Londra’dan İzlenimler
Batı dünyasında medeni ve siyasal haklar da sosyal haklar da geçen yüzyıllarda mücadele ede ede kazanılmış. Bu nedenle insanlar kıymetini biliyor, bu hakları aşındırmak kimsenin aklına gelmiyor. Kimi ülkelerde ise bu haklar insanlara herhangi bir mücadele olmaksızın altın tepside ikram edilmiş. Bu nedenle olsa gerek pek kıymetleri bilinmiyor. İktidarlar da bu hakları istedikleri gibi aşındırabiliyorlar; kimsenin sesi soluğu çıktığı yok.
Özgürlükler; insanın onurlu, korkusuz ve yaratıcı yaşam sürmesi açısından vazgeçilmez haklardır. Yaşam, düşünce, ifade, inanç ve seyahat hürriyeti gibi değerler, bireyin kendini gerçekleştirmesinin ve toplumsal huzurun temelini oluşturur. Özgürlüklerin kıymetini bilmek, bu hakları sadece kullanmak değil, aynı zamanda demokratik toplum içinde savunmak anlamına gelir. İnsanlar bu özgürlüklere uzun bir mücadelenin sonucu sahip oldular. Bu nedenle bu özgürlüklerin kıymetini bilmek gerekir.
Özgürlük Ateşi ve Sefiller
Victor Hugo’nun Sefiller romanından uyarlanan bir müzikali Londra’nın en eski tiyatrolarından birinde (Sondheim Theatre, 1907) izledim. Muhteşem tiyatronun tüm koltukları doluydu. Müzikalin bir sahnesinde 5 ve 6 Haziran 1832’de Paris Cumhuriyetçilerinin anti-monarşist ayaklanması sahnelenmişti. Otoriter krala başkaldıran devrimciler “Özgürlük, özgürlük!” diye bağırıyordu.
Bu sahneyi soluksuz izlerken ben de........
