menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İsa Peygamber

23 0
previous day

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"

Kur’an-ı Kerim’de yaratıklar arasında arındırılmış, saf ve temiz kılınmış Âdem, Nuh, İbrahim ve İmran ailelerinden bahsedilmektedir.[1] İsa peygamberin annesi Meryem, İmran ailesindendi. İsa peygamberin doğumu ve ölümü hakkında değişik görüş ve yorumlar ileri sürülmektedir. İsa (as.), Kur’an-ı Kerim’de İsa (as.), İbn Meryem/Meryem’in oğlu ve Mesih diye anılan, bir de kendisine kutsal kitap İncil verilen peygamberdir. O, Hz. Muhammed’i (sav.) müjdelemiştir. Kur’an-ı Kerim’de o, “Allah’tan bir ruh ve kelime” olarak tavsif edilmekle beraber, onun bir kul olduğu vurgulanmaktadır. Ancak Hıristiyanlık inancında o, İsa Mesih Tanrı’nın oğlu, dolayısıyla tanrı kabul edilmektedir. Batı dillerinde İsa için kullanılan “Jesus”, İbranice Yehoşua’nın kısaltılmış şekli olan Yeşua’dır. O da “Yahve kurtuluştur, Yahve kurtarır” anlamındadır. Kelime “Iesous” şeklinde Grekçe’ye, oradan da “Iesus” biçiminde Latinceye geçmiştir. İsa’nın ismi İncillerde ve Pavlus’un mektuplarında Iesous olarak geçmektedir.[2]

İslam kültüründe de “İsa” kelimesi hakkında değişik tanım ve yorumlar yapılmıştır. Ancak müslüman dilciler genellikle bu kelimenin İbrânîce veya Süryânîce’den geldiğini ve Arapçalaşmış özel bir isim olduğunu kabul etmektedir.[3]

Hıristiyanlığın en belirgin vasfı, İsa (as.) ile ilgili inanç ve telakkiler üzerine temellendirilmiş bir din olmasıdır. Bu nedenle İsa’nın (as.) kimliği, tabiatı ve mesajı Hıristiyanlık tarihi boyunca çok tartışılmış, onun hakkında pek çok eser kaleme alınmıştır. Onun dünya hayatından ziyade, dini hayatı ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Çünkü Hıristiyanlığın temel nasları, İsa (as.) ile ilgilidir. Bu dinin inancına göre İsa (as.), Allah’ın bedenleşmiş kelamıdır, dolayısıyla Tanrıdır. Tanrı’nın yaratılmamış olan ezeli mesajı, bedenleşmiş olup İsa olarak insanlar arasına çıkmıştır. Bu nedenle Hıristiyanlar İsa’ya “Tanrı oğlu, rab, mesih” unvanlarını vermektedir. Nitekim İncillerde Tanrı’nın ondan “oğlum”, onun da Tanrı’dan “babam” diye bahsettiği çeşitli pasajlar yer almaktadır. Bunlar da İsa’nın uluhiyetine delil olarak gösterilmektedir. Buna karşılık İsa’nın ilâh olmadığını savunanlar da vardır. Onlar da delillerini İncillere dayandırmaktadırlar.[4]

Kur’an-ı Kerîm’de on beş surede doksan üç ayette İsa’nın (as.) ismi zikredilmektedir. Daha çok Alu İmran, el-Mâide ve Meryem surelerinde onun doğumunun müjdelenmesi, dünyaya gelişi, tebliği, mucizeleri, dünyadaki hayatının sonu ve Allah katına yükseltilişiyle ilgili bilgi verilmektedir.

