menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Turistik Tuz Ekspresi ve Çankırı

9 0
yesterday

{vendor_count} satıcılarını yönetin

Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

İnsan ve Toplum Bilimleri

Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.

Turistik Tuz Ekspresi ve Çankırı

13 Haziran 2026 Cumartesi günü Ankara Tabip Odası tarafından düzenlenen günübirlik Çankırı gezisine katılma fırsatım oldu. Doğrusu beklentim fazla değildi, nihayet Çankırı’yı biraz daha yakından tanıyacaktım. Uzun süredir de trenle seyahat etmemiştim, trenle gidilecek olması da cazip geldi ve katılmaya karar verdim. Daha önce bir kez arabayla gitmiştim Çankırı’ya, doğrusu fazla bir özelliği olmayan taşrada bir kasaba gibi izlenim bırakmıştı. Ancak bir hafta önce yaptığım günübirlik Çankırı gezisi beklentilerimi fersah fersah aştı, iyi ki katılmışım dedirtti.

Sabah yedi kırk beşte “Turistik tuz ekspresi” ile Tarihi Ankara Garı’ndan başladı gezimiz. Dört vagon olan trenimizde dört ayrı turizm şirketinin kırk civarında konuğu vardı. Bizim grubumuzda çoğunluğu hekim olan 42 kişiydik. Çayımızı, kahvemizi termoslarla yanımıza almıştık. Ankara’yı çıktıktan sonra trenimiz yağışlı geçen mevsim nedeniyle yemyeşil arazilerden geçerek yoluna devam ediyordu. Bir süre sonra her ikisi de Çankırı Karatekin Üniversitesi öğrencisi olan iki genç arkadaş tarafından dağıtılan sandviç ve meyve sularımız eşliğinde ve yanımızda getirdiğimiz sıcak içeceklerimizle sade ama keyifli bir kahvaltı yaptık. Kahvaltı faslından sonra öğrencilerden birisi gitarı ve sesiyle küçük bir konser verdi, diğer genç arkadaş ise Çankırı’nın maskotu olan Tuzi kıyafeti ile oynayarak arkadaşına eşlik ediyordu. Tuzi de kim derseniz ilerleyen bölümlerde bahsedeceğimiz çorak yerler ve yeraltı tuz şehrinden esinlenilerek oluşturulmuş bir maskot. Çankırı Belediyesi, tarihi mirası canlandırmak ve dünyaya tanıtmak amacıyla, çorak yerlerde fosil kalıntıları bulunan kılıç dişli kaplanı; daha sevimli ve cana yakın bir karaktere dönüştürüp, ismini de kentin binlerce yıllık devasa kaya tuzu rezervlerine ithafen “Tuzi” koyarak şehrin maskotu ilan etmiştir. Yani Tuzi, gücünü milyon yıllık fosillerden, adını ise yer altındaki tuz şehrinden almıştır.

Üç saat süren rahat bir yolculuk sonrası Çankırı tren garına ulaştık. Gezinin ayrıntılarına geçmeden “Turistik Tuz Ekspresi” ve gezi organizasyonundan bahsetmek gerekir. Turistik Tuz Ekspresi, ilk olarak 1934 yılında “Tenezzüh (Gezinti) Treni” adıyla seferlere başlamıştır. Bu tarihi seferlere 90 yıl sonra ara verilmiş olup, proje 18 Mayıs 2024 tarihinde yeniden canlandırılarak modern formatıyla ilk turistik seferini gerçekleştirmiştir. Organizasyon Çankırı Valiliğinin koordinasyonunda; Çankırı Belediyesi, TCDD, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA), Çankırı İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Çankırı Konfederasyonu ve TÜRSAB Orta Anadolu Bölge Temsil Kuruluna bağlı seyahat acentalarının iş birliğiyle yürütülmektedir.  Amaç Çankırı ilinin turizm potansiyelinin ortaya konulması ve geliştirilmesi olup, kaya tuzunun başkenti olarak anılan Çankırı’nın bu konseptine uygun olarak  “Tuz Ekspresi” ismini almıştır. Ankara-Çankırı-Ankara güzergahında cumartesi günleri günübirlik olarak sefer yapan turistik tren 250 yolcu kapasitesine sahip olup, 07.45’de Ankara Garından hareket etmekte, Çankırı programının tamamlanmasının ardından akşam 19.45’te Çankırı Garından hareket ederek Ankara’ya dönmektedir. Tren Çankırı garına ulaştıktan sonra programın şehir merkezine kadar olan başlangıç kısmı Çankırı Belediyesi tarafından gerçekleştiriliyor. Bizde grubumuz ve rehberimizle birlikte trenden indikten sonra garda, belediyenin görevlendirdiği yerel rehber ile birlikte yine belediyeye ait otobüsümüze yerleşerek gezimize başladık. İlk durağımız şehir merkezinin 18 km doğusunda merkez ilçeye bağlı Balıbağı köyü sınırları içerisinde yer alan ve Çankırı Belediyesi tarafından işletilen “Yer Altı Tuz Şehri (Tuz Mağarası) “. İçinde yer yer sarkıt ve dikitlerin olduğu, bazı yerlerde tavandan tuzlu suyun damladığı, 6–8 m yüksekliğindeki galerilerden oluşan, uzunluğu 8 km’ye ulaşan 800 dönümlük  devasa bir yer altı şehri. Işıklandırma çok güzel, galerilerin geçişlerinde maviden laciverte değişen bir refle veriyor. Galerilerde tuzdan yapılmış heykeller, çorak topraklardan kalan fosiller, yüzyıl öncesine ait raylar, tuz taşıyan araba kalıntısı ve arabayı çeken eşeğe ait iskelet, belediyeye ait bir kafe ve çocuk bahçesi var. İçinde hiç nem bulunmayan mağarada sağlık turizmine yönelik, alternatif tıp uygulamaları gerçekleştirildiği bir terapi bölümü de bulunmakta. Mağara dışında yine belediyeye ait hediyelik eşya ve kaya tuzu satış yeri de mevcut. Tuz mağarası dünyanın sayılı tuz mağaralarından biri. Hitit döneminden beri tuz çıkarıldığı biliniyor. Bir ucu ülkemizin doğusunda Tuzluca ve sınırlarımızın dışında Nahçıvan’a kadar uzanan Çankırı Tuz Mağarası’ndaki beş milyar tonluk devasa kaya tuzu rezervlerinin, Türkiye’nin tuz ihtiyacını yaklaşık 400 yıl boyunca karşılayabilecek kapasitede olduğu tahmin ediliyor. Dahası mağaradan elde edilen kaya tuzu deniz ve göllerdeki mikroplastik karışmış tuzların aksine mikroplastik içermediği ve içinde bulunan çok sayıda mineralle zenginleşmiş olması nedeniyle de miktarına ek olarak kalitesi ile de öne çıkmış durumda. Tuz........

© Akademik Akıl