Cinsel İstismar, Çocuk Yaşta Evlilik ve Kanunlar
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"
Cinsel İstismar, Çocuk Yaşta Evlilik ve Kanunlar
En sonda söyleyeceğimizi en başta yazalım. Küçük çocuklara tecavüz edenler, çocuk yaşta olmasına rağmen birisiyle kaçarak evlenenler ve reşit olmamış kız çocuklarını zorla evlendirenler konulan yasaları hiçe saydıkları için suçludur ve yaptıklarının cezasını çekmelidirler.
Bizim kanaatimize göre kız veya erkek çocuklarına tecavüz eden namus yoksunudur, reşit olmamış kız çocuklarını zorla evlendiren aileler veya çocuk yaştaki kızları kaçırarak evlenmeye yeltenenler yasalara aykırı hareket ettikleri için mağdur değil, suçludurlar.
Dolayısıyla hiçbir suçun cezasız kalmaması ve bunların hak ettikleri cezaya çarptırılmaları gerekir. Zira herkes toplumun huzuru için yaşadığı ülkenin yasalarına uymak zorundadır ve kanunlara uymayanların cezalandırılmaları da normaldir.
Bu itibarla söz konusu kişileri hapisten kurtarmak için “af çıkarmak/düzenleme yapmak” normal değil, anormal bir durumdur. Çünkü bir defaya mahsus diyerek hukuk kurallarını çiğnemek, ikinci kez çiğnenmesinin kapısını aralar. Bu işleri yapmaya teşne olanlar artık cezasız kalan bu iğrenç suçu normal görmeye başlar ve toplumda oluşan yanlış algı nedeniyle başka mağduriyetler ortaya çıkmaya devam eder.
Bu nedenle bir gencin tecavüz ettiği kızla/kadınla evlenmesi onu aklamaya yetmez, yetmemelidir. Bu adam en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. “Mağdur ile tecavüzcü evlendiyse suç ortadan kalkmıştır” anlayışı sakat bir anlayıştır.Bu tecavüzcülere ve buna rıza göstermek zorunda bırakılıp şikâyetten vazgeçen çocuğun ailesine en ağır ceza verilmelidir. Zira herkes gözüne kestirdiği bir kızı arabaya atıp tecavüz ettikten sonra; “Ben onunla evlenmek istiyorum” dediğinde durum ne olacaktır? Anne ve baba istemeye istemeye bu duruma razı olsa bile devlet buna asla rıza göstermemelidir. Bu saçma zihniyet acilen ortadan kaldırılmalı ve tarihin çöp sepetine atılmalıdır.
“Ne yapalım erken yaşta evlilik bizim kültürümüzde var” veya “Romanların böyle bir yaşam tarzları var, biz de bu sorunu çözmeye çalışıyoruz” gibi bahanelerle böyle çağdışı bir zihniyeti savunmak doğru değildir. Bu suçu cezasız bırakmak suçu teşvik anlamına gelir. Buna hoşgörü göstermek küçük çocuklara tecavüzün ve erken yaşta evliliğin önünü açar. Dolayısıyla 18 yaşından önce evlenen gençler, onları teşvik eden/zorlayan aileler ve bu zihniyeti savunanlar yasalara aykırı davrandıkları için cezalandırılmalı ve hepsi hapse atılmalıdır.
Biz çok yönlü olarak meseleye baktığımızda şu üç teklifi sunuyoruz:
1. Küçük kız/erkek çocukları erken yaşta evlendirileceklerine “reşit oluncaya kadar zorunlu temel eğitimlerini” tamamlamalı ve diplomalarını mutlaka almalıdırlar. Zira bunlar bu toplumda yaşayacak, çocuk yetiştirecek ve başkalarını etkileyeceklerdir. Dolayısıyla bir devletin en önemli görevi yaşadığı dünyayı ve ülkesini tanıyan eğitimli bireyler yetiştirmektir. Zira iyi bir eğitim almış bireylerin topluma sağlayacağı katkı çok daha büyük ve önemlidir.
