menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Meslek Odalarında Sessiz Kriz ve Yükselen Değişim Talebi

16 0
24.04.2026

Kamu kurumu niteliğinde olan meslek odaları, belirli bir meslek grubuna ait bireylerin bir araya gelerek oluşturduğu hem mesleğin gelişimini hem de üyelerinin haklarını korumayı amaçlayan kurumlardır. 

Meslek odaları amacına uygun yönetildiğinde; demokratik temsilin sağlanmasında, mesleki standartların belirlenmesinde, üyelerin haklarının korunmasında, üyelerin eğitim ve gelişmesinin sağlanmasında, meslek etiğine aykırı davranışların denetlenmesinde, yani denetim ve disiplinin sağlanmasında önemli işlevler yürütmektedir.

Ayrıca kentin sorunlarını dile getirerek, çözümüne katkı sunmak gibi bir amaçları da vardır. Peki, Türkiye’de meslek odaları bu işlevlerini yerine getirebiliyor mu? Bu soruya maalesef “evet” diyemiyoruz. Çünkü oda başkanlarının uzun süre görevde kalmaları, bu yapıların etkinliğini azalttığı gibi şeffaflığı da ortadan kaldırmaktadır. 

Uzun süre görevde kalan oda başkanları; kuruluşun dinamizmini zayıflatarak, yeni fikirlerin ve farklı bakış açılarının yönetime dahil olmasının önüne geçmektedir.  Onlar için tek bir amaç vardır: “Koltuğunu korumak!” Halbuki, “meslek odaları, değişen sektör dinamiklerine uyum sağlamak ve üyelerinin ihtiyaçlarına cevap verebilmek için yenilikçi yaklaşımlara ihtiyaç duymaktadır.”

Aynı ismin uzun süre yönetimde kalması, zamanla "kurumsal körlük" yaratmaktadır. Başka bir anlatımla, değişime ve gelişime direnç gösteren oda başkanının yaratıcı ve yenilikçi projeler üretme kapasitesi düşmektedir.

Uzun süreli başkanlıklar, demokratik temsil imkanını zayıflatmaktadır. Zira tekrar seçilmek isteyen başkan; aykırı fikirleri ortadan kaldırarak, gençlerin önünü kapattığı gibi, kendisine muhalefet edebilecek........

© Akdeniz Gerçek