39 Avrupa ülkesi arasında en düşük emekli maaşını veren ilk sekizdeyiz
Türkiye, Amerikan uçaklarının İran'a yönelik saldırılar düzenlemesi için üslerini açması yönündeki tüm ABD baskılarını reddetti...
Bordro ve insan kaynakları şirketi Moorepay’in araştırmasına göre, "Emekli maaşlarının yaşam maliyetini karşılama oranı Türkiye’de yüzde 64" olarak hesaplandı...
Avrupa’da emekli maaşlarının yaşam maliyetini karşılama oranı ülkeden ülkeye büyük farklılık gösteriyor.
Bordro ve insan kaynakları şirketi Moorepay’in araştırmasına göre, 39 Avrupa ülkesinin 20’sinde yanıt 'hayır'.
Hesaplamaya kira dahil değil. Kira da dahil edilseydi, bu sayının muhtemelen belirgin biçimde artacağı belirtiliyor.
Kuzey ve Batı Avrupa’da emekli maaşları çoğu zaman temel giderleri karşılıyor ya da aşıyor. Doğu Avrupa ile Balkanlar’da ise çoğu zaman bu giderleri karşılamaya yetmiyor. Emekli maaşlarının yaşam maliyetini karşılama oranı Bosna-Hersek’te yüzde 53, Kıbrıs’ta yüzde 58, Kuzey Makedonya’da yüzde 61, Türkiye’de yüzde 64 ve Letonya’da yüzde 65 seviyesinde.
Örneğin Lüksemburg’da ortalama emekli maaşı 28 bin 790 euro, yaşam maliyeti ise 12 bin 791 euro seviyesinde. Bu da 15 bin 989 euroluk bir fazlaya işaret ediyor. Başka bir deyişle, emekli maaşı yaşam maliyetinin iki katından fazla.
Emekli maaşları yaşam maliyetinin iki katından fazlasını İtalya’da yüzde 210 ve Finlandiya’da yüzde 208 ile de karşılıyor. İspanya yüzde 199, Danimarka ise yüzde 189 ile bu seviyeye yakın ülkeler arasında yer alıyor.
Bazı diğer ülkelerde emekli maaşlarının yaşam maliyetine oranı yüzde 150 ile yüzde 180 arasında değişiyor ve bu da görece yüksek bir düzeye işaret ediyor.
Bu ülkeler İzlanda yüzde 179, Norveç yüzde 178, Almanya yüzde 176, Belçika yüzde 170, Avusturya yüzde 165, Fransa yüzde 160, Hollanda yüzde 159 ve İsveç yüzde 158 olarak sıralanıyor.
Altı ülke ise yüzde 100 ile yüzde 150 aralığında bulunuyor. Bu ülkelerde emekli maaşları, kira hariç tutulduğunda tek kişinin yaşam maliyetini karşılamaya yetiyor ancak elde kalan fazla sınırlı kalıyor.
Bu ülkeler İsviçre yüzde 131, İrlanda yüzde 126, İngiltere yüzde 120, Polonya yüzde 112, Çekya yüzde 108 ve Yunanistan yüzde 103.
İRAN-İSRAİL-ABD SAVAŞI GELİŞMELERİ VE SAVAŞIN TÜRKİYE CEPHESİNE YANSIMALARI
2020-2025 döneminde Türkiye Merkez Bankası'nın 251 tondan fazla altın satın aldığı öğrenildi...
Türkiye İsrail-İran meselesinde ne yapmalı?
İran'ı desteklemeli: %16.2
Dengeli olup, arabuluculuk yapmalı: %72.5
İsrail'i desteklemeli: %4.0
Fikrim yok/Cevap yok: %7.3
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail'in savaşı uzatabileceğini söyledi.
Fidan sözlerine şöyle devam etti: "Sorun, savaşı sona erdirmek için planların olmaması değil, İsrail'in barışa yanaşmamasıdır."
Fidan, Türkiye'nin Gazze için oluşturulacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne asker göndermeye hazır olduğunu ilan etmişti...İsrail lideri Netanyahu'ysa Gazze'de Türk askeri istemiyor...
Fidan: "İran Savaşının sorumlusu İsrail ama İran da saldırıları durdurmalı " dedi...
