menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Seyfettin BUDAK Cesaretle Yaktığınız Köprüler mi Sizi Kurtarır, Korkuyla Sığındığınız Limanlar mı?

31 0
10.04.2026

Bugün aynaya baktığınızda gördüğünüz o yabancı nasıl oluştu?

Attığınız cesur adımlar mı, yoksa korkudan kaçındığınız o adımlar mı?

En büyük pişmanlıklarınız, atmadığınız adımların altında yatıyor.

Harvardlı psikolog Daniel Gilbert'ın araştırması çarpıcıdır: İnsan ömrünün sonunda "yaptığı" şeylerden değil, "yapmadığı" şeylerden pişmanlık duyar. Başaramadığı iş değil, hiç denemediği iş; terk edemediği toksik ilişki değil, terk etmeye korktuğu an… Bu sadece bir duygu değil, beynimizin derinliklerinde kazınmış bir varoluşsal gerçek…

Hayatın size fırlattığı o keskin virajları düşünün!

Konuşmak mı, susmak mı? Gerçeğin acısını mı yutacaksınız, yoksa yalanın balını mı? Kalmak mı, gitmek mi? Zehirli bir ilişkide nefes almayı unutmak mı, yoksa bilinmezin soğuk rüzgârına çıplak bedeninizi açmak mı? Her tercihin altında, beyninizin amigdala bölgesinde yangın çıkaran bir sismograf titrer: Cesaretin mi yoksa korkunun mu frekansı daha yüksek?

Nörobilim size acı bir gerçeği fısıldıyor: Beyninizin korku merkezi amigdala, mantık merkezi prefrontal korteksten beş kat daha hızlı tepki verir. Evrimsel mirasımız bu…

Bir aslan gördüğünüzde düşünmez, kaçarsınız. Peki ya o "aslan" bugün patronunuzun yüzüne "Bu proje benim değerimi görmüyor" demekse? Ya da yıllardır sizi tüketen arkadaşlığa "Artık yeter" diyerek kapıyı çalmaksa? Amigdalanız aynı yangını çıkarır: "Kaç! Sus! Olduğun yerde don!"

İşte bu yüzden sabahın köründe İstanbul trafiğinde buğulanmış camın ardında Ahmet Bey'i hayal edin! Klaksonlar, krediler, okul........

© Akasyam