Adnan ÖZ Samsunspor böyle oynarsa önümüz açık!
Gaziantepspor’u iki maçta da elimizden hakemler kurtardı dersek abartmış olur muyuz? Kesinlikle abartmış olmayız çünkü tam da öyle oldu. Hadi ilk maçı geçtik diyelim, bu maçta da buz gibi golümüzü vermedikleri gibi çok kötü hakemlik gösterdiler.
Bugünkü yazımızda yeni hocamız Thorsten Fink’in ilk iki buçuk maçı olan Shkendija, Karagümrük ve ikinci Shkendija maçının ilk yarısını ayrı değerlendireceğiz. İkinci Shkendija maçının ikinci yarısı ve Gaziantepspor maçını da ayrı ele alacağız.
Yeni hocamız Thorsten Fink tıpkı eski hocamız Thomas Reis’in son maçlarda oynattığı gibi ilk iki buçuk maçta yana geriye oynayarak iki buçuk maçlık süreyi doğru dürüst atak yapmadan tüketti. Sanırım olmayacağını fark edince bundan vazgeçti.
Hani sırtı kaleye dönük oynayabilen forvet oyuncusu konuşulur ya, biz buna sırtı kaleye dönük takım olarak yeni bir boyut kazandırdık. Bu sürede neredeyse bütün oyuncularımız sırtını rakip kaleye dönük oynadı.
Her oyuncumuz topu alınca baskıdan korkup bizim kaleye yöneldi ve dolayısıyla maçlarımızı rakip kaleye isabetli şut çekemeden bitirdik.
Shkendija maçının ikinci yarısında bir anda her şey değişti ve herkes yönünü rakip kaleye döndü. Aralara koşular başladı, aralara koşan oyuncularımıza ara paslar atıldı ve Shkendija’yı 4-0 yendik.
Bu galibiyet ile bir oh çektik ama yine de geleceğe dair endişemiz vardı, “Şayet ilk iki buçuk maçtaki gibi oynarsak, iyi bir takımla oynayınca bizi perişan eder.” diye fakat çok şükür korktuğumuz gibi olmadı.
Samsunspor tıpkı Shkendija maçının ikinci yarısında oynadığı gibi Gaziantepspor maçında da rakip kaleye yüzü dönük oynadı. Önde baskı yaparak rakibin çıkmasını engelledi. İlk iki buçuk maça göre çok pozisyon ürettik.
Herkes ileri oynadı, hemen hemen herkes şut çekti. Mendes, Tomasson, Van Drongelen, Holse, Madji, Cherif, Celil ve Elayis aklıma gelenler. Son haftalarda bir maçta bu kadar oyuncumuzun şut çektiğini hatırlamıyoruz.
Gaziantepspor’u yenemesek bile Samsunspor adına oyun olarak olumlu gelişmeyi gördük. Aynen böyle Throsten Fink Hocam, bu oyuna devam edelim. Bu bir buçuk maçta oynadığı oyun ile Celil bir adım öne çıktı ve kesinlikle böyle oynar ise Makoumbou yerine düşünülmeli.
Biz, Fink Hocanın bir buçuk maçlık oyun anlayışını çok beğendik. Bizim istediğimiz oyun tam da bu işte. Evet, belki gol atamadık fakat oyun olarak gelecek adına umut verdik. Bir de ama öyle ama böyle son dört resmi maçta gol yemedik.
Çok sıkışık bir maç trafiğine girdik. Önce Antalyaspor ile deplasmanda kupa da lider kalabilmek için mücadele edeceğiz. Fenerbahçe’den puan almanın sarhoşluğu içinde olma ihtimali yüksek olan Antalyaspor maçımız rahat geçer diye düşünüyoruz.
Ondan sonra Fenerbahçe deplasmanına gideceğiz. Fenerbahçe bu maçı mutlak kazanmak zorunda. Çünkü bu maçı kazanamaz ise bu sezonu da kaybedebilir. Onun için hakemlere de çok dikkat etmeli kırmızı kart ve penaltı riskine karşı oyuncuları uyarıp, tedbir almalıyız.
Ondan sonra Avrupa Konferans Ligi maçı için 19 Mayıs Stadında Rayo Vellecano ile karşılaşacağız. İşte bu maç Samsunspor tarihi için en önemli maçlardan birisi ve ilk ayak. Bu maçta İspanya deplasmanındaki ikinci maç için avantajlı skor arayacağız.
Burada büyük Samsunspor taraftarına son kez seslenmek istiyoruz. İkinci Lig’de iken Avrupa Kupaları sözü verilince bizlere ütopya gibi gelmişti. Bir mucize oldu, “Düşer miyiz?” endişesi yaşadığımız bir sezon sonunda Avrupa rüyamız inanılmaz bir şekilde gerçekleşti.
Son 16 için oynadığımız ilk maçı deplasmanda 1-0 kazanmıştık fakat buna rağmen ikinci maçta tribünler yine boş kaldı. Böyle bir maçta 7.743 taraftar büyük Samsunspor taraftarına yakıştı mı? Biz, daha önce sıradan maçlarda bile bu sayıdan fazlasına oynamıyor muyduk?
Takımımız toparlansa ve stat ful dolu olsa, büyük Samsunspor taraftarının desteği ile bu kupa yolunda finale çıkmamız hiç de zor değil. Yeter ki Samsunsporlu oyuncular kendine gelsin, terini son damlasına kadar akıtsın ve taraftar takıma sahip çıksın. Olmaz diye bir şey yok.
İnanırsak her şeyin olabileceğini geçen sezon gösterdik. Her şeye rağmen bu takım bizlerin İkinci Lig’e düşünce bile bırakmadığımız Samsunspor değil mi? Bugün zor şartlarda bile, bu seviyelerde mücadele eden Samsunspor’u neden desteklemeyelim ki?
