menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Enflasyon artık freni patlamış kamyon gibi davranıyor

8 0
01.03.2026

26 Ocak 2026'da İran'a İsrail ABD ortak müdahalesi beklenirken başlıklı yazım yayınlandı...Yaklaşık bir ay sonra 28 Şubat'ta müdahale başladı...

https://www.akdenizgercek.com.tr/yazarlar/irana-israil-abd-ortak-mudahalesi-beklenirken-371497h

Bir TIR’ın deposu 2023’te 45 bin TL’ye dolarken, bugün 75 bin TL’ye doluyor.

150 liraya da bir kilo salatalık var, 230 liraya da...

Çileğin kilosu 200 lira...

Mütevazı apartman daireleri Antalya'da 15.000 ila 28.000 liraya kiralanabiliyor...

3+1 evlerde günlük temizlikçi ücreti 6000 lira....

Kapalıçarşı'da altının (24 ayar) gramı 8 bin TL'yi geçti...

Kitap okumak istediniz diyelim: Selahaddin Eyyubi kitabı (Yazar: Yazarı: Anne - Marie Edde; İş Bankası Yayınevi) fiyatı: 1200 lira...

THE ECONOMIST : ERDOĞAN HALİFE KONUMUNA GELMİŞ DURUMDA

The Economist dergisi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2 milyar Müslümanın sözcüsü ve adeta bir Halife gibi konuştuğunu yazdı...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "İsrail'in Gazze'de soykırım yaptığını" söylüyor...Erdoğan ayrıca konuşmalarında sık sık İsrail başbakanı Netanyahu'yu yeni Hitler olarak tanımlıyor...

(Who speaks for the Muslim world? There are many contenders, but Turkey’s president leads the pack)

Öte yandan, "İsrail, Türkiye'yi bölgesel emellerine yönelik yeni bir tehdit olarak görüyor"

Netanyahu, Osmanlı Devleti’ne “işgalci” dedi. Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin ziyareti kapsamında İsrail meclisinde konuşan Netanyahu, Hindistan askerlerinin Birinci Dünya Savaşı’nda kendilerine yardım ettiğini söyledi...

Modi’den “kardeşim” diye söz eden İsrail Başbakanı, Birinci Dünya Savaşı sırasında İsrail diye bir devlet bulunmamasına ve Filistin’deki Yahudi nüfusunun çok sınırlı olmasına rağmen, o dönemde İngiliz ordusu saflarında Osmanlı’ya karşı Filistin’de savaşan Hindistanlı askerlerin “kendilerinin (İsrail’in) özgürlüğüne yardım ettiğini” iddia etti...Osmanlı’yı “işgalci” olmakla suçlayan Netanyahu, Hayfa şehrinin kurtuluşu sırasında Hint birliklerinin gösterdiği mücadeleye dikkat çekti ve “Onları asla unutmayacağız” dedi. Günümüzdeki İsrail ve Filistin toprakları 16’ncı yüzyıl başlarında Osmanlı hâkimiyetine girerken, Birinci Dünya Savaşı’nda İngilizlerin bölgeyi işgal etmesi sonrası İngiltere egemenliğine geçmişti. Bu cephede, 3 Eylül 1918’de gerçekleşen Hayfa saldırısında, İngiliz ordusunun Hint süvari alayları stratejik öneme sahip şehri ele geçirmişti...Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz ordusunda görev yapan yaklaşık 1 milyon 300 bin Hintli askerin çok büyük bir kısmı, Ortadoğu cephelerinde Osmanlı kuvvetlerine karşı konuşlandırılmıştı.

Filistin'de 1914'te 94 bin, 1931'de 175 bin, 1947'de 630 bin Yahudi vardı...

İsrail Başbakanı Netanyahu ABD, Hindistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Yunanistan, Güney Kıbrıs, Suudi Arabistan, Katar, Etiyopya, Mısır, Ürdün, Sudan, Bahreyn, Somaliland, Fas ile birlikte askeri ve ekonomik bir stratejik ittifak oluşturmaya çalışıyor...

BBC Türkçe'ye konuşan İngiltere merkezli risk danışmanlığı şirketi Sibylline'dan Megan Sutcliffe Netanyahu açıkça söylemese de İsrail'deki siyasi çevrelerde yaygın olarak konuşulan İsrail için tehdit oluşturan ülkelerden birinin Türkiye olduğunu söylüyor...

