Ezber Bozan Sıra Dışı Bir Devlet Adamı: Kürşad Tüzmen
Siyaset adamı ile devlet adamı arasındaki fark; bakış açısı, öncelikleri ve ufkunda ortaya çıkar. Her devlet adamı siyaset yapar; ancak her siyasetçi devlet adamı niteliğine sahip değildir.Siyasetçi öncelikli olarak bir sonraki seçimi düşünürken, devlet adamı bir sonraki nesli ve ülkenin geleceğini düşünür. Devlet adamını, siyaset adamından ayıran temel özellikler:• Devleti siyasi iktidardan ayrı görür. • Hukukun üstünlüğünü kişisel veya siyasi çıkarların üzerinde tutar. • Kurumların güçlenmesine önem verir. • Kriz anlarında soğukkanlı davranır. • Geçici siyasi hesaplar yerine kalıcı milli menfaatleri gözetir. • Toplumun tamamını temsil ettiğinin bilincindedir. Devlet adamlığı; bilgi, tecrübe, deneyim gerektirir. Üstelik bu özellikler dürüstlük, çalışkanlık, vatanseverlik ve millet menfaatini her şeyin üzerinde tutan bir anlayış ile taçlandırılırsa milletin hafızasında unutulmaz bir yer edinir. "Devlet adamı; makamını büyüten değil, bulunduğu makama değer katan kişidir." Devletler, makamlarını kişisel çıkarları için kullananlarla değil; milletine sadakatle hizmet eden, ilkelerinden vazgeçmeyen ve bilgi birikimini ülkesinin geleceği için kullanan devlet adamları sayesinde güçlenir. Öyle devlet adamları o kadar az ki!Size bu yazımda; bürokraside, siyasette ve bakanlığı döneminde çalışkanlığın, vatanseverliğin, ilkelere bağlılığın ve ekonomik vizyonun önemini gösteren bir devlet adamı olan Kürşad Tüzmen’i tanıtacağım. Sakın şimdikiler ile kıyas yapmayın, hayal kırıklığına uğrarsınız! Kürşad Tüzmen adının kamuoyunda yankı bulmaya başladığı ilk yıllar, Dış Ticaret Müsteşarlığı dönemine rastlar. Türk bürokrasisinin hantal yapısını iyi bilenler için Tüzmen’in tarzı adeta bir "kültür şoku" niteliğindeydi. Sadece makam koltuğunda oturan bir bürokrat değil; sahada, tüccarın, ihracatçının ve sanayicinin yanında duran bir saha kaptanı profili çizdi. Onun bürokrasideki başarısının temelinde "Komşu ve Çevre Ülkeler Stratejisi" yatar. Türkiye’nin ihracat vizyonunu değiştiren bu hamle, coğrafi yakınlığın sunduğu fırsatları ekonomik bir güce dönüştürme fikrine dayanıyordu. Tüzmen; sınır kapılarını yerinde inceleyen, iş insanlarını heyetler halinde uçaklara........