2. Evlenecek bütün gençler özellikle devlet kurumlarının düzenleyeceği ve dinini doğru kaynaklardan usulüne uygun öğreneceği “zorunlu seminer programlarına” katılıp “din eğitimi sertifikası” almalıdır. Sahte/sapkın tarikatların kucağına düşmemek için yetkilendirilmiş resmi kurumların organize edeceği bir yıllık eğitim programlarına katılıp sınavlarda başarılı olanlar bu belgeyi almaya hak kazanmalıdır. Zira bu gençler ileride anne ve baba olacak, çocuklarının dini sorularına cevap verecek ve onlara örnek olacaklardır. Bu bakımdan sahte cemaatlerin/tarikatların/terör örgütlerinin kucağına düşmemek ve evlatlarını iyi yetiştirebilmek için gençlerin zamanında sağlam dini bilgiler edinmeleri şarttır.
3. Evlenecek bütün gençler iyi bir anne-baba ve eş olabilmek için devlet kurumlarının düzenleyeceği evlilik öncesi zorunlu seminer programlarına katılıp “evlilik ehliyeti/sertifikası”almalıdır. Boşanmaların ve aile içi şiddetin en aza indirilmesi için yetkilendirilmiş resmi kurumların organize edeceği bir yıllık eğitim programlarına katılıp sınavlarda başarılı olanlar bu belgeyi almaya ve evlenmeye hak kazanmalıdır. Devlet karısına/kocasına nasıl davranacağını bilmeyen, evliliğin amacını/gayesini idrak etmeyen, evliliği sadece cinsel ihtiyaçları karşılama kurumu zanneden bireylerin evlenmesine asla izin vermemelidir. Öyle ki, evlilik ehliyeti uygulaması daha da geliştirilmeli ve tüm dünyaya model olacak seviyeye/olgunluğa getirilmelidir.
Özetle 18 yaşını dolduruncaya kadar bu üç temel eğitimi tamamlayıp diplomalarını/belgelerini/sertifikalarını alan ve hayata hazır hale gelen genç kız ve erkekler evlendirilmeli, bu şartları taşımayanların evlenmelerine asla ama asla müsaade edilmemelidir. Yasalara aykırı hareket edenler ise yaptıklarının karşılığını almalı, kesinlikle bunları acınmamalı ve bu üç temel eğitimin kalıcı ve sürdürülebilir kılınması için gereken bütün yasal düzenlemeler behemehal yapılmalıdır.
Sonuç olarak, “erken yaşta evlilik uygulaması” halkının büyük çoğunluğu Müslüman olan bu ülkeye yakışmamaktadır ve bu topraklardan ebediyen kaldırılmalıdır. Bunun için her türlü hukuki önlem alınmalı ve suçlular da hak ettikleri cezaya çarptırılmalıdır. Hiçbir kimse böyle bir suçu işledikten sonra “af beklentisi” veya “yeni düzenleme” arayışına girmemelidir. Kanaatimizce toplumun huzuru ve refahı ve İslâm’ın tüm dünyaya doğru dürüst temsil ve tebliğ edebilmesi için bu saydıklarımızın derhal hayata geçirilmesi elzemdir. Çünkü toplumun sorunlarına köklü ve kalıcı çözümler üretmeyen, ortak aklı devre dışı bırakan ve palyatif (anlık/geçici) tedbirlerle milletin zamanını çalan kişi ülkeye yarar değil, zarar verir. Bu itibarla dinini, ülkesini ve milletini seven bir ferdin kısa ve orta vadeli değil, uzun vadeli çözümlerden yana olması hem kendinin hem de tüm insanlığın yararınadır. (22.11.2016)
Sürü Bağışıklığı (Herd Immunity)
Yorum Yap Cevabı İptal Et
Bir dahaki sefere yorum yapmam için adımı, e-postamı ve web sitemi bu tarayıcıya kaydedin.