Megan Sutcliffe : "İsrail, Türkiye'yi bölgesel emellerine yönelik yeni bir tehdit olarak görüyor; bunun nedeni kısmen Türkiye'nin özellikle Suriye'deki artan etkisi" diyor.

Son olarak İsrail eski Başbakanı Naftali Bennett, ABD'de düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, "Yeni bir Türk tehdidi beliriyor" dedi. Türkiye ve Katar'ın Suriye'nin bölgede nüfuz arayışında olduklarını savunan Bennett, "Türkiye yeni İran'dır. Erdoğan tehlikeli bir rakibimiz ve İsrail'i kuşatmayı hedefliyor. Gözlerimizi tekrar kapatamayız" ifadelerini kullandı.

The Economist dergisi: " İster küçük bir gruba, ister kitlesel bir mitinge hitap etsin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çoğu zaman önündeki insanlardan daha büyük bir kitleyi hedefliyor gibi görünüyor. Şubat ortasında, Müslümanların kutsal ayı Ramazan'ın arifesinde yaptığı konuşmada 80 il valisine değil, 2 milyar Müslümana yönelik gibiydi. Küresel Müslüman topluluğuna atıfta bulunarak, "Ümmet, yüzyıllardır süregelen bölünmelerle ezilmesin...Eğer kardeşliğimize, dostlarımıza, inancımıza ve hayallerimize sıkıca tutunursak, Allah'ın izniyle aşamayacağımız hiçbir tuzak kalmaz" dedi...

The Economist: Müslüman dünyasının temsilcisi Erdoğan...

"Küresel Müslüman kamuoyunun resmi bir sözcüsü yok; ancak Recep Tayyip Erdoğan, dünya genelindeki Müslümanlar nezdinde giderek artan bir etkiye sahip"

The Economist’in analizine göre, Erdoğan’ın hem uluslararası hem de yerel düzeydeki popülaritesi, onu Müslüman dünyasının en önde gelen figürü yaptı.

Erdoğan, Ramazan arifesinde Ankara’daki sarayında yaptığı bir konuşmada, “Ümmetin asırlardır süren bölünmeler nedeniyle ezilmemesi dileğiyle” diyerek küresel Müslüman topluluğa seslendi. The Economist’e göre Erdoğan’ın Türkçe konuşması, dünya genelindeki Müslümanların çoğunluğu tarafından anlaşılmasa da mesajı uluslararası yankı uyandırmayı hedefliyordu.

The Economist’e göre Erdoğan’ın cazibesi yalnızca sözde değil; sahada da aktif. Türkiye’nin yıllardır yürüttüğü diplomatik ziyaretler, Somali’den Kosova’ya kadar uzanan ülkelerde Erdoğan’ı görünür kılıyor. Erdoğan, Somali’deki kıtlık, Keşmir’deki Hindistan uygulamaları ve Avrupa’daki İslamofobi gibi konularda söz alarak Müslüman dünyasının sorunlarını gündeme taşıyor.

Erdoğan’ın popülerliği, Türkiye içindeki politik tartışmalara rağmen sürüyor. Analistler, bu durumun Türkiye’nin ekonomik ve demokratik zorluklarını göz ardı eden uluslararası Müslüman hayran kitlesinin bir sonucu olduğunu belirtiyor.

The Economist, Erdoğan’ın Müslüman dünyasında benzersiz bir figür hâline geldiğini belirtiyor. İran, Suudi Arabistan ve Suriye’deki liderler Erdoğan ile rekabet ediyor olsa da, Erdoğan’ın uzun süreli iktidarı, diplomatik girişimleri ve kamuoyuna hitap etme becerisi, onu dünya genelinde Müslümanların en fazla dinlediği liderlerden biri yapıyor.

Analizde şu ifadeler yer alıyor: Arab Barometer verileri, Erdoğan’ın uzun süredir Orta Doğu’da en popüler lider olduğunu gösteriyor. Müslüman dünyasının diğer bölgelerinde de sevildiği anlaşılıyor, ancak anketler daha sınırlı. 2017’de Gallup’un Endonezya ve Pakistan’daki anketine göre, Erdoğan’ın net olumlu oyları sırasıyla +45 ve +27’ydi. Erdoğan’a desteğin Azerbaycan’dan Çin’in Batı bölgesi Xinjiang’a uzanan Türk dünyasında ve Avrupa’daki Müslümanlar arasında, özellikle Fransa, Almanya ve Hollanda’daki yaklaşık 4 milyon Türk kökenli arasında da yaygın olduğu görülüyor.

