menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kırkgöz’ün Yol Hikayesi - 1

15 0
13.08.2026

Antalya’nın suyunu anlatmaya kalksak, sözü dönüp dolaştırıp Kırkgöz’e getiririz. 

Çünkü Kırkgöz Göleti, yerüstü ve yeraltı sularıyla Antalya’nın en önemli su kaynaklarından biri olmasının ötesinde; bitki örtüsü, su canlıları ve göçmen kuşlarıyla başlı başına bir tabiat harikasıdır. 

Ama Kırkgöz’ün hikâyesi yalnızca sudan ibaret değildir. 

Kırkgöz, binlerce yıllık bir hayatın ve yolculuğun tanığıdır. 

Cümle Kapısı’nda Kırkgöz’ü iki bölüm halinde ele alacağız. İlk bölümde, tarih boyunca bölgeye kattığı değeri; ikinci bölümde ise suyun gözlerden çıkıp denize ulaşan yolculuğunu... 

Adını, birbirine yakın kırk ayrı su gözünden alan Kırkgöz, tarih boyunca insan yerleşimlerinin de vazgeçilmez adreslerinden biri olmuştur. Belki de yüzbinlerce hikâye bu suların kenarında yaşandı; sonra 

Kırkgöz’ün derinliklerinde kaybolup gitti. 

Kırkgöz’ün hemen yanı başındaki Karain Mağarası, Alt Paleolitik’ten başlayarak Orta ve Üst Paleolitik, Neolitik, Kalkolitik, İlk Tunç Çağı ve sonraki dönemlerde insanlara ev sahipliği yaptı. İnsan, yüzbinlerce yıl önce de suyun kıymetini biliyordu. Kırkgöz’ün suları, Karain’in insanlarına da hayat verdi. 

Antik Çağ’da ise Kırkgöz, Antalya ile iç bölgeler arasındaki ulaşım yollarının önemli duraklarından biriydi. Kral Yolu olan Antik Döşeme Yol’da Pisidia ile Panfilya kentleri arasında mekik dokuyan Romalılarında susuzluğunu giderdiği, buz gibi suyunda........

© Akdeniz Gerçek