menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Lokman (A.S.)

29 0
20.04.2026

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"

Lokman’ın (as.) İslam kültüründe önemli bir yeri olduğu gibi, İslam öncesindeki dönemlerde de onun hakkında çeşitli efsane, menkıbe, şiir ve darbı mesellerin var olduğu da nakledilmektedir. O, cahiliye döneminin hikmet sahibi uzun ömürlü kahramanı olarak anlatılmaktadır. Onunla ilgili verilen çeşitli bilgiler, umumiyetle hikmetli şiirler zümresine girmektedir. O, daha çok kıssa hikâye kahramanı olarak tanıtılmaktadır. Lokmanın (as.) kimliği hakkında değişik şeyler rivayet edilmektedir. Onun bir marangoz, bir çoban, biçimsiz bir köle, Mısırlı bir köle veya Habeşli siyah bir köle olduğuna dair değişik rivayetler vardır. Lokmanın öğütlerinin Asur ve Ninova Kralı Senharib’in (m. ö. 704-681) baş danışmanı olan Ahikar’ın öğütlerine benzediği için onun Ahikar olduğunu savunanlar da vardır.[1] Lokman kelimesinin köken itibariyle Süryanice veya İbranice olduğu kabul edilmektedir.[2]

Bazı rivayetlere göre bir gün Lokman’ın efendisi bir koyunu kesmesini ve en iyi yerinden iki parça et getirmesini istemiştir. Lokman koyunu kesmiş efendisine koyunun dilini ve yüreğini getirmiştir. Birkaç gün sonra yine ondan bir koyunu kesmesini istemiş ve en kötü yerinden iki parça et getirmesini istemiştir. Lokman yine hayvanın dilini ve yüreğini getirmiş. Efendisi Lokman’dan her iki isteğinde de aynı et parçalarını getirmesinin sebebini sorması üzerine, Lokman ona şu cevabı vermiştir: İnsanda bu iki uzuv (dil ve yürek) iyi olursa o insandan daha iyisi, bu iki uzuv kötü olursa o insandan daha kötüsü olmaz” diye cevap vermiştir. Bazı rivayetlerde yalnız dil geçmektedir.[3]

Üzeyir, Lokman ve Zülkarneyn’in adı Kur’an-ı Kerim’de geçtiği halde peygamber olup olmadıkları hakkında ihtilaf vardır. Kur’an-ı Kerim’de bildirildiğine göre bunlardan Lokman’a (as.) hikmet verilmiş; ancak peygamberliği tartışmalıdır. Lokman (as.) Kur’an-ı Kerimde Lokman Suresinde iki defa ismen zikredilmektedir. Ardından Lokman’ın (as.) nasihatlerine yer verilmektedir:

وَلَقَدْ آتَيْنَا لُقْمَانَ الْحِكْمَةَ أَنِ اشْكُرْ لِلَّهِ وَمَن يَشْكُرْ فَإِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِهِ وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ حَمِيدٌ {12} وَإِذْ قَالَ لُقْمَانُ لِابْنِهِ وَهُوَ يَعِظُهُ يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللَّهِ إِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ {13} وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حَمَلَتْهُ أُمُّهُ وَهْناً عَلَى وَهْنٍ وَفِصَالُهُ فِي عَامَيْنِ أَنِ اشْكُرْ لِي وَلِوَالِدَيْكَ إِلَيَّ الْمَصِيرُ {14} وَإِن جَاهَدَاكَ عَلى أَن تُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا وَصَاحِبْهُمَا فِي الدُّنْيَا مَعْرُوفاً وَاتَّبِعْ سَبِيلَ مَنْ أَنَابَ إِلَيَّ ثُمَّ إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ {15} يَا بُنَيَّ إِنَّهَا إِن تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ فَتَكُن فِي صَخْرَةٍ أَوْ فِي السَّمَاوَاتِ أَوْ فِي الْأَرْضِ يَأْتِ بِهَا اللَّهُ إِنَّ اللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ {16} يَا بُنَيَّ أَقِمِ الصَّلَاةَ وَأْمُرْ بِالْمَعْرُوفِ وَانْهَ عَنِ الْمُنكَرِ وَاصْبِرْ عَلَى مَا أَصَابَكَ إِنَّ ذَلِكَ مِنْ عَزْمِ الْأُمُورِ {17} وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِي الْأَرْضِ مَرَحاً إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍ {18} وَاقْصِدْ فِي مَشْيِكَ وَاغْضُضْ مِن صَوْتِكَ إِنَّ أَنكَرَ الْأَصْوَاتِ لَصَوْتُ الْحَمِيرِ {19}

“Kesin olarak bilin ki biz Lokman’a, ‘Allah’a şükret!’ diye hikmet/bilgelik vermiştik. Kim şükrederse, muhakkak ki kendi lehine şükretmiş olacaktır. Kim nankörlük ederse, hiç şüphesiz Allah ganidir/hiç kimsenin şükrüne muhtaç değildir, övülmeye en layıktır. Hani Lokman oğluna nasihat ederken ona, ‘Yavrucuğum! Sakın Allah’a ortak koşma! Allah’a ortak koşmak, kesinlikle büyük bir zulümdür’ demişti. Biz insana, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu çeşitli acılarla taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yıl içerisinde olmuştur. O halde bana ve anne babana şükret, dönüş banadır. Eğer anne baban, seni bilmediğin konularda bana şirk koşmaya zorlarlarsa, sakın onlara o konuda itaat etme. Dünya hayatında onlarla........

© Akademik Akıl