Doktorların Yazısı Neden Çirkin?
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"
Doktorların Yazısı Neden Çirkin?
Geçenlerde bir hastama reçete yazarken, “Umarım okunabilir yazarım.” diye söze başladığımda hastam, “Doktorların yazısı neden çirkin?” diye sordu.
Evet, çoğumuzun yazısı çirkin. “Neden çirkin?” diye beynim sorgularken ilk aklıma gelen düşünce şu oldu:
Çünkü her şeyi hızlı yapmak, aynı anda birkaç şeyi düşünmek, hiçbir şeyi kaçırmadan not almak ve o kadar çok koşturmak zorunda kalıyoruz ki yazımız ancak kendi anlayabileceğimiz karakterlerle vücut buluyor.
Üniversite amfilerinde en ön sıralarda yer tutmak için çaba harcayan güruhtaydım. Dört yüz küsür kişilik kocaman bir amfide önlerde oturursam hocalarımızın anlattıklarını daha iyi duymam ve böylece her şeyi not alabilmem mümkün olacaktı. Kelime kelime not alırdım. Ne kadar iyi not tuttuğumu gören arkadaşlarım bir heves notlarımı ister, bakar, vazgeçerlerdi. Notlarımı benden başkasının okuması zordu.
“Neden böyle her şeyi yazmak zorunda hissediyordum?” sorusunun yanıtını yıllar sonra bir eğitimde aldım. Öğrenme türlerine yönelik yapılan bir testte işitsel öğrenmemin ön planda olduğu sonucu çıkmıştı. Daha çok dinleyerek öğreniyordum. Sonra, kendi yazdıklarımı çalışırken iç sesimle okuduğumu fark ettim. Sadece kitaptan okuyarak öğrenmek benim için çok daha fazla tekrar gerektiren bir durumdu. Ancak dinleyip aldığım notları tekrar etmek kolaydı. Bu nedenle cümlelerle yazma ihtiyacı duyuyordum. Tabii, bu da her geçen gün yazımı çirkinleştirmiş, bir yandan da kendime has kısaltmalarla yazım iyice anlaşılmaz olmuştu.
Gerçi, ortaokuldan beri güzel yazmadığım da bir gerçek. Hatırlıyorum da ilkokulda güzel yazmaya uğraştığımda zorlanarak da olsa güzel yazabilmiştim, lakin benim için sürdürülebilir değildi. Daha o zamanlar doktor olacağım belli miydi?
Üniversite bitti, önce pratisyen hekim olarak çalışmaya başladım. Çalıştığım sağlık ocağı çok yoğun değildi. Asistanlığı kazanıp çalışmaya ve acilde nöbet tutmaya başladıktan sonra ne kadar hızlı hasta bakılabileceğini öğrendim. Servis ve poliklinik de yoğundu tabii ki ama acil, hepsinden daha yoğundu. Bazı saatlerde, saatte 30 hasta ile hasta başına iki dakika ancak düşüyordu. Bu sürenin içine hastanın muayenesi, tetkiki, tedavisi, deftere kaydı ve reçetesi de dahilken hızlanmaktan başka çare yoktu. Elim, kâğıda “çizikler” atıyordu.
Yıllar böylece geçip gitti. Meslekte, yoğun hasta baktığım dönemlerden, vaktimi hastamın durumuna göre ayarlayabildiğim döneme geçiş yaptım.
Elim, kâğıtta öyle hızlı kaymaya alışmış ki yavaşlayamıyor.
Zihnimin de yavaşlamakta zorlanması gibi.
Günümüzde dijitalleşme ile artık elektronik ortamda hastaların dosyalarını oluşturmak ve reçete yazmak mümkün. El yazısına bağımlılığımız azaldı. Gelecekte doktorların el yazısı nasıl olacak, diye merak ediyorum. Güzelleşir mi? Yoksa el yazısını tümden unutur muyuz?
Yeni nesilde el yazısı yazma alışkanlığı çok az. Tıp fakültesinde öğrenciler, hocanın daha önce yolladığı slaytlar üzerine dijital olarak not almakta. Kendim de herhangi bir toplantıya katıldığımda telefonumun notlar kısmına yazıyorum. Hatta bazen semineri anlatan hocalarımız, onları dinlemediğimi düşünebiliyor. Hâlbuki ben telefonuma, öğrenme stilime uygun olarak not almaya/cümleler hâlinde söylenilenleri yazmaya devam ediyorum. Ve notlarımı artık herkes okuyabiliyor. Derste telefonu elinde olan öğrencilere de, belki onlar da not alıyorlardır düşüncesiyle kızamıyorum.
Aslında bilgi her yerdeyken ve kolayca ulaşılabiliyorken neden hâlâ not alma ihtiyacı duyduğumu ara ara sorguluyorum.