Fidan "Açıkça ifade etmek gerekir ki, bölgemizi eşi benzeri görünmemiş bir krizin içine çeken bu savaşın birinci müsebbibi-sorumlusu malumunuz İsrail'dir. Diplomatik müzakerelerin sürdüğü bir evrede İsrail'in kışkırtmalarıyla başlayan ve hedefleri genişleyen bu saldırılar, sadece bölgemizi devasa bir savaş alanına çevirmekle kalmamış, aynı zamanda küresel istikrarı da sarsmıştır" ifadelerini kullandı.Fidan ayrıca böylece sadece İran'ın kınanması ve eleştirilmesinin doğru bir tutum olmadığını belirterek Türkiye'nin Körfez ülkelerinden ayrıştığını gösterdi.İsrail konusunda ayrışmasına karşın Türkiye'nin İran'ın misilleme saldırılarına aynı sertlikte karşı çıktığını da kayda geçiren Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile 18 Mart günü yaptığı telefon konuşmasına atıfta bulundu...12 bakanının Riyad'da bulunduğu anlarda İran'ın saldırıda bulunduğunu anımsatan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Arakçi'ye "Yani sen şimdi bizi arıyorsun, yukarıdan da füzeler geliyor. Riyad'da az önce füzeler vuruldu. Yani bari toplantının yapıldığı zaman füze göndermeyin Riyad'a" dediğini aktardı...
Türkiye, 4-9-13 Mart günlerinde İran'dan ateşlenen füzelerin NATO hava savunma unsurlarınca etkisiz hale getirildiğini açıklamış, saldırıların sürmesi durumunda karşılık verme hakkının kullanılabileceği uyarısında bulunmuştu.
İran, Türkiye'ye bu saldırıların kendileri tarafından yapılmadığı açıklamasında bulunmuştu...
Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan, şu değerlendirmeyi yaptı: "Körfez ülkelerinde savaşın iki üç hafta daha süreceği değerlendirmesi yapılıyor. Tabii burada belirleyici olan ABD'nin tutumu olacak. İsrail, ABD üzerinde etkili olmaya çalışacak ve ateşkes veya kısa sürede bir barışa ulaşılmasını engellemek isteyecektir. ABD ve İsrail'in başlangıç pozisyonlarının birbirinden uzaklaştığı yönündeki değerlendirmeler arttı. Bu da savaşın daha uzaması sonucunu doğurabilir."
Savaşın uzamasının hem bölgeye daha çok yayılabileceği hem de küresel ekonomi ve enerji güvenliği açısından yaratacağa olumsuz etkilere dikkat çeken Fidan sürecin kontrolden çıkması durumunda çok daha kaotik bir ortama girilebileceği uyarısında bulunuyor.
Dışişleri Bakanı Fidan'ın Körfez turunun en önemli göstergelerinden biri İran'ın saldırıları karşısında Türkiye'nin bölgeye verdiği destek oldu...Özellikle Katar ziyareti sırasında yaptığı açıklamalar ve bu ülkede konuşlu Türk askeri birliğini ziyaret ederek bu desteği somutlaştıran Fidan, "Biz başından beri uyarıyoruz. Körfez ülkeleri mevcut durumun devam etmesi halinde karşı önlem almak zorunda kalacaklarını söylüyorlar. Bu toplantıda biraz da bu konudaki son uyarılarını yaptılar. Son yoğun saldırılar da bunu tetikledi. Risk arttı," dedi...
Fidan, Tahran yönetiminin mevcut misilleme politikasından vazgeçmesinin savaşın bölgeye iyice yayılmadan engellenmesi açısından önemine dikkat çekti...
Fidan "Bu savaşın ardından Türkiye'ye olan güvenin arttığını görüyoruz. Başından beri ikircikli bir tavır takınmadık. Yapılan yanlışları tüm taraflara açıkça söylediğimizi herkes görüyor. İran'a yapılanın da Körfez ülkelerine yapılanın da yanlış olduğunu en güçlü ve net şekilde gündeme getiriyoruz" değerlendirmesini yaptı.
Fidan, savaşın diplomasi yoluyla sonlanması için girişimlerin devam edeceğini de kaydetti.
