Bir Zamanlar Köy Enstitülü Çocuklar Varmış
İlk adım 1926’da Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati tarafından Köy Muallim mektepleri açılarak atılmıştı. 1936’da deneme amaçlı başlayan Köy Enstitüleri, 1940 yılında yasallaşarak köy ilkokullarına öğretmen yetiştirmek amacıyla beş yıllık eğitim kurumu haline getirildi. Bu sistem öğrencilerini köylerden seçiyor, mezun olan öğretmenler, öğretmenlik yanında köyün sosyoekonomik kalkınmasına katkıda bulunacak bilgilerle donatılıyordu.
Türkiye’nin 1936 yılında 16 milyon nüfusunun 12 milyonu köylüydü. Köylü erkeklerin w’si, köylü kadınların ise ’si okur-yazar değildi. Kurulan 22 adet Köy Enstitüsü 1946 yılına kadar Anadolu’nun çeşitli yörelerinde, 16.400 köy öğretmeni, 7.300 sağlık memuru ve 8.756 eğitmen yetiştirdi.
Kız ve erkek köy çocukları bu okullarda üretime yönelik, kalıpçı ve ezberci olmayan, sorgulayan bireyler olarak yetişiyordu. Köy Enstitülerinde uygulanan eğitim-öğretim yöntemi şöyle tanımlanmaktaydı: “İş içinde, işle birlikte, iş aracılığıyla!”
Bu anlatımla ortaya konmak istenen, yerinde ve yaşayarak eğitimdi. İş, üretim demekti. Üretim ise bir bütündü. Üretimdeki bütünlük, bir sürekliliğin sonucunda oluşmaktaydı. Özünde yaşamın kendisi de böyle değil miydi?
Feodal toplumun insanı köleleştiren üretim biçimini ortadan kaldırmayı hedefleyen Köy Enstitüleri, toplum düzenini ataerkillikten çağdaş aile düzenine getirmek için uğraşıyordu. 1940’larda Türkiye’de Milli Eğitim sistemini çağdaş ve ulusal bir yola sokmak için hizmet etmeye yemin etmiş devlet adamları vardı. Hedefleri iktidar........