Δdocument.getElementById( "ak_js_1" ).setAttribute( "value", ( new Date() ).getTime() );
Hz. Ömer’in Nassları Yorumlama Yöntemi ve Fıkha Katkısı
Laiklik ve Birlikte Yaşam Ahlakı
İran Siyasetinin Arka Planı ve Şia Mezhebinin Rolü
Vahyin İnsanlığa Son Çağrısı: Anayasal Ahid
Oruç Nedir Ne Değildir!
Felsefenin Konumlandırılması ve Melez İnsan Gerçekliği
Öteki İle Temas Değerli Olabilir – Şiî Fıkhı...
Kalkınmanın Can Damarı: Fonlar
Toplam Ziyaretçi (Tekil Kişi): 2.034.686
Aşkın Kimyası için Prof. Dr. Oğuzhan Karatepe
Kelamcının Kur’an’ı Anlama Yolculuğu için Necibe Kurban
Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne Zirai Öğretimin 180. Yılı için Mudassir Hussain
Zihinsel İstiklal: Hakikat ve Yalanın Beyindeki Büyük Meydan Muharebesinin Nörobiyolojik ve Nörofiziksel Kökeni için Mehmet Karaca
Gelişmek İçin Yolumuza, Araplarla mı Yoksa Yahudilerle mi Yürümeliyiz? için Bülent Demirbek
Aptallığın Teorisi için Mehmet
Cerrahide Sanat ve Tutku için Doç.Dr. Vaner Köksal
İran Siyasetinin Arka Planı ve Şia Mezhebinin Rolü için Halil Bektaş
Cerrahide Sanat ve Tutku için Psikiyatr Dr.Bülent Demirbek
Güçlü Türkiye’nin Varoluş Denklemi: Üretim Hukuk ve Akıl Ekseninde Sistem Tasarımıdır için Bülent Demirbek
Ayın Konusu: 2023 Seçim Değerlendirmesi (12)
Ayın Konusu: 2024 Yerel Yönetim Seçim Sonuçlarının Değerlendirilmesi (13)
Ayın Konusu: Acil Durumlara Hazırlıklı mıyız? (11)
Ayın Konusu: Adaletin Üstünlüğü (25)
Ayın Konusu: Ahlak, Adalet ve Bilim İlişkisi (14)
Ayın Konusu: Akademik Kültürde Kaybedilen Değerler (15)
Ayın Konusu: Akademik Yayınlarda Hakemlik (13)
Ayın Konusu: Akademisyenden Üniversite Öğrencilerine Tavsiyeler (22)
Ayın Konusu: Akademisyenlerde Motivasyon Eksikliği (15)
Ayın Konusu: Akademisyenlerin 2023 Seçimine Bakışı (11)
Ayın Konusu: Anayasa Değişikliği (8)
Ayın Konusu: Asistan Eğitimi; Sorunlar – Çözümler (19)
Ayın Konusu: Bilim-Din İlişkisi (18)
Ayın Konusu: Bilim-Siyaset İlişkisi (16)
Ayın Konusu: Bilim, Din, Sanat Dili: Türkçe (13)
Ayın Konusu: Bilinç oluşturmak \ Algı yönetmek (11)
Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: AHLAK (22)
Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: EŞİTLİK ANLAYIŞIMIZ (16)
Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: YALAN (20)
Ayın Konusu: Cezasızlık Algısı (12)
Ayın Konusu: Covid-19 Pandemisinin İnsanlığa Mesajları (32)
Ayın Konusu: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi (12)
Ayın Konusu: Cumhuriyet ve Demokrasi (17)
Ayın Konusu: Doğrudan Demokrasi (12)
Ayın Konusu: Dünyadaki Siyasi Süreçler ve Türkiye (7)
Ayın Konusu: Enflasyon: Nedenleri ve Çözüm Önerileri (9)
Ayın Konusu: Fikri; Üretme Hakkı ve İfade Hürriyeti (29)
Ayın Konusu: Gelir Dağılımı (14)
Ayın Konusu: Haksız Kazanç (12)
Ayın Konusu: Hegemonya (11)
Ayın Konusu: İklim Değişikliği (11)