Fidan Katar'da yaptığı açıklamada, savaşın engellenemediğini ancak kötüleşmesinin önüne geçilebileceğini belirtti...Dışişleri Bakanı Fidan "Şimdi savaşın daha kötüye gitmesini nasıl engelleyebiliriz, nasıl durdurabiliriz, onun arayışı içerisindeyiz. Biz hem Amerikalılarla hem İranlılarla konuşuyoruz. Yani bir defa nerede duruyorlar onu anlamaya çalışıyoruz. Mevcut şartlarda daha kötüye yayılmasını nasıl engelleyebiliriz, onun arayışı içerisindeyiz" ifadelerini kullandı.
ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer bomba üretmeyi hedeflediğini iddia etse de İran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, savaşın ilk günlerinde İran'ın kısa sürede nükleer silah geliştirecek seviyede uranyum zenginleştirdiğini ve bu bombalarla ABD anakarasını vurabileceğini iddia etmişti.
İran-İsrail-ABD Savaşı nedeniyle Katar Hava Yolları 20 yolcu uçağını İspanya'daki havaalanına yolladı...
Eurobarometer anketine göre, Avrupa Birliği'ndeki katılımcıların 10’da 7’sinden fazlası Avrupa Birliği (AB) yakınlarında süren aktif savaşlardan "derin endişe duyduğunu" söylüyor. Bunun en yaygın kaygı olarak öne çıktığı 16 AB ülkesinde, savaşa ilişkin ciddi huzursuzluk dile getirme olasılığı en yüksek olanlar İspanyollar yüzde 84, İtalyanlar yüzde 83 ve Kıbrıslılar yüzde 80 oldu.
İspanyollar, İtalyanlar ve Güney Kıbrıslılar, AB’nin savunmada Birlik dışındaki ülkelere bağımlılığı konusunda en fazla kaygı duyan gruplar arasında yer alıyor.
Buna karşılık en düşük endişe düzeyi Slovenya’da yüzde 40, Letonya, Estonya ve Çekya’da ise yüzde 41 olarak ölçüldü.
Şimdiye kadar Orta Doğu’daki tırmanan savaştan özellikle etkilenen Avrupa Birliği ülkesi Güney Kıbrıs Rum Kesimi oldu.
Mart ayı başında, Güney Kıbrıs’taki Akrotiri’de bulunan İngiltere askeri üsleri İran’a ait insansız hava araçlarının saldırısına hedef oldu. Bu araçlardan biri, ABD casus uçakları tarafından kullanıldığı bildirilen bir uçak hangarında delik açarken, diğer ikisi engellendi.
Bu olayların ardından Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, 19 Mart Perşembe günü Brüksel’de düzenlenen AB liderler zirvesinde, Güney Kıbrıs’taki İngiliz Hava Kuvvetleri üslerinin geleceği konusunda Kıbrıs ile İngiltere arasında "açık ve samimi bir görüşme" yapılmasını istediğini söyledi.
Avrupa Konseyi de 19 Mart tarihli basın açıklamasında, Güney Kıbrıs’ın ülkedeki İngiliz hava üsleri konusunda İngiltere ile bir görüşme başlatma niyetini "not ettiğini" ve "gerektiğinde yardım sağlamaya hazır olduğunu" belirtti.
Columbia Üniversitesi'nin profesörü Jeff Sachs, İran'daki savaş hakkında şunları söylüyor:
“Bu, akıl sağlığı yerinde olmayan iki bireyin açıkça sergilediği bir saldırganlık savaşı… Bu, ne olup bittiğinin tartışıldığı bir savaş değil. Bunun hiçbir gerekçesi olmayan bir savaş olduğu çok açık bir şekilde anlaşılıyor.”
ABD Başkanı Donald Trump'ın yarı özerk Danimarka toprağı Greenland-Grönland'ı (yüzölçümü: 2.166.000 km² ; nüfusu: 57 bin kişi) ve ABD eyaleti Florida'ya 150 ila 170 kilometre uzaklıktaki Küba'yı (yüzölçümü: 109.884 km² ; nüfusu: 11 milyon) işgal tehditleri sürerken, Türkiye, Amerikan uçaklarının İran'a yönelik saldırılar düzenlemesi için üslerini açması yönündeki tüm ABD baskılarını reddetti...
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Trump'tan İran'daki savaşın maliyetini karşılamak için Kongre'den 200 milyar dolar talep etmesini istiyor.Bu, yaklaşık olarak her Amerikan vatandaşı için 600 dolara denk geliyor.