O, Kur’an-ı Kerim’de hem İsa hem İbn Meryem hem de Mesih olarak adlandırıldığı gibi başka isimlerle de anılmaktadır. Ayrıca kendisine çok sayıda unvan da verilmektedir. Yirmi beş defa İsa, on altısı İsa kelimesiyle birlikte olmak üzere yirmi üç defa İbn Meryem şeklinde geçmektedir. Mesih kelimesi ya tek başına[5] veya Mesih İbn Meryem[6] ya da Mesih İsa b. Meryem[7] şeklinde on bir yerde geçmektedir. Ancak Kur’an-ı Kerim’deki Mesih kelimesi, Hıristiyanların bu kelimeye yüklediği anlamda değildir. Îsa Mesih diğer peygamberler gibi yaratılmıştır, bir kuldur. Ona uluhiyet nispet etmek, onu rab edinmek kesinlikle doğru değildir.[8] Kur’an-ı Kerim’in bir ayetinde onun hakkında şu bilgiler verilmektedir:

يَا أَهْلَ الْكِتَابِ لاَ تَغْلُواْ فِي دِينِكُمْ وَلاَ تَقُولُواْ عَلَى اللّهِ إِلاَّ الْحَقِّ إِنَّمَا الْمَسِيحُ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ رَسُولُ اللّهِ وَكَلِمَتُهُ أَلْقَاهَا إِلَى مَرْيَمَ وَرُوحٌ مِّنْهُ فَآمِنُواْ بِاللّهِ وَرُسُلِهِ وَلاَ تَقُولُواْ ثَلاَثَةٌ انتَهُواْ خَيْراً لَّكُمْ إِنَّمَا اللّهُ إِلَـهٌ وَاحِدٌ سُبْحَانَهُ أَن يَكُونَ لَهُ وَلَدٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَات وَمَا فِي الأَرْضِ وَكَفَى بِاللّهِ وَكِيلاً {171}

“Ey Kitap ehli! Dininizin sınırlarını aşmayın ve Allah hakkında yalnız gerçeği söyleyin! Muhakkak ki Meryem oğlu İsa Mesih, Allah’ın peygamberi, Meryem’e ulaştırdığı kelimesi ve kendinden bir ruhtur. Allah’a ve peygamberlerine inanın, “üçtür” demeyin. Kendi hayrınız için bundan vazgeçin. Muhakkak ki Allah, tek bir ilahtır. O, çocuğu olmaktan münezzehtir. Göklerde ve olanlar onundur. Kendisine güvenilecek vekil olarak Allah yeter.”[9]

Bu ayette İsa’nın (as.) Meryem’in oğlu Mesih, Allah’ın peygamberi, Allah’ın kendi ruhundan Meryem’e ulaştırdığı kelimesi olarak tanımlanmaktadır. Başka ayetlerde de şu bilgiler verilmektedir:

إِذْ قَالَتِ الْمَلآئِكَةُ يَا مَرْيَمُ إِنَّ اللّهَ يُبَشِّرُكِ بِكَلِمَةٍ مِّنْهُ اسْمُهُ الْمَسِيحُ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ وَجِيهاً فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ وَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ {45}وَيُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلاً وَمِنَ الصَّالِحِينَ {46}

“Hani melekler, ‘Ey Meryem! Muhakkak ki Allah, sana kendinden bir sözü müjdelemektedir. Onun adı, Meryem oğlu İsa olan Mesih’tir. O, dünya ve ahirette vecih/şerefli ve Allah’a yakın olanlardandır. O, hem beşikte iken hem de yetişkin iken insanlarla konuşacak ve iyilerden olacaktır’ demişlerdi.”[10]

Kur’an-ı Kerim’in daha pek çok yerinde İsa (as.) hakkında bilgi verilmektedir. Aşağıdaki ayetlerde de onun peygamber olduğu, İsrail Oğullarını hidayete davet ettiği ve onun kendisinden sonra gelecek olan son peygamber Hz. Muhammed’i (sav.) müjdelemiş olduğu haber verilmektedir:

وَإِذْ قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ إِنِّي رَسُولُ اللَّهِ إِلَيْكُم مُّصَدِّقاً لِّمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرَاةِ وَمُبَشِّراً بِرَسُولٍ يَأْتِي مِن بَعْدِي اسْمُهُ أَحْمَدُ فَلَمَّا جَاءهُم بِالْبَيِّنَاتِ قَالُوا هَذَا سِحْرٌ مُّبِينٌ {6} وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَى عَلَى اللَّهِ الْكَذِبَ وَهُوَ يُدْعَى إِلَى الْإِسْلَامِ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ {7} يُرِيدُونَ لِيُطْفِؤُوا نُورَ اللَّهِ بِأَفْوَاهِهِمْ وَاللَّهُ مُتِمُّ نُورِهِ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ {8} هُوَ الَّذِي أَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدَى وَدِينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ {9}

“Meryem oğlu İsa, ‘Ey İsrail Oğulları! Muhakkak ki ben, benden önce gönderilmiş olan Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmet adında bir elçiyi size müjdelemek üzere gönderilmiş bir resulüm/elçiyim’ demişti. Ancak İsa’nın müjdelediği o elçi kendilerine apaçık deliller getirdiğinde, onlar, ‘Bu, apaçık bir büyüdür’ demişlerdi. Kim, İslam’a çağrıldığı halde, Allah’a iftira edenden daha zalim olabilir? Allah, zalim topluluğu asla hidayete/doğru yola iletmez. Onlar, Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istemektedirler. İnkâr edenler hoş görmeseler dahi, Allah nurunu tamamlayacaktır. Allah’a ortak koşanlar istemeseler bile Allah, dinini bütün dinlere üstün kılmak üzere peygamberini/elçisini doğru yol üzere, gerçek dinle göndermiştir.”[11]

Bu ayetlerden önceki ayette, Musa’nın (as.) kendi kavmine hitap ederken kendilerine peygamber olarak geldiğini anlatması ve onların da yanlış yollara saparak kendisini incittikleri anlatılmaktadır. Bu ayetlerde ise Meryem oğlu İsa’nın İsrail Oğullarına hitap ettiği, ondan önce gönderilmiş olan Tevrat’ı doğrulayıcı ve ondan sonra gelecek Ahmet adında bir peygamberi/elçiyi müjdelemek üzere gönderilmiş bir resul/elçi olduğunu haber verdiği anlatılmaktadır. Burada geleceği haber verilen Ahmed adındaki peygamberin Hz. Muhammed (sav.) olduğu kabul edilmektedir. Burada anlatılan o elçinin İsa (as.) veya Hz. Muhammed (sav.) olduğuna dair farklı görüşler ileri sürülmektedir. Ancak bu zamirle kast edilen peygamberin Hz. Muhammed (sav.) olduğu kanaati daha uygun görülmektedir. Çünkü ondan sonra gelen ayetlerdeki ifadeler, bunu teyit etmektedir. Nitekim zaten İsa (as.) o zaman peygamber olarak görevlendirilmişti.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerîm’de Âdem, Nuh, İbrahim ailesi ve İmran ailesini övmekte ve bunların birbirinin devamı olan aynı zürriyet/nesil olduklarını haber vermiştir.[12] İsa’nın (as.) annesi Meryem, İmran ailesine mensuptur.

Kur’an-ı Kerim’de İsa’nın (as.) annesi Meryem hakkında, İsa’nın (as.) doğumunun müjdelenmesi münasebetiyle de bilgi verilmektedir. Bu konuda verilen bilgilere göre Meryem, ailesinden ayrılarak kendisine tahsis edilen yerde yaşarken, Allah tarafından bir ruh/Cebrâil bir insan şeklinde karşısına çıkmış. Meryem onu görünce, korkudan Allah’a sığınarak ondan kendisine dokunmamasını istemiştir. Melek ise ona tertemiz bir erkek çocuk bağışlamak üzere Allah tarafından gönderilmiş bir elçi olduğunu söylemiş. Meryem’in ona, kendisine bir erkek eli değmediği, iffetsiz bir kadın olmadığı halde nasıl çocuğu olabileceğini sorması üzerine, melek bunun Allah için kolay olduğunu bildirmiştir.[13] Sonuçta Meryem kendisine hiçbir erkek eli değmediği halde hamile kalmış ve karnında İsa’yı (as.) taşımıştır.[14] Aşağıdaki ayetlerde bu konuda geniş bilgi verilmektedir:

وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ مَرْيَمَ إِذِ انتَبَذَتْ مِنْ أَهْلِهَا مَكَاناً شَرْقِيّاً {16} فَاتَّخَذَتْ مِن دُونِهِمْ حِجَاباً فَأَرْسَلْنَا إِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَراً سَوِيّاً {17} قَالَتْ إِنِّي أَعُوذُ بِالرَّحْمَن مِنكَ إِن كُنتَ تَقِيّاً {18} قَالَ إِنَّمَا أَنَا رَسُولُ رَبِّكِ لِأَهَبَ لَكِ غُلَاماً زَكِيّاً {19} قَالَتْ أَنَّى يَكُونُ لِي غُلَامٌ وَلَمْ يَمْسَسْنِي بَشَرٌ وَلَمْ أَكُ بَغِيّاً {20} قَالَ كَذَلِكِ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌ وَلِنَجْعَلَهُ آيَةً لِلنَّاسِ وَرَحْمَةً مِّنَّا وَكَانَ أَمْراً مَّقْضِيّاً {21} فَحَمَلَتْهُ فَانتَبَذَتْ بِهِ مَكَاناً قَصِيّاً {22} فَأَجَاءهَا الْمَخَاضُ إِلَى جِذْعِ النَّخْلَةِ قَالَتْ يَا لَيْتَنِي مِتُّ قَبْلَ هَذَا وَكُنتُ نَسْياً مَّنسِيّاً {23} فَنَادَاهَا مِن تَحْتِهَا أَلَّا تَحْزَنِي قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيّاً {24}وَهُزِّي إِلَيْكِ بِجِذْعِ النَّخْلَةِ تُسَاقِطْ عَلَيْكِ رُطَباً جَنِيّاً {25}فَكُلِي وَاشْرَبِي وَقَرِّي عَيْناً فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ الْبَشَرِ أَحَداً فَقُولِي إِنِّي نَذَرْتُ لِلرَّحْمَنِ صَوْماً فَلَنْ أُكَلِّمَ الْيَوْمَ إِنسِيّاً {26}فَأَتَتْ بِهِ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُ قَالُوا يَا مَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْئاً فَرِيّاً {27} يَا أُخْتَ هَارُونَ مَا كَانَ أَبُوكِ امْرَأَ سَوْءٍ وَمَا كَانَتْ أُمُّكِ بَغِيّاً {28} فَأَشَارَتْ إِلَيْهِ قَالُوا كَيْفَ نُكَلِّمُ مَن كَانَ فِي الْمَهْدِ صَبِيّاً {29} قَالَ إِنِّي عَبْدُ اللَّهِ آتَانِيَ الْكِتَابَ وَجَعَلَنِي نَبِيّاً {30} وَجَعَلَنِي مُبَارَكاً أَيْنَ مَا كُنتُ وَأَوْصَانِي بِالصَّلَاةِ وَالزَّكَاةِ مَا دُمْتُ حَيّاً {31} وَبَرّاً بِوَالِدَتِي وَلَمْ يَجْعَلْنِي جَبَّاراً شَقِيّاً {32} وَالسَّلَامُ عَلَيَّ يَوْمَ وُلِدتُّ وَيَوْمَ أَمُوتُ وَيَوْمَ أُبْعَثُ حَيّاً {33} ذَلِكَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ قَوْلَ الْحَقِّ الَّذِي فِيهِ يَمْتَرُونَ {34} مَا كَانَ لِلَّهِ أَن يَتَّخِذَ مِن وَلَدٍ سُبْحَانَهُ إِذَا قَضَى أَمْراً فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُن فَيَكُونُ {35} وَإِنَّ اللَّهَ رَبِّي وَرَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُ هَذَا صِرَاطٌ مُّسْتَقِيمٌ {36}

