menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

At Sineği Gibi

14 0
31.08.2026

At sineği benzetmesi, Antik Yunan filozofu Sokrates’in ölüm cezasına çarptırıldığı mahkemede kendisini tanımlamak için kullandığı ünlü bir felsefi metafordur. Bilindiği gibi at sineği, atın rahatını bozan, sürekli etrafında vızıldayıp onu ısıran, uyandıran ve harekete geçiren küçük ama, rahatsız edici varlıktır. Sokrates savunmasında; Atina Devletini, koca cüssesi nedeniyle ağır hareket eden, hantallaşmış ve uykuya, uyuşukluğa kapılmış büyük ve soylu bir at olarak niteler. Tanrı tarafından bu devlete musallat edildiğini söyler. Amacı insanları rahat bırakmak değil; onları sorgulamaya, düşünmeye ve cehaletlerini fark etmeye zorlamaktır. Ona göre o sinek olmasa, hantal düşünen toplum, kendi uyuşukluğu içinde çöküşe geçecektir. Büyük, soylu ama ağır ve uyuşuk bir ata benzettiği devleti, sokarak, sorgulayarak uyandırmayı ve harekete geçirmeyi amaçladığını belirtmiştir. Sokrates, at sineği rolüyle; rahatsız edici, sürekli soru soran, haksızlıkları yüzlerine vuran ve toplumu uyuklamaktan kurtaran eleştirel akıl olarak gerçekleri araştırmaya kendini adamış biri olarak, idama mahkum edilmiştir.

Günümüzün “at sinekleri” ise; toplumda haksızlıklara karşı çıkan, iktidarları sorgulayan ve konfor alanlarını bozarak düşündüren cesur seslerdir. Bugün siyaset ve sosyolojide “at sineği” (gadfly) kavramı; kurulu düzeni, haksızlıkları ve otoriteleri gözü pek şekilde eleştiren, kamuoyunu uyandıran entellektüeller, gazeteciler ve........

© Akdeniz Gerçek