menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hat Sıfır

10 0
15.07.2026

Geçenlerde İsviçre’de yapılmış ilginç bir projeye denk geldim.

Baden kentinde bir otobüs sefere çıkmış.

Ama öyle bildiğimiz otobüslerden değil.

Hani sabah telaşıyla bindiğimiz, camdan dışarı değil de saate baktığımız, bir yandan telefona göz atıp bir yandan “Acaba yetişir miyim?” diye içimizden küçük küçük paniklediğimiz otobüsler var ya…

Bu otobüsün adı Linie Null.

Adı bile insanın kulağına biraz tuhaf geliyor.

Çünkü biz hayatta sıfırı pek sevmeyiz.

Sıfır çoğu zaman eksiklik gibi gelir bize.

Ama bu kez sıfır, eksiklik değil; neredeyse bir davet gibi duruyor.

Çünkü bu otobüs durmuyor aslında.

Ama klasik anlamda “şuradan kalkar, buraya varır” mantığıyla çalışmıyor.

Net bir son durak vaat etmiyor.

Binen yolcular da nereye gideceklerini tam olarak bilmiyor.

Yolculardan beklenen şey, bir yere en hızlı şekilde ulaşmaları değil.

Biraz etrafa bakmaları.

Belki yanındaki insanla konuşmaları.

Belki de ilk kez bir yolculukta sadece yolculuk etmeleri.

Düşününce basit bir fikir gibi.

Ama kimseye “Son durak burası.” diye güvence vermiyor.

Ve galiba beni en çok düşündüren tarafı da bu.

Çünkü biz artık hiçbir şeyi sadece yaşamak için yapmıyoruz gibi geliyor bana.

Yürürken adım sayıyoruz.

Uyurken uyku kalitemizi ölçüyoruz.

Dinlenirken bile verimli dinlenmeye çalışıyoruz.

Bir kafeye oturuyoruz ama kahveyi içmeden önce fotoğrafını çekiyoruz.

Bir yere gidiyoruz ama yolda olmayı değil, varınca ne paylaşacağımızı düşünüyoruz.

Hatta bazen bir insanı dinlerken bile gerçekten dinlemiyoruz.

Sıramızın gelmesini bekliyoruz sadece.

Kendimizi anlatmak için.

Modern hayat bize sürekli bir rota veriyor.

İnsanın içi bile artık bir takvim uygulaması gibi.

Her şeyin bir hatırlatıcısı var.

Ama insanın kendine dönmesinin çoğu zaman hiçbir bildirimi........

© Akdeniz Gerçek