“Kitapta Meryem’i de an. Hani o, aile sinden ayrılarak doğu tarafında bir mekâna/yere çekilmişti. Böylece Meryem onlarla kendisi arasına bir perde edinmişti/germişti. Bunun üzerine Biz de ona tam bir insan şeklinde görünen ruhumuzu/Cebrail’i göndermiştik. Meryem ona, ‘Eğer takva sahibi biri isen, senden Rahman’a/Allah’a sığınırım’ demişti. Melek de ona, ‘Muhakkak ki ben, sana tertemiz bir erkek çocuk bağışlamak üzere Rabbin tarafından gönderilmiş bir elçiyim’ demişti. Meryem, ‘Bana hiçbir insan/erkek dokunmamışken ve ben iffetsiz biri de değilken, nasıl benim bir oğlum olabilir?’ demişti. Melek ona, ‘Bu doğrudur. Ancak Rabbin, ‘Bu benim için çok kolaydır. Biz onu insanlar için bir mucize ve kendi katımızdan bir rahmet kılacağız. Bu, hükme bağlanmış bir iştir’ diyor’ diye karşılık vermişti. Böylece Meryem ona hamile kalmış ve ardından onunla birlikte uzak bir yere çekilivermişti. Nihayet doğum sancısı onu bir hurma ağacının dibine götürdüğünde, ‘Ah! Keşke bunları yaşamadan önce ölseydim ve unutulup gitseydim’ demişti. Bunun üzerine alt tarafından bir ses ona, ‘Sakın üzülme! Çünkü Rabbin senin altında bir pınar var etmiştir. Hurma ağacının gövdesini de kendine doğru silkele ki, üzerine taze ve olgun hurma döksün! O halde ye ve iç! Gözün de aydın olsun! Eğer herhangi bir insanı görecek olursan, ‘Ben, Rahman olan Allah’a konuşmama şeklindeki bir oruç adağında bulundum. Ona göre bugün hiç kimseyle konuşmayacağım’ de!’ diye seslenmişti. Nihayet bir müddet sonra Meryem, onu kucağında taşıyarak halkına getirmişti. Bu durum karşısında halkı, ‘Ey Meryem! Sen gerçekten de şaşılacak bir şey yapmışsın! Ey Harun’un kız kardeşi! Senin baban kötü biri değildi, annen de iffetsiz değildi’ demişti. Bunun üzerine Meryem, çocuğa işaret etmişti. Onlar da ‘Biz, beşikte olan bir sabi/bebek ile nasıl konuşabiliriz?’ diye seslenmişlerdi. Bebek, ‘Muhakkak ki ben, Allah’ın kuluyum. O, bana kitap verecek, beni peygamber yapacak, bulunduğum her zaman ve her yerde beni mübarek kılacak, bana ömür boyu namaz kılmayı ve zekât vermeyi emredecek, beni anneme karşı saygılı kılacak ve beni hiçbir zaman cebbar/zalim bir zorba kılmayacaktır. Doğduğum, öleceğim ve tekrar dirileceğim günlerde de üzerimde selam/esenlik olacaktır!’ demişti. İşte, onların, hakkında çok derin bir anlaşmazlığa düştükleri Meryem oğlu İsa, gerçek anlamda böyle biridir. Çünkü Allah’ın bir çocuk edinmesi olacak bir şey değildir. Onun şanı yücedir. O, herhangi bir şeyin olmasına karar verdiği zaman, Muhakkak ki ona ‘Ol!’ der ve o da hemen oluverir. Neticede İsa onlara, ‘Muhakkak ki Allah, benim de Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir. O halde O’na kulluk/ibadet edin. İşte bu, dosdoğru yoldur’ demişti.”[15]