2020’de Erdoğan Pakistan’ı ziyaret ettiğinde, dönemin başbakanı İmran Han şakayla, Erdoğan’ın çok popüler olduğunu ve bir Pakistan seçiminde “büyük bir zafer” kazanabileceğini söyledi. Suriye’de Beşşar Esad’ın, Erdoğan’ın Suriye’de kendisinden daha popüler olduğunu söylediği iddia ediliyor.

İlk bakışta, Erdoğan’ın popülerliği şaşırtıcı görünebilir. Türkiye laik bir devlet ve cumhurbaşkanının dini bir otoritesi yok; ancak Erdoğan kariyerini doktriner laikliğe karşı mücadeleye ve Türkiye’nin dindar bölgelerini kentsel elitin karşısında savunmaya adamış durumda. Erdoğan ne kadar kusurlu olursa olsun, Müslüman dünyasının kulağı en çok ona açık.

Diğer liderlere nasıl bakılıyor?

The Economist’in haberine göre, dünya çapında başka liderler de Müslüman kamuoyunda etkili olmaya çalışıyor:

İran’ın dini lideri Ali Hamaney, kendisini Müslümanlara yönelik zulme karşı direnişin lideri olarak konumlandırıyor. Ancak Şii olan Hamaney’in etkisi, dünya Müslümanlarının %85–90’ını oluşturan Sünniler arasında sınırlı. Ayrıca İran’da protestoların sert şekilde bastırılması, onun popülaritesini düşürüyor.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ise modernlik ve ılımlılığı ön plana çıkarıyor. Prens, dini liderlikten ziyade reform ve laik-seküler etkinliklerle öne çıkıyor. Arab Barometer verilerine göre, Muhammed bin Selman Suudi Arabistan, Endonezya ve Pakistan’da yüksek popülariteye sahip ve Müslüman dünyasında geniş bir hayran kitlesi bulunuyor.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa, Sünni çoğunluğun dini savunucusu olarak görülüyor. El-Şaraa, Şii destekli rejimi devirmesi ve azınlık mezheplerini temsil eden milisleri yenmesi sayesinde Suriye’nin Sünni çoğunluğunu memnun etti. Lübnan ve Irak’taki Sünniler de başarısını yakından takip ediyor.

YAZININ BU BÖLÜMÜ İRAN'A 28 ŞUBAT 2026'DA ABD & İSRAİL SALDIRISI BAŞLAMADAN HEMEN ÖNCE YAZILMIŞTI...

26 Ocak 2026'da AKDENİZ GERÇEK GAZETESİ'nde " İran'a İsrail ABD ortak müdahalesi beklenirken," başlıklı yazım yayınlandı...

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'ın nükleer silah geliştirdiğine dair ABD'nin elinde kanıtlar olduğunu söylüyor...

ABD Başkan Yardımcısı James David Vance: "Deliller gördük. İran nükleer silahlarını yeniden üretmeye çalışıyor."29 Temmuz 1957 tarihinde Birleşmiş Milletler bünyesinde kurulmuş olan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), hükümetler arası nükleer iş birliği için faaliyet gösteren bilim ve teknoloji temelli bağımsız bir kuruluştur.

UAEA, erişimi olmadığı için İran'ın uranyum stokunun büyüklüğünü doğrulayamadığını duyurdu...

UAEA, ABD ve İsrail'in saldırılarından bu yana söz konusu nükleer tesislere erişimi olmadığı için İran'ın tüm nükleer faaliyetlerini "askıya alıp almadığını" veya bu tesislerdeki "uranyum stokunun büyüklüğünü” doğrulayamadığını bildirdi

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), İran'ın nükleer tesisleri ve uranyum stokuna ilişkin raporunu, üye ülkelerle paylaştı.

Raporda ABD ve İsrail'in saldırı düzenlemesinden bu yana İran'ın, UAEA'ya bu nükleer tesislere erişim izin vermediği aktarıldı.

