menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aydın BENLİ Eski Bakan Berat Albayrak’ın Hakkını Teslim Etmek Lazım

7 0
08.09.2026

Millî Kamu Finans Havuzu

Türkiye ekonomisi bugün ağır bir sınavdan geçiyor. Küresel ekonomik dalgalanmalar, savaşlar, enerji maliyetleri, yüksek enflasyon, dış finansman ihtiyacı ve artan borç yükü Türkiye’nin ekonomik dengelerini zorlamaya devam ediyor. Son açıklanan verilere göre Türkiye’nin toplam dış borcu 539 milyar dolar seviyesine ulaşırken, kısa vadeli dış borcun da 170 milyar doların üzerine çıkması, üzerinde ciddi biçimde düşünülmesi gereken bir tablodur.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in dış borcun millî gelire oranının yaklaşık yüzde 31,8 seviyesinde yatay kalmasını beklediklerini ifade etmesi elbette önemlidir. Ancak burada asıl sorulması gereken soru şudur:

Borç oranının yatay kalması yeterli midir, yoksa borcun kendisini azaltacak bir ekonomik model mi gereklidir?

Bence Türkiye’nin önündeki temel mesele budur. Çünkü borç oranının millî gelire göre sabit kalması, borcun ortadan kalktığı anlamına gelmez. Devletin, şirketlerin ve vatandaşların finansman maliyetleri yükselirken ekonomi sürekli faiz ödemelerine mahkûm edilirse, ürettiğimiz değerlerin önemli bir bölümü üretime değil finansal sisteme aktarılır.

HER 100 LİRALIK VERGİNİN 20 LİRASI FAİZE Mİ GİDİYOR?

2026 bütçesinde faiz harcamalarının büyüklüğü ile vergi gelirleri birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo son derece dikkat çekicidir.

Toplanan vergilerin yaklaşık beşte birine denk gelen bir kaynak faiz ödemelerine ayrılıyorsa, burada artık yalnızca bir bütçe kalemi değil, ekonomik sistem tercihi tartışılmalıdır.

Vatandaş vergi ödüyor.

Üreten sanayici vergi ödüyor.

Yeni vergiler icat edilip bu yük halka yükleniyor. Peki bu kaynakların ne kadarı yeniden üretime, istihdama, yatırıma ve kalkınmaya dönüyor?

Ne kadarı faiz giderlerine aktarılıyor?

İşte asıl mesele burada.

Benim savunduğum ekonomik anlayışın temelinde faize dayalı finansman düzeninden mümkün olduğunca uzaklaşmak, üretim ekonomisini güçlendirmek ve kamu kaynaklarını etkin kullanmak vardır.

Türkiye'nin ihtiyacı daha fazla borçlanmak değil, daha fazla üretmek ve mevcut kaynaklarını daha akıllı kullanmaktır.

BERAT ALBAYRAK’IN HAKKI TESLİM LAZIM!

Bugün ekonomiyi konuşurken geçmiş dönemleri de objektif biçimde değerlendirmek zorundayız.

Berat Albayrak'ın Hazine ve Maliye Bakanlığı dönemine yönelik çok sayıda eleştiri yapılmış olabilir. Siyasi tartışmalar bir yana, o dönemde Türkiye ekonomisinin karşı karşıya kaldığı küresel ve bölgesel şartlar da göz önünde bulundurulmalıdır.

Benim kanaatim nettir: Berat Albayrak’ın ekonomi yönetimindeki bazı politikalarının hakkı teslim edilmelidir.

Özellikle üretim, yerlileşme, enerji bağımsızlığı, savunma sanayisinin desteklenmesi ve Türkiye'nin dış finansmana bağımlılığını azaltma hedefleri açısından o dönemde ortaya konulan yaklaşım bugün yeniden değerlendirilmelidir.

Bir siyasetçiyi eleştirmek kolaydır. Ancak yıllar sonra ortaya çıkan sonuçlara bakarak “Hangi politikalar Türkiye'nin geleceği açısından doğruydu?” sorusunu sormak daha değerlidir.

Ekonomide şahıslar üzerinden değil, model üzerinden konuşmalıyız.

ERBAKAN HOCANIN HAVUZ SİSTEMİ NEDEN YENİDEN TARTIŞILMASIN?

Türkiye'nin bugün ihtiyaç duyduğu en önemli konulardan biri de kamu kaynaklarının etkin yönetimidir.

Necmettin Erbakan Hocanın başbakanlığı dönemindeki REFAHYOL Hükümeti sırasında uygulanan “havuz sistemi”, bu açıdan yeniden........

© Akasyam