Görüldüğü gibi bu ayetlerde Meryem ve İsa (as.) hakkında bilgi verilmekte, onlarla ilgili ilahi mucizeler anlatılmaktadır. Âlimler, İsa’nın (as.) doğumu ile ilgili ayetlerde olduğu gibi, ölümü ile ilgili ayetlerde de çeşitli ihtilaflara düşmüşler ve farklı yorumlarda bulunmuşlar. Onun ölümü ile ilgili bir ayette şu bilgiler verilmektedir:

إِذْ قَالَ اللّهُ يَا عِيسَى إِنِّي مُتَوَفِّيكَ وَرَافِعُكَ إِلَيَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ الَّذِينَ كَفَرُواْ وَجَاعِلُ الَّذِينَ اتَّبَعُوكَ فَوْقَ الَّذِينَ كَفَرُواْ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ ثُمَّ إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأَحْكُمُ بَيْنَكُمْ فِيمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ {55}

“Hani Allah, ‘Ey İsa! Seni vefat ettirip kendime yükselteceğim. Seni inkâr edenlerden temizleyeceğim ve sana tabi olanları kıyamet gününe kadar inkâr edenlerin üstünde kılacağım. Sonra dönüşünüz bana olacaktır. İşte o zaman aranızda ihtilafa düşmüş olduğunuz konularda ben kara vereceğim’ demişti.”[16]

Bununla beraber Kur’an-ı Kerim’in başka ayetlerinde bildirildiğine göre İnkârcılar, İsa’yı (as.) öldürdüklerini söylemişler. Aslında onu öldürmemişler, birine benzetip onu öldürmüşler; aziz ve hâkim olan Allah, onu kendi katına yükseltmiştir.[17] Bu ayetlerde İsa’nın (as.) Allah’a yükseltilmesi anlatılmaktadır. Bu yükseltilme, ifade etmeye çalıştığımız gibi farklı anlamlarda yorumlanmıştır. Burada söz konusu olan vefatın ve İsa’nın (as.) Allah’a kaldırılması, genel olarak onun vefatını ifade etmektedir. Ancak onun ruhen veya bedenen Allah’a kaldırıldığı veya ruhunun bedeninden alınarak Allah’a kaldırıldığı anlamlarında yorumlanmıştır. Onun tekrar geleceğine dair rivayetler de vardır.[18] Bu konular, genel anlamda çeşitli yorumların yapılasına sebep olmuştur. İsa’nın (as.) mucizelerinden bazıları, aşağıdaki ayette dile getirilmektedir:

وَرَسُولاً إِلَى بَنِي إِسْرَائِيلَ أَنِّي قَدْ جِئْتُكُم بِآيَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ أَنِّي أَخْلُقُ لَكُم مِّنَ الطِّينِ كَهَيْئَةِ الطَّيْرِ فَأَنفُخُ فِيهِ فَيَكُونُ طَيْراً بِإِذْنِ اللّهِ وَأُبْرِئُ الأكْمَهَ والأَبْرَصَ وَأُحْيِـي الْمَوْتَى بِإِذْنِ اللّهِ وَأُنَبِّئُكُم بِمَا تَأْكُلُونَ وَمَا تَدَّخِرُونَ فِي بُيُوتِكُمْ إِنَّ فِي ذَلِكَ لآيَةً لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ {49}