ABD Başkanı Trump, İran savaşını başlatmak isteyenin Savaş Bakanı Pete Hegseth olduğunu da söyledi: Trump: “Pete, sanırım ilk konuşan sen oldun. ‘Hadi yapalım,’ dedin.”
Amerikalıların sadece %7'si Trump'ın ABD kara birliklerini İran'a gönderme tehdidini destekliyor.
ABD’li uzay şirketi SpaceX’in sahibi Elon Musk (serveti: 814 milyar dolar), Mars gezegenine gitme hayalini erteleyerek önceliği Ay’da kendi kendine yeten bir şehir kurmaya verdiğini açıkladı. Bu hamle, Ay odaklı stratejisiyle bilinen ABD’li uzay şirketi Blue Origin’in sahibi Jeff Bezos (serveti: 230 milyar dolar) ile Musk’ı karşı karşıya getirdi. Ay’ı uzaya açılmak için ilk adım olarak gören Bezos’un hedefi, Dünya’nın uydusunu hem bilimsel hem de ekonomik açıdan kullanılabilir hale getirmek...
KÜRTAJ HAPI TARTIŞMASI
ABD'nde Donald Trump destekçileri Cumhuriyetçiler, kendi gebeliğini sonlandırmak için yasal bir kürtaj hapı kullanan bir kadını cinayetle suçluyor...Mifepriston (RU-486), genellikle gebeliğin ilk 10-11 haftasına kadar olan dönemde, misoprostol ile birlikte kullanılarak tıbbi kürtajı (ilaçla düşük) başlatan bir ilaçtır. Gebeliğin sürmesi için gerekli progesteron hormonunu bloke ederek rahim iç tabakasının parçalanmasını ve gebeliğin gelişiminin durmasını sağlar...
ANKETE GÖRE ABD VATANDAŞLARI SUÇ İŞLEYEN SÜPER ZENGİNLERİN ADALET ÖNÜNE ÇIKARILAMADIĞINA VE CEXALANDIRILMADIĞINA İNANIYOR!
Amerikalılar, zenginlerin işlediği suçlardan dolayı çok nadir olarak sorumlu tutulduğuna, hesap verdiğine, cezalandırıldığına inanıyor, Reuters / Ipsos anketi, Jeffrey Epstein'ın seçkin ABD iş ve siyasi çevrelerindeki bağlantıları hakkında milyonlarca kaydın yayınlanmasından sonra yapıldı...Katılımcıların büyük çoğunluğu anketi yapanlara ABD'deki zenginlerin eylemlerinden nadiren adalet önünde hesap verdiği cevabını verdi...
Trump'ın Ticaret Bakanı Howard Lutnick, 2012'de öğle yemeği için Epstein'ın özel adasını ziyaret etti...Dr. Mehmet Öz, 2016 yılında bir Sevgililer Günü partisi için Genelev imparatoruna davetiye gönderdi...Ne Lutnick ne de Öz suçlanmadı...1990'larda ve 2000'lerde Epstein ile 15 yıl boyunca kapsamlı bir şekilde sosyalleşen Donald Trump Epstein hakkında herhangi bir bilgi vermeyi reddetti ve Epstein ile 2000'lerin başında bağlarını kopardığını söyledi...
Çevrimiçi ve ülke çapında yürütülen Reuters / Ipsos anketi, 1.117 ABD'li yetişkinin yanıtlarını topladı ve yüzde 3'lük bir hata payına sahipti.
YASAKLANAN BEBEK MAMASI
U.S. Food and Drug Administration-Amerika Birleşik Devletleri Gıda ve İlaç Dairesi Connecticut ve diğer 48 eyalette satılan bir bebek maması olası sağlık riski nedeniyle toplatıldı...Tippy Toes markası Elma Armut Muz Meyve püresi FDA'ya göre, bağışıklık baskılama, sinir hasarı, baş ağrısı, ateş ve mide bulantısı potansiyeli de dahil olmak üzere çeşitli olumsuz sağlık sonuçlarına yol açabilir.
İNGİLTERE-İRAN-İSRAİL-ALMANYA-İSPANYA CEPHESİ
İngiltere Başbakanı Starmer, İngiltere'nin ABD'ne Gloucestershire'daki RAF Fairford ve Hint Okyanusu'ndaki Diego Garcia hava üslerini "savunma amaçlı" saldırılar için kullanılmasına izin verdiğini açıkladı...