TUS dershanelerinin yaygın olmadığı dönemlerde TUS sınavına çalışmak için kitap okurduk, baba kitapları, hem de defalarca tekrar atarak. Şimdi okunan kitaplar, dershanelerin önerdiği kısa konu anlatımlı özet kitaplar.
Sadece kitap okuyup hiç derse girmeyen dönem arkadaşlarıma selam olsun.
Bu arada itiraf edeyim, yazısı güzel olan doktorlara çok imreniyorum.
Kȃşgarlı Mahmud’un Büyük Ülküsünü Yeniden Okumak
Yorum Yap Cevabı İptal Et
Bir dahaki sefere yorum yapmam için adımı, e-postamı ve web sitemi bu tarayıcıya kaydedin.
Δdocument.getElementById( "ak_js_1" ).setAttribute( "value", ( new Date() ).getTime() );
Acilde Vaka Yönetim Prensipleri: Triyajın Ötesinde, Hekim Sezgisi...
Bir Teselli Ver… Antibiyotik Olsun
Liberal Felsefe ve Hekimlik -1
Plasebo, Nosebo, Şimdi de Lessebo
Quo Vadis*, Birinci Basamak?”
Sağlıkta Yeni Bir Eşik: Vaka Yönetimi Neden Artık...
Tıp Fakültesini Bitiren Herkes Doktor Olur, Ama İyisi...
Her Gün Yuttuğunuz O “Küçük Hap” Sizi Yavaş...
Hayat Suyu: Bir Reçete Olarak Su Yönetimi
Toplam Ziyaretçi (Tekil Kişi): 2.049.346
İmamların Teravih Namazı ile Sınavı: Hız ve Huşu Arasında Bir İbadetin Sosyolojisi için Muhammed Fatih Yakut
8 Mart Dünya Kadınlar Günü: Utanç Taraf Değiştirmeli için Haldun Güner
Bir Çınar Ağacının Hafızası için Doç.Dr. Hande Sanem Çınar
İran’da Alevler Gökyüzüne Yükselirken İslâm Dünyası Ne Düşünüyor? için Nihat Akyol
İran’da Alevler Gökyüzüne Yükselirken İslâm Dünyası Ne Düşünüyor? için Hasan Arslan
Buzda “Buz Gibi” Hissetmek için Saliha Eroğlu Demir
Narsizm, Kapitalizm, Emperyalizm, Siyonizm… Trump Döneminin Paradigması için Doç.Dr. Abdullah Cüneyt Hocagil
Sağlıkta Yeni Bir Eşik: Vaka Yönetimi Neden Artık Bir Tercih Değil, İhtiyaçtır? için Doç.Dr. Abdullah Cüneyt Hocagil
Sağlıkta Yeni Bir Eşik: Vaka Yönetimi Neden Artık Bir Tercih Değil, İhtiyaçtır? için Doç.Dr. Abdullah Cüneyt Hocagil
Sağlıkta Yeni Bir Eşik: Vaka Yönetimi Neden Artık Bir Tercih Değil, İhtiyaçtır? için Doç.Dr. Abdullah Cüneyt Hocagil
Ayın Konusu: 2023 Seçim Değerlendirmesi (12)
Ayın Konusu: 2024 Yerel Yönetim Seçim Sonuçlarının Değerlendirilmesi (13)
Ayın Konusu: Acil Durumlara Hazırlıklı mıyız? (11)
Ayın Konusu: Adaletin Üstünlüğü (25)
Ayın Konusu: Ahlak, Adalet ve Bilim İlişkisi (14)
Ayın Konusu: Akademik Kültürde Kaybedilen Değerler (15)
Ayın Konusu: Akademik Yayınlarda Hakemlik (13)
Ayın Konusu: Akademisyenden Üniversite Öğrencilerine Tavsiyeler (22)
Ayın Konusu: Akademisyenlerde Motivasyon Eksikliği (15)
Ayın Konusu: Akademisyenlerin 2023 Seçimine Bakışı (11)
Ayın Konusu: Anayasa Değişikliği (8)
Ayın Konusu: Asistan Eğitimi; Sorunlar – Çözümler (19)
Ayın Konusu: Bilim-Din İlişkisi (18)
Ayın Konusu: Bilim-Siyaset İlişkisi (16)
Ayın Konusu: Bilim, Din, Sanat Dili: Türkçe (13)
Ayın Konusu: Bilinç oluşturmak \ Algı yönetmek (11)
Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: AHLAK (22)
Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: EŞİTLİK ANLAYIŞIMIZ (16)
Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: YALAN (20)
Ayın Konusu: Cezasızlık Algısı (12)
Ayın Konusu: Covid-19 Pandemisinin İnsanlığa Mesajları (32)
Ayın Konusu: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi (12)