Bu nedenle İran'ın uranyum zenginleştirme ile ilgili faaliyetleri "askıya alıp almadığı" veya zenginleştirilmiş "uranyum stokunun mevcut büyüklüğü, bileşimi ve yeri" hakkında herhangi bir bilgi paylaşılamayacağı kaydedilen raporda, "İran'da (saldırılardan) etkilenen tesislerde daha önce beyan edilen tüm nükleer materyallerle ilgili bilgi akışının kaybedilmesi sorununun acilen ele alınması gerekiyor,” ifadesi kullanıldı.

Raporda ayrıca, İran'ın, UAEA ekiplerine saldırılara uğramayan nükleer tesislere erişim izni verdiği hatırlatıldı.

Öte yandan raporda, uydu görüntülerine göre "İsfahan'daki tünel kompleksinin girişinde düzenli araç trafiği" gözlemlendiği kaydedildi.

İsrail, 13 Haziran 2025'te başlattığı ve 12 gün süren savaşta İran'daki bazı nükleer tesislerini hava saldırılarıyla hedef almıştı.

ABD yönetimi de İsrail'in yanında savaşa katılarak 22 Haziran 2025'te İran'ın Natanz, Fordo ve İsfahan'daki 3 nükleer tesisini vurmuştu.

Çin vatandaşlarına "İran'ı terk edin" çağrısı yaptı...Çin, ABD'nin saldırı tehdidi altındaki İran'da bulunan vatandaşlarına ülkeyi terk etmeleri uyarısında bulundu.

Çin'in İran'daki Büyükelçiliği ve Başkonsoloslukları, yayımladıkları uyarıda, İran'da yakın zamanda dış güvenlik risklerinin ciddi şekilde arttığını bildirdi.

Birçok ülkenin vatandaşlarına İran'ı terk etmeleri uyarıları yayımladığı hatırlatılan açıklamada, Çin vatandaşlarına İran'a seyahat etmekten kaçınmaları tavsiye edildi. Uyarıda, halihazırda ülkede bulunan Çin vatandaşlarının güvenlik önlemlerini artırmaları ve en kısa zamanda ülkeyi terk etmeleri istendi.

Çin'in İran'daki ve komşu ülkelerdeki büyükelçilik ve konsolosluklarının Çin vatandaşlarına destek sağlayacağı belirtilen uyarıda, ticari uçuşlar ve kara yoluyla transferlerinin sağlanacağı kaydedildi.

Filistin topraklarını gasp eden İsrailliler Batı Şeria’da bazı evleri ateşe verdi...Filistin topraklarını gasp eden İsrailliler, işgal altındaki Batı Şeria’nın Nablus kentine düzenledikleri baskında Filistinlilere ait bazı evleri yaktı.Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre bir grup İsrailli, kentteki Calud köyünde evlere saldırdı, taş attı ve bazı evlere girmeye çalıştı.İsraillilerin daha sonra bazı evleri ateşe verdiği belirtildi.Saldırının ardından İsrailliler ile köy halkı arasında arbede çıktığı aktarılırken olayda yaralanan olup olmadığına dair bilgi paylaşılmadı.Tanıklar, saldırı sırasında İsrail ordusuna ait araçların köy girişinde bulunduğuna dikkati çekti.İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, Filistinlileri ve mülklerini hedef alan saldırılarında ciddi artış yaşanıyor.İsrail ordusu ve gaspçı İsrailliler, Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te en az 1117 Filistinliyi öldürdüğü, yaklaşık 11 bin 500 kişiyi yaraladığı ve yaklaşık 22 bin kişiyi gözaltına aldığı belirtiliyor.

ABD eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, eşi ABD eski Başkanı Bill Clinton'ın, kendisiyle hala iletişim halinde oldukları dönemde Fuhuş İmparatorluğu kuran Jeffrey Epstein'ın suçlarından haberdar olmadığına emin olduğunu söyledi...Bill Clinton, 2000'li yılların başlarında Clinton Vakfı ile ilgili insani yardım çalışmaları için Epstein'ın uçağıyla birkaç kez uçtuğunu kabul etti, ancak Epstein'ın Karayipler'deki özel adasını asla ziyaret etmediğini belirtti.

ABD'nin 2016 Başkanlık seçimlerinde Hillary Clinton 65,853,514, Donald Trump 62,984,828 oy almasına rağmen, ABD Başkanlık Seçim Yasası'ndaki "En çok oy alan değil eyaletlerde en çok delege kazanan Başkan seçilir" kuralına göre Trump Başkan seçilmişti...


© Akdeniz Gerçek