İran Dışişleri Bakanı Arakçi "İngiltere halkının büyük çoğunluğu, İsrail-ABD'nin İran'a karşı tercih ettiği savaşta herhangi bir rol almak istemiyor.Kendi halkını görmezden gelen Starmer, İngiliz üslerinin İran'a yönelik bir saldırganlık için kullanılmasına izin vererek İngilizlerin hayatını tehlikeye atıyor" dedi...
İsrail’in Haaretz gazetesi, İran’a karşı yürütülen savaşın ilk 20 gününde İsrail ordusuna yaklaşık 6,4 milyar dolar maliyet oluşturduğunu belirtti.Gazete, savaşın ilk 20 gününde günlük ortalama 1 milyar şekel (yaklaşık 320 milyon dolar) harcama yapıldığını aktardı.Savaşın yönetimi için ayrılan toplam bütçenin yaklaşık 39 milyar şekel (12,5 milyar dolar) olduğunu da açıkladı...
İsrail, dünyada çocuklar için ayrılmış tek askeri hapishaneye sahip.Orada düzenli olarak dayak, işkence ve tecavüze maruz kalıyorlar.Mahkemelerdeki mahkumiyet oranları %99,7'ye ulaşıyor.Elbette bu durum sadece Filistinli çocuklar için geçerli.
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile İsrail arasında 11 ayrı görüşme gerçekleştirildiği öğrenildi...İsrailli yetkililer “Siz 80 milyon Kürtsünüz. Önce devletinizi kurun,” demiş!
Hatırlatayım: İsrail lideri Netanyahu yıllar önce "Irak diktatörü Saddam Hüseyin'i devirirseniz, bunun bölge üzerinde son derece olumlu bir etkisi olacağını garanti ederim,” demişti...Saddam Hüseyin 2006'da öldürüldü...
İsrail Savunma Bakanı Katz, bir süredir süren tehditlerin ardından Lübnan'ın güneyini işgal edeceklerini ve bölgedeki evlerin hepsini yıkacaklarını dile getirdi...Katz, Lübnan'ın, İsrail-Lübnan sınırından Litani Nehri'ne kadar uzanan bölgesini işgal edeceklerini bildirdi. Söz konusu kısım Lübnan topraklarının yaklaşık yüzde 10'una denk geliyor...İsrail, ABD'yle İran'a karşı başlattığı savaş sonrası Lübnan'dan gelen Hizbullah saldırılarını gerekçe göstererek ülkeye yoğun hava saldırıları başlatmıştı.
Katz da bir süredir Lübnan'ı, Hizbullah'ın saldırılarını engelleyememesi durumunda işgalle tehdit ediyordu. Katz, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'le görüşmesinin ardından, ordunun "Litani Nehri'ne kadar olan kısımları kontrol edeceğini" ve bir "tampon bölge" oluşturacağını duyurdu...
Litani Nehri, İsrail-Lübnan sınırının yaklaşık 30 kilometre kuzeyinde Akdeniz'e dökülüyor...
Katz güney Lübnan'da "terörün hüküm sürdüğünü" iddia ederek bu bölgede "ev veya yerleşim yeri olamayacağını" ilan etti...Katz'a göre "sivil altyapı Hizbullah tarafından kulllanılıyor" ve evler "terörist karakolu" olarak işlev görüyor...
İsrail daha önce de Lübnan'ın başkenti Beyrut'u "Gazze'ye çevirme" tehdidinde bulunmuştu.
Laikliği reddeden bir devlet sistemine sahip İsrail'in Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, "Hizbullah'ın kalesi" olarak nitelendirdiği Beyrut'un güneyinin, "Gazze'ye benzer bir yıkıma maruz kalacağını" ifade etmişti. Smotrich ayrıca bu hafta başlarında İsrail'in Lübnan'ı "Litani Nehri'ne kadar ilhak etmesi gerektiğini" talep etmişti...
Birleşmiş Milletler, İsrail'in devam eden tahliye emirlerinin Lübnan halkının "tekrar tekrar yer değiştirmesine yol açtığına" da dikkat çekiyor. Ülke içinde şu ana dek yaklaşık 1 milyon 200 binden fazla insan yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı.
