Seyfettin BUDAK Zymunt Bauman Soruyor: Modern Dünyada Ahlaki Sorumluluğumuzu Kime Devrettik?
Trafikte bir ambulansa yol vermeyen sürücü, "Benim acelem vardı." der. Bir memur, haksız olduğunu düşündüğü bir kararı uygularken, "Yönetmelik böyle." diye kendini savunur.
Bir banka çalışanı, yaşlı bir müşteriyi mağdur eden bir prosedürü yerine getirirken, "Ben sadece kuralları uyguluyorum." cevabını verir. Sosyal medyada binlerce kişi, hiç tanımadığı bir insanı linç eder; sonra da "Herkes aynı şeyi söylüyordu." diyerek vicdanını rahatlatır.
Bu cümlelerin ortak bir yönü vardır: Sorumluluk başka bir yere devredilmiştir.
Peki gerçekten öyle midir?
Kurallar, sistemler, algoritmalar ve kurumlar, insanın ahlaki sorumluluğunu ortadan kaldırabilir mi?
İşte çağımızın en önemli sosyologlarından Zygmunt Bauman, modern dünyanın en tehlikeli yanılsamasının tam da burada başladığını söyler.
Modern insan neden sürekli kendini haklı görüyor?
İnsanlık tarihi boyunca insanlar yanlışlar yaptı. Fakat modern çağın farkı şudur:
Eskiden insanlar yaptıkları kötülüğü çoğu zaman kendi adlarına yaparlardı. Bugün ise kötülük çoğu zaman sistem adına yapılmaktadır.
"Ben emri uyguladım.", "Ben prosedürü yerine getirdim.", "Benim karar verme yetkim yoktu."
Bu ifadeler, bireyi psikolojik olarak rahatlatır. Çünkü vicdanın yükü artık kişinin omuzlarında değildir. Bauman'a göre modern toplumun en büyük başarısı, insanları kötülüğe ikna etmek değil; onları sorumluluk hissetmeden kötülüğün parçası hâline getirebilmesidir. İşte buna ahlaki mesafe ve ahlaki körlük denir.
Bauman'ın etik anlayışı büyük ölçüde Fransız filozof Emmanuel Levinas'tan etkilenmiştir. Levinas'ın düşüncesine göre etik, kanun kitaplarında başlamaz. Etik, karşımızdaki insanın yüzüne baktığımız anda başlar.
Bir insanın acısını gördüğümüzde... Bir çocuğun korkusunu hissettiğimizde... Bir yaşlının çaresizliğine tanık olduğumuzda...
İçimizden yükselen sessiz bir ses vardır: "Bu insana karşı sorumlusun."
Bu sorumluluk herhangi bir mahkemenin verdiği görev değildir. İnsan olmanın doğal sonucudur. Bauman'a göre modern toplum tam da bu sesi bastırmayı öğrenmiştir.
Modern devletler ve büyük kurumlar düzen üzerine kuruludur. Görev tanımları nettir. Yetkiler sınırlıdır. Kararlar kademelidir. Hiç kimse........