 “Allah İsa’yı, İsrail oğullarına şöyle söyleyen bir peygamber olarak gönderecek: Ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Size çamurdan kuş şeklinde bir şey yapacağım. Onun içine üfüreceğim. Allah’ın izni ile o da bir kuş oluverecek. Körü ve cüzzamlıyı iyileştireceğim. Allah’ın izni ile ölüleri dirilteceğim. Yediklerinizi ve evinizde biriktirdiklerinizi size haber vereceğim. Eğer gerçekten inanıyorsanız, muhakkak ki bunda sizin için bir ibret vardır. Ben, benden önce gelen Tevrat’ı tasdik etmek ve daha önce sizlere haram kılınmış bazı şeyleri helal kılmak için gönderildim. Size Rabbinizden bir mucize getirdim. Bu nedenle Allah’tan korkun ve bana uyun. Muhakkak ki Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Ona kulluk edin. Bu, dosdoğru yoldur.”[19]

İsa’nın (as.) Kur’an-ı Kerim’de özet halinde haber verilen bu mucizeleri, daha geniş bir şekilde Kitab-ı Mukaddeste haber verilmektedir. İncil ve Kur’an’da İsa (as.) hakkında verilen bilgiler aynı olmamakla beraber, büyük oranda benzerlik arz etmektedir.

İsa (as.), adı Kur’an-ı Kerim’de geçen peygamberlerdendir. Onun hayatı, geniş çaplı mucizelerle doludur. Onun hem doğumu hem de ölümü, normal insanların doğum ve ölümünden farklıdır. İncil ve Kur’an’da onun (as.) hakkında verilen bilgiler aynı olmamakla beraber, büyük oranda benzerlik arz etmektedir.

Anahtar Kelimeler: Allah, peygamber, İsa, Meryem, Alu İmran.

[1] Bkz. Alu İmran 3/33. Ateş, Yüce Kur’an’ın Çağdaş Tefsiri, II, 38.

[2] Harman, “Îsâ”, DİA, İstanbul 2000, XXII, 465-472.

[3] el-İsfahânî, “ayese”, el-Müfredât fî Ğarîbi’l-Kur’ân, s. 529; el-Mustafavî, et-Taḥḳīḳ fî Kelimâti’l-Kur’ani’l-Kerim, VIII, 272; el-Fîrûzâbâdî, Beṣâʾiru ẕevi’t-temyîz, VI, 111; Jeffery, The Foreign Vocabulary of the Qur’ān, s. 219; el-Cevâlîkī, el-Muʿarreb, s. 452; Harman, “Îsâ”, DİA, XXII, 465-472.

[4] Kitab-ı Mukaddes, Markos, 10/17-18; Yuhanna, 5/19; 14/28; 17/3; Harman, “Îsâ”, DİA, XXII, 465-472.

[5] en-Nisâ 4/172; el-Mâide 5/72; et-Tevbe 9/30.

[6] el-Mâide 5/17, 72, 75; et-Tevbe 9/31. 

[7] Alu İmran 3/45; en-Nisâ 4/157, 171.

[8] et-Tevbe 9/30, 31.

[10] Alu İmrân 3/45, 46.

[12] Alu İmran 3/33, 34.

[13] Bkz. Meryem 19/16-21.

[14] Bkz. Meryem 19/22.

[15] Meryem 19/16-36.

[17] en-Nisa 4/157, 158.

[18] et-Taberî, Camiu’l-Beyân an Te’vîl-i Ayi’l-Kur’ân, III, 290-291; Ebû Hayyân, el-Bahru’l-Muhît fi’t-Tefsîr, II, 473; İbn Kesîr, Tefsîru’l-Kur’ani’l-Azîm, I, 366; Muhammed Raşîd Rıza, Tefsiru’l-Kur’âni’l-Hakîm, (Tefsiru’l-Menâr), Dâru’l-Kutubi’l-İlmiyye, Beyrut tsz., III, 316, 317.

Yoğun Bakım: Sirenler Sustuktan Sonra Konuşan Gerçek

Yorum Yap Cevabı İptal Et

Bir dahaki sefere yorum yapmam için adımı, e-postamı ve web sitemi bu tarayıcıya kaydedin.