Volkswagen, İsrail’deki fabrikalarından birinde otomobil yerine İsrail’in hava savunma sistemi olan “Demir Kubbe’ye füze savunma mühimmatı üretmek için” görüşmeler yapıyor.
Alman hükümeti, Volkswagen’in İsrail’e bu şekilde yardım etmesini destekliyor.
İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Hatemül Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Albay İbrahim Zülfikari, Umman Denizi ile Hürmüz Boğazı’nı kontrol altında tuttuklarını dolayısıyla Basra Körfezi’ne mayın döşemeye ihtiyaç duymadıklarını söyledi...
İran savaşı MR randevularını iptal ettirebilir...MR cihazlarının soğutulmasında kullanılan helyum gazının en büyük tedarikçilerinden Katar, saldırılar nedeniyle üretimi durdurdu...
1978-1979 İran İç Savaşı'ndan sonra İran'dan kaçanlar bugün yurt dışında yaklaşık 8 milyonluk bir diaspora kitlesi oluşturmuş durumda...
Öte yandan, Profesör Steve Hanke "İran'da yıllık enflasyon yüzde 67" açıklamasını yaptı...
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, ABD Başkan Donald Trump'ın uluslararası hukuku ihlal ettiğini, İran savaşının yasa dışı ve korkunç bir hata olduğunu dile getirdi...
Steinmeier, ABD Başkanı Donald Trump'ı uluslararası hukuku ihlal etmekle suçladı... Steinmeier, ABD ile ilişkilerin onarılmasının artık mümkün görünmediğini dile getirdi...
Rusya'nın, Ukrayna savaşı ile Avrupa güvenlik düzeninin temel ilkelerini esastan ihlal ettiğini, Avrupa'nın artık güvenliğini "Rusya ile değil, Rusya'ya karşı tasarlamak" zorunda olduğunu belirten Steinmeier, Donald Trump'ın ikinci başkanlığı ile birlikte transatlantik ilişkilerde yaşanan kırılmanın da derin bir uçurum oluşturduğuna vurgu yaptı...
Hem Rusya, hem de ABD kaynaklı sarsıntıların, Almanya dış politikası açısından "stratejik açıdan devrimsel nitelikte" olduğunu vurgulayan Steinmeier, ABD ile ilişkilerin geleceği konusunda karamsar bir tablo çizdi...
"Amerikan büyük güç politikasına duyulan güvenin kaybı ve yaşanan kopuş çok derin. Sadece müttefikleri açısından değil, dünya genelinde durum bu" ifadelerini kullanan Almanya Cumhurbaşkanı, "Gelecekteki yeni bir ABD yönetimi bile artık 'dostane hegemon' rolünü ve liberal uluslararası düzenin garantörü olma görevini öyle kolayca yeniden üstlenemeyecek" dedi...
Alman Cumhurbaşkanı, Avrupa'nın hedefinin artik özellikle güvenlik ve teknoloji alanında egemenliğini sağlamak olduğunu belärterek Alman ordusunun (Bundeswehr) da "Avrupa konvansiyonel savunmasının omurgası haline getirilmesi" hedefine işaret etti...
Alman Cumhurbaşkanı Steinmeier, son gelişmeler ışığında bölgesel aktörler, orta büyüklükteki güçlerle ilişkileri geliştirmeye çalıştıklarını anlatırken Türkiye'ye de değindi.
"Büyük güçler, kuralsız bir dünyada hayatta kalabilir, hatta kısa vadede bundan kazançlı bile çıkabilir. Ama bu, bizim ve aynı zamanda ulusların büyük çoğunluğu için geçerli değil. İşte şimdi inşa etmemiz gereken köprü bu! Bizi diğer birçok ülkeyle, özellikle de dünyadaki yükselen orta büyükteki güçlerle bağlayan şey bu" vizyonunu aktaran Steinmeier, aralarında Türkiye'yi de saydığı bir çok ülkeyle ilişkileri geliştirmek için ziyaretler gerçekleştirdiğini, stratejik açıdan bu ülkelerin önem taşıdığını vurguladı.
