtilmişti. Haberde, bu operasyonun amacının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgenin tamamını ele geçirmek olduğu kaydedilmişti.

İsrail'den "Avrupa da tehdit altında" mesajı yayınlandı...İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İran'ın Hint Okyanusu'ndaki Diego Garcia'daki ABD-İngiliz askeri üssüne menzili 4 bin olan iki balistik füze fırlattığını söyledi. Bu füzelerin İsrail'I vurmak için tasarlanmadığını öne süren Zamir, "Menzilleri Avrupa başkentlerine ulaşıyor; Berlin, Paris ve Roma doğrudan tehdit menzili içinde" diye konuştu.

Venedik Film Festivali ödüllü, Oscar adayı 'Hind Rajab'ın Sesi' filminin gösterimi Hindistan'da yasaklandı...Kaouther Ben Hania’nın yönetmenliğini yaptığı "Hind Rajab'ın Sesi" fVenedik Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü olan Gümüş Aslan’la ödüllendirildi...Film, Altın Küre’ye aday gösterildi ve bu yıl En İyi Uluslararası Film dalında Oscar için beş filmlik kısa listeye girdi.Ancak tüm bu başarılara rağmen Tunus yapımı film, Hindistan’da yasaklandı. İsrail-Gazze savaşı sırasında beş yaşındaki bir kız çocuğunun ölümünü konu alan film, ülkenin derecelendirme kurumu olan Merkez Film Sertifikasyon Kurulu (CBFC) tarafından gösterimi engellendi...Variety’nin haberine göre, Mumbai merkezli Jai Viratra Entertainment yetkilisi Manoj Nandwana’ya, filmin gösterime girmesi hâlinde Hindistan-İsrail ilişkilerini “bozacağı” bildirildi. Nandwana, buna karşı çıkarak filmin ABD, İngiltere, İtalya ve Fransa gibi, İsrail’le diplomatik ilişkileri bulunan pek çok ülkede zaten gösterime girdiğini hatırlattı...Kaouther Ben Hania’nın yazıp yönettiği film 29 Ocak 2024’te hayatını kaybeden Hind Rajab’ın ölümünü konu alıyor...Gazze’deki bir İsrail saldırısından sağ kurtulan Rajab, Filistinli kız çocuğu akrabalarının cesetleriyle birlikte bir arabanın içinde sıkışıp kaldığında Filistin acil servisini arayarak yardım talep etti. İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) tankları yaklaşırken, Filistin Kızılayı gönüllüleri onu sakinleştirmeye ve bulunduğu yere ambulans göndermeye çalıştı.Kurtarma girişimi başarısız oldu. Washington Post ve Euro-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi’nin teyit ettiği belgelere göre, IDF aracı 355 kurşunla delik deşik etti ve küçük kızı kurtarmaya giden 2 sağlık görevlisi hayatını kaybetti.CBFC’nin politik açıdan hassas filmleri engellemesi Hindistan’da ilk kez yaşanmıyor. Geçen yıl, Sandhya Suri’nin Hindistan polis teşkilatındaki kadın düşmanlığını ve şiddeti ele alış biçimiyle ilgili kaygılar nedeniyle "Santosh" filminin gösterimi durdurulmuştu.Hindistan lideri Narendra Modi döneminde İsrail’e desteğini yüksek sesle dile getiriyor. Modi, iki ülkenin tam diplomatik ilişki kurmasından bu yana geçen 25 yılda İsrail’i ziyaret eden ilk Hindistan başbakanı olarak şubat ayında resmi bir ziyarette bulunmuş, bu da İsrail-Hindistan ilişkilerinde yeni bir dönemin işareti olarak değerlendirilmişti.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Trump yönetiminin Rusya’ya uygulanan yaptırımları gevşetmesinin Moskova’nın petrol satışlarını artırdığını ve bu gelirlerin Ukrayna’ya karşı yürütülen savaşı finanse ettiğini söyledi.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron: Enerji tesislerine ve sivil altyapıya yönelik saldırılara son verilmeli, Hürmüz Boğazı'nda serbest dolaşım sağlanmalı" açıklamasını yaptı...

Küba: "ABD'den gelebilecek olası bir saldırı karşısında askeri hazırlık yapıyoruz"

Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Carlos Fernandez de Cossio, ABD'den gelebilecek olası bir saldırı karşısında askeri hazırlık yaptıklarını duyurdu. NBC News'e konuşan Fernandez de Cossio, ABD için "kesinlikle" bir tehdit oluşturmadıklarını belirterek, bu nedenle ada ülkesine uygulanan ambargonun ve askeri tehditlerin hiçbir haklı gerekçesinin bulunmadığını söyledi. ABD'den gelebilecek askeri saldırı olasılığına değinen Fernandez de Cossio, şunları ifade etti:Silahlı kuvvetlerimiz her zaman hazırlıklıdır. Nitekim bugünlerde de olası bir askeri saldırı ihtimaline karşı hazırlıklarını sürdürüyorlar. Ülkemiz, bir askeri saldırı karşısında ulus olarak topyekun seferber olmaya her zaman hazırdır. Doğrusunu söylemek gerekirse, bunu her zaman çok uzak bir ihtimal olarak görüyoruz. Gerçekleşmesini muhtemel bulmuyoruz ancak buna hazırlanmazsak saflık etmiş oluruz.Fernandez de Cossio, Küba'nın barışçıl bir ülke ve ABD ile masaya oturmak için her türlü diyaloğa hazır olduğunu dile getirdi. ABD ambargosunun yol açtığı sıkıntılara değinen Fernandez de Cossio, "Bu çok ciddi bir durum ve mevcut koşullarla başa çıkabilmek için mümkün olan en aktif şekilde hareket ediyoruz. Bu ambargonun sonsuza dek sürmeyeceğini ve kalıcı olmayacağını umuyoruz." diye konuştu. Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, 13 Mart'ta yaptığı açıklamada, ada ülkesinin yaklaşık 3 aydır dışarıdan petrol alamadığını belirterek, elektrik sisteminin şu anda yalnızca güneş enerjisi, doğal gaz ve mevcut termik santrallerle ayakta tutulmaya çalışıldığını söylemişti.

Nüfus bilimciler, Almanya'nın yüksek nitelikli, vasıflı elemana ihtiyaç duyduğunu önümüzdeki 10 yıl boyunca yılda 400 bin yabancı nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyacağını hesaplıyor. Bu net rakama ulaşmak için her yıl 1,6 milyon insanın Almanya'ya göç etmesi gerekiyor..."Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkelerinden personel alımı Alman ekonomisi için giderek daha önemli hale geliyor" diyen 2025 yılından itibaren Alman Başbakan Friedrich Merz hükümetinde Almanya'nın Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanı olarak görev yapan Iraklı-Alman politikacı Reem Alabali-Radovan, bu bölgelerdeki nüfusun genç, genellikle iyi eğitimli olduğunu ve giderek arttığını kaydetti. Radovan, "Bu bölgelerdeki pek çok genç, ülkelerinin dışında da fırsatlar arıyor. Bu ülkelerin hükümetleri de bizim nitelikli iş gücü göçü için imkanlar yaratmamızı ve bunları güçlendirmemizi istiyor" dedi.


© Akdeniz Gerçek