Ayın Konusu: Cumhuriyet ve Demokrasi (17)
Ayın Konusu: Doğrudan Demokrasi (12)
Ayın Konusu: Dünyadaki Siyasi Süreçler ve Türkiye (7)
Ayın Konusu: Enflasyon: Nedenleri ve Çözüm Önerileri (9)
Ayın Konusu: Fikri; Üretme Hakkı ve İfade Hürriyeti (29)
Ayın Konusu: Gelir Dağılımı (14)
Ayın Konusu: Haksız Kazanç (12)
Ayın Konusu: Hegemonya (11)
Ayın Konusu: İklim Değişikliği (11)
Ayın Konusu: İnsanın Çoğaltma ve Biriktirme Tutkusu (17)
Ayın Konusu: İstişare (25)
Ayın Konusu: Kumar – Bahis (9)
Ayın Konusu: Kuraklık: Türkiye’nin Su Yönetiminde Acil Ne Yapılmalı? (8)
Ayın Konusu: Liyakat (36)
Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunlarımız (5)
Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: "Geleneksel Din Anlayışı" (7)
Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: “Liyakatli İnsan Yetiştirme” (23)
Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: “Nüfus Artış Hızı” (5)
Ayın Konusu: Nasıl Bir Akademisyen? (17)
Ayın Konusu: Nasıl Bir Anayasa? (12)
Ayın Konusu: Nasıl Bir Belediye Başkanı? (15)
Ayın Konusu: Nasıl Bir Eğitim Sistemi? (19)
Ayın Konusu: Nasıl Bir Üniversite? (41)
Ayın Konusu: NATO (5)
Ayın Konusu: Nisâ Suresi 75. Ayet ve Müslümanlar (9)
Ayın Konusu: Oku’mak-Yaz’mak: Nasıl Anlamalı? (12)
Ayın Konusu: On Emir ve Yahudiler (8)
Ayın Konusu: Sağlık Sistemimizin Değerlendirilmesi (12)
Ayın Konusu: Siyasal Süreçler ve Tövbe (6)
Ayın Konusu: Sosyal Medya (13)
Ayın Konusu: Toplumsal Barışın Tesisi! Ama Nasıl? (18)
Ayın Konusu: Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. Yılı (24)
Ayın Konusu: Türkiye ve Bilim (12)
Ayın Konusu: Türkiye'de "Planlama Sistemi": Sorunlar ve Çözüm Önerileri (13)
Ayın Konusu: Türkiye'nin "'İran Siyaset'i" Ne Olmalı? (7)
Ayın Konusu: Türkiye'nin En Temel Sorunu ve Çözüm Önerileri (16)
Ayın Konusu: Üniversitelerimizde İnterdisipliner Çalışma Kültürü (12)
Ayın Konusu: Uyuşturucu Sorunu (14)
Ayın Konusu: Yapay Zeka (13)
Ayın Konusu: Yazarların Gözünden Akademik Akıl Platformu (11)
Ayın Konusu: Yeni Doçentlik Başvuru Şartları (11)
Ayın Konusu: Yenidoğan (Hastane) Çetesi ile İlgili Değerlendirmeler (11)
Güzel Sanatlar ve Tasarım (26)
İktisadi ve İdari Bilimler (150)
İnsan ve Toplum Bilimleri (12)
Sağlık Bilimleri (49)
Sosyal Medya Hesaplarımız
Bilgi paylaştıkça artar, fikir paylaştıkça gelişir.
Acilde Vaka Yönetim Prensipleri: Triyajın Ötesinde, Hekim Sezgisi ve Güvenlik Çemberi Mart 16, 2026
Acilde Vaka Yönetim Prensipleri: Triyajın Ötesinde, Hekim Sezgisi ve Güvenlik Çemberi
Rant Üreten Ekosistem Kıskacındaki Demokrasimiz: Görünen Siyasal Mücadele Görünmeyen Yapısal Sistem Mart 16, 2026
Rant Üreten Ekosistem Kıskacındaki Demokrasimiz: Görünen Siyasal Mücadele Görünmeyen Yapısal Sistem
Bir Yemek Kaşığı Su İçin Mücadele Mart 16, 2026
Bir Yemek Kaşığı Su İçin Mücadele
Kuraklık Mart 16, 2026
Yazar olarak giriş yapın
Çıkış yapana kadar beni içerde tut.
@2024 - Akademik Akıl Tüm Hakları Saklıdır. Sitede yer alan makaleler kaynak gösterilmeden paylaşılamaz.
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
Bu websitesi kullanıcı deneyimini iyileştirmek için arkaplan datalarını anonim olarak tutmaktadır. Kabul etmek için yandaki butona tıklayabilirsiniz. Kabul Et KVKK Aydınlatma Metni