"Elbette bu ülkeler, görüşlerimizin ve çıkarlarımızın tamamını paylaşmıyor" gözlemini aktaran Alman Cumhurbaşkanı, "Ancak bizimle çok önemli bir hedefi paylaşıyorlar: Yarının dünyası, Çin ve ABD arasındaki ikili bir yarıştan ibaret olmamalı. Tam da bu nedenle, bu ülkeler uluslararası kuralların istikrara kavuşturulmasına, sadece birkaç kişiye değil herkese hizmet eden bir düzene ne gibi katkılar sağladığımızı da yakından izliyorlar" diye konuştu.
Almanya Cumhurbaşkanı, "Uluslararası hukuk, çıkarıp bir kenara atacağımız bir eldiven değildir" dedi ve pragmatik bir dış politikanın, uluslararası hukukun gözardı edilmesi anlamına gelmediğini ifade etti...
Steinmeier, Gazze ve İran savaşlarına ilişkin özeleştiri de içeren şu dikkat çekici sözleri kaydetti:
"Uluslararası hukuk ihlallerini, uluslararası hukuk ihlali olarak adlandırmamak, dış politikamızı daha inandırıcı hale getirmez. Gazze Savaşı sırasında zaten bununla boğuşmak zorunda kalmıştık ve şimdi de İran Savaşı nedeniyle benzer bir durumu yaşıyoruz. Çünkü bu savaş uluslararası hukuka göre yasa dışıdır."
Steinmeier, İran Savaşı'nın sadece uluslararası hukukun ihlalini temsil etmediğini, aynı zamanda "korkunç bir siyasi hata" olduğunu da sözlerine ekledi."Beni en çok hüsrana, hayal kırıklığına uğratan da bu. Çünkü eğer gerçekten de bununla İran'ın nükleer bombaya sahip olması engellemek istendiyse o zaman bu kaçınılması gereken, gereksiz bir savaş" diyen Alman Cumhurbaşkanı, 2015'te İran ile imzalanan anlaşmanın zaten İran'ın nükleer silah edinmesini engellediğini hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Steinmeier, "İmza töreninde Amerikan Dışişleri Bakanı 'bu anın tarihi önemini hafife almayalım: Bu anlaşmayla savaşı önlüyoruz' demişti. Cumhurbaşkanı Steinmeier, "Başkan Trump ise ilk başkanlık döneminin ikinci yılında anlaşmadan çekildi, ikinci başkanlık döneminde ise savaşıyor" diye konuştu.
Uluslararası hukukun önemini kaybetmediğini söyleyen Frank-Walter Steinmeier, "Hukuk ve kuralların olmadığı bir dünyada, mevcut Avrupa kaybolur. Çünkü Avrupa Birliği'nin kendisi de hukuk ve kurallar üzerine inşa edilmiştir. Eğer kaba kuvvete dayalı bir dünya görüşünü benimsersek, Avrupa çöker" uyarısında bulundu.
İran savaşı sonrasında jet yakıt fiyatları iki katına çıkarak varil başına 200 doları aştı. Asya havayolları ve enerji tedarikçileri büyük yakıt kıtlığıyla karşı karşıya...Büyük bir krizin belirtileri ortaya çıkıyor: Binlerce uçuş şimdiden iptal edildi...
Almanya'nın en büyük havayolu işletmesi Lufthansa, 24 Ekim'e dek Ortadoğu'da çok sayıda kente uçuşların iptal edildiğini duyurdu. Dubai ve Tel Aviv uçuşlarına ise şimdilik 31 Mayıs'a dek ara verildiği bildirildi.Alman Havayolları İşletmesi Lufthansa, Ortadoğu'daki çok sayıda havalimanına uçuşlarına sonbahara kadar ara verdiğini duyurdu.Lufthansa'ya bağlı, Eurowings dışındaki tüm havayolu şirketlerini kapsayan ve Pazartesi günü işletmenin Frankfurt'taki merkezinden açıklanan kararla Abu Dabi, Amman, Beyrut, Dammam, Riyad, Erbil, Maskat ve Tahran seferleri 24 Ekim'e kadar, Dubai ve Tel Aviv seferleri ise 31 Mayıs'a kadar yapılmayacak.
Eurowings'in ise Beyrut ve Erbil'e uçuşlarının şimdilik 30 Nisan'a kadar durdurulduğu, gelişmelere göre bu tarihin daha sonra yeniden ele alınacağı bildirildi.Lufthansa'nın açıkladığı 24 Ekim ve 31 Mayıs tarihleri, kendi markası dışında, işletmeye bağlı Swiss, Austrian Airlines, Brussels Airlines, ITA Airways, Edelweiss ve Lufthansa Cargo'yu da kapsıyor.