Ayın Konusu: İnsanın Çoğaltma ve Biriktirme Tutkusu (17)
Ayın Konusu: İstişare (25)
Ayın Konusu: Kumar – Bahis (9)
Ayın Konusu: Kuraklık: Türkiye’nin Su Yönetiminde Acil Ne Yapılmalı? (1)
Ayın Konusu: Liyakat (36)
Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunlarımız (5)
Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: "Geleneksel Din Anlayışı" (7)
Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: “Liyakatli İnsan Yetiştirme” (23)
Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: “Nüfus Artış Hızı” (5)
Ayın Konusu: Nasıl Bir Akademisyen? (17)
Ayın Konusu: Nasıl Bir Anayasa? (12)
Ayın Konusu: Nasıl Bir Belediye Başkanı? (15)
Ayın Konusu: Nasıl Bir Eğitim Sistemi? (19)
Ayın Konusu: Nasıl Bir Üniversite? (41)
Ayın Konusu: NATO (5)
Ayın Konusu: Nisâ Suresi 75. Ayet ve Müslümanlar (9)
Ayın Konusu: Oku’mak-Yaz’mak: Nasıl Anlamalı? (12)
Ayın Konusu: On Emir ve Yahudiler (8)
Ayın Konusu: Sağlık Sistemimizin Değerlendirilmesi (12)
Ayın Konusu: Siyasal Süreçler ve Tövbe (6)
Ayın Konusu: Sosyal Medya (13)
Ayın Konusu: Toplumsal Barışın Tesisi! Ama Nasıl? (18)
Ayın Konusu: Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. Yılı (24)
Ayın Konusu: Türkiye ve Bilim (12)
Ayın Konusu: Türkiye'de "Planlama Sistemi": Sorunlar ve Çözüm Önerileri (13)
Ayın Konusu: Türkiye'nin "'İran Siyaset'i" Ne Olmalı? (7)
Ayın Konusu: Türkiye'nin En Temel Sorunu ve Çözüm Önerileri (16)
Ayın Konusu: Üniversitelerimizde İnterdisipliner Çalışma Kültürü (12)
Ayın Konusu: Uyuşturucu Sorunu (14)
Ayın Konusu: Yapay Zeka (13)
Ayın Konusu: Yazarların Gözünden Akademik Akıl Platformu (11)
Ayın Konusu: Yeni Doçentlik Başvuru Şartları (11)
Ayın Konusu: Yenidoğan (Hastane) Çetesi ile İlgili Değerlendirmeler (11)
Güzel Sanatlar ve Tasarım (26)
İktisadi ve İdari Bilimler (149)
İnsan ve Toplum Bilimleri (12)
Sağlık Bilimleri (49)
Sosyal Medya Hesaplarımız
Bilgi paylaştıkça artar, fikir paylaştıkça gelişir.
Cinsel İstismar, Çocuk Yaşta Evlilik ve Kanunlar Mart 2, 2026
Cinsel İstismar, Çocuk Yaşta Evlilik ve Kanunlar
Sürü Bağışıklığı (Herd Immunity) Mart 2, 2026
Sürü Bağışıklığı (Herd Immunity)
Ortadoğu’da Yeni Satranç: ABD’nin İran Hamlesi Neden Çin’e Karşı? (28 Şubat 2026 Analizi) Mart 2, 2026
Ortadoğu’da Yeni Satranç: ABD’nin İran Hamlesi Neden Çin’e Karşı? (28 Şubat 2026 Analizi)
Pankreas Kanserinde Fitoterapi: Umut mu, Destek mi? Mart 2, 2026
Pankreas Kanserinde Fitoterapi: Umut mu, Destek mi?
Yazar olarak giriş yapın
Çıkış yapana kadar beni içerde tut.
@2024 - Akademik Akıl Tüm Hakları Saklıdır. Sitede yer alan makaleler kaynak gösterilmeden paylaşılamaz.
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
Bu websitesi kullanıcı deneyimini iyileştirmek için arkaplan datalarını anonim olarak tutmaktadır. Kabul etmek için yandaki butona tıklayabilirsiniz. Kabul Et KVKK Aydınlatma Metni