Lufthansa Havayolları 2024 yılında yaklaşık 64,5 milyon yolcu taşırken, Lufthansa Grubu'na bağlı şirketlerin taşıdığı toplam yolcu sayısı 131 milyonu geçmişti. Dünyanın en fazla yolcu taşıyan havayolu şirketleri arasında Lufthansa Grubu, 2024 verilerine göre 12'inci sırada bulunuyor.
Türk Hava Yolları ise söz konusu sıralamada 10'uncu sırada yer alıyor.
Türk Hava Yollarının (THY) 2025'te toplam gelirleri yıllık bazda yüzde 6,3 artarak 24,1 milyar dolara ulaşırken, esas faaliyet karı 2,2 milyar dolar olarak kaydedildi.
Vietnam havayolları 90 Boeing jeti için 30 milyar dolarlık anlaşma imzalarken, Almanya, daha fazla ABD yapımı F-35 savaş uçağı sipariş etmeyi planlıyor...Almanya, 2022'de bu yıl teslim edilmeye başlanacak olan 35 uçak satın aldı.Tüm potansiyel F-35 alımları ve mevcut siparişler gerçekleşirse, Almanya 85 adet F-35'e sahip olacak.
Tanesi 80 milyon dolara malolan F-35, en modern B61 nükleer bombalarını taşımak için sertifikalı tek Batı savaş uçağıdır ve şu anda bu rolü oynayan Almanya'nın yaşlanan Tornado jetlerinin yerini alacak...
Alman Başbakan Friedrich Merz:
“İnsan haklarına ve kurallara dayanan uluslararası düzen artık yoktur...Güce ve büyük devletlerin siyasetlerine dayanan yeni bir düzen dönemine girmiş bulunmaktayız.”
Merz : “uluslararası alanda ciddiye alınmak istiyorsak, güç siyasetinin dilini öğrenmemiz gerekir.”
Avrupa Komisyonu Başkanı Alman asıllı Ursula von der Leyen’e göreyse, “Avrupa daha fazla eski dünya düzeninin bekçisi olamaz. Daha gerçekçi ve çıkarlarımıza öncelik veren bir dış politikaya gereksinim var.”
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez uluslararası düzene yönelik büyük bir tehdit olarak gördüğü İran’a yapılan saldırıyı kınadı. İspanya ABD’ne İspanya toprakları içinde bulunan askeri üsleri kullanma izni vermedi...İspanya Başbakan'ı Pedro Sanchez, Trump'ın Hürmüz Boğazı'nda petrol tankerlerinin güven içinde geçişinin sağlanması için NATO'ya çağrısına cevap verdi: 'Saldırırken Bize mi sordunuz? İran'a karşı savaş, iki ülke ve iki hükümet tarafından başlatıldı. Müttefiklerine danışmadan ve onlarla koordinasyon kurmadan başlatılan tek taraflı bir savaştır."
İspanya'da Sanchez hükûmeti, halkın enerji krizinden etkilenmemesi için acil destek paketi hazırladı. Akaryakıt, elektrik ve doğalgaz faturalarındaki KDV yüzde 21’den yüzde 10’a düşürüldü. Ek vergilerde de indirim uygulanırken, yüzde 7’lik Elektrik Üretim Vergisi kaldırıldı.
Bazı ülkeler 19 Mart'ta boğazın güvenliğini sağlamak için "uygun" önlemlere "katkıda bulunmaya hazır" olduğunu ifade eden bildiri hazırladı. İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda ve Japonya liderleri tarafından imzalanan bildiriyi daha sonra Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, Danimarka, Letonya, Slovenya, Estonya, Norveç, İsveç, Finlandiya, Çekya, Romanya, Bahreyn ve Litvanya da imzaladı. Bahreyn ve Güney Kore de Hürmüz bildirisine katıldı...Güney Kore de Hürmüz Boğazı'nın güvenli ve serbest geçiş sağlamaya yönelik uluslararası çabalara katkıda bulunacağını açıkladı.
Nükleer Silah başlıkları hangi ülkelerin elinde?
Amerika Birleşik Devletleri — 5.040
İngiltere Birleşik Krallık — 225