Δdocument.getElementById( "ak_js_1" ).setAttribute( "value", ( new Date() ).getTime() );

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir...

İnsan Kalmanın Vebali

Kuraklık: Sadece Bir Doğa Krizi mi, Yoksa Ahlaki...

Suyun Dini, Sosyal ve Kültürel Hayatımızdaki Yeri

Dinin Bedenlerden Hicreti

Zihinlerin Zinciri: Düşüncenin Hapsi

Kȃşgarlı Mahmud’un Büyük Ülküsünü Yeniden Okumak

Dinin Tek Emri: Emrolunduğun Gibi Dosdoğru Olmak

Toplam Ziyaretçi (Tekil Kişi): 2.065.372

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir Acı, Bir Soru, Bir Hakikat için Erol Kavuncu

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir Acı, Bir Soru, Bir Hakikat için Prof.Dr. Muammer Cengil

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir Acı, Bir Soru, Bir Hakikat için Prof.Dr. Muammer Cengil

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir Acı, Bir Soru, Bir Hakikat için Prof.Dr. Muammer Cengil

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir Acı, Bir Soru, Bir Hakikat için Prof.Dr. Muammer Cengil

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir Acı, Bir Soru, Bir Hakikat için Prof.Dr. Muammer Cengil

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir Acı, Bir Soru, Bir Hakikat için Erol Kavuncu

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir Acı, Bir Soru, Bir Hakikat için Cahide Demir

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir Acı, Bir Soru, Bir Hakikat için Ayşegül Fındık

Sosyal Medya Fenomeni Kübra Karaaslan’ın Vefatı Üzerine: Bir Acı, Bir Soru, Bir Hakikat için FATMA NUR ŞENOL

Ayın Konusu: 2023 Seçim Değerlendirmesi (12)

Ayın Konusu: 2024 Yerel Yönetim Seçim Sonuçlarının Değerlendirilmesi (13)

Ayın Konusu: Acil Durumlara Hazırlıklı mıyız? (11)

Ayın Konusu: Adaletin Üstünlüğü (25)

Ayın Konusu: Ahlak, Adalet ve Bilim İlişkisi (14)

Ayın Konusu: Akademik Kültürde Kaybedilen Değerler (15)

Ayın Konusu: Akademik Yayınlarda Hakemlik (13)

Ayın Konusu: Akademisyenden Üniversite Öğrencilerine Tavsiyeler (22)

Ayın Konusu: Akademisyenlerde Motivasyon Eksikliği (15)

Ayın Konusu: Akademisyenlerin 2023 Seçimine Bakışı (11)

Ayın Konusu: Anayasa Değişikliği (8)

Ayın Konusu: Asistan Eğitimi; Sorunlar – Çözümler (19)

Ayın Konusu: Bilim-Din İlişkisi (18)

Ayın Konusu: Bilim-Siyaset İlişkisi (16)

Ayın Konusu: Bilim, Din, Sanat Dili: Türkçe (13)

Ayın Konusu: Bilinç oluşturmak \ Algı yönetmek (11)

Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: AHLAK (22)

Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: EŞİTLİK ANLAYIŞIMIZ (16)

Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: YALAN (20)

Ayın Konusu: Cezasızlık Algısı (12)

Ayın Konusu: Covid-19 Pandemisinin İnsanlığa Mesajları (32)

Ayın Konusu: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi (12)

Ayın Konusu: Cumhuriyet ve Demokrasi (17)

Ayın Konusu: Doğrudan Demokrasi (12)

Ayın Konusu: Dünyadaki Siyasi Süreçler ve Türkiye (7)

Ayın Konusu: Enflasyon: Nedenleri ve Çözüm Önerileri (9)

Ayın Konusu: Fikri; Üretme Hakkı ve İfade Hürriyeti (29)

Ayın Konusu: Gelir Dağılımı (14)

Ayın Konusu: Haksız Kazanç (12)

Ayın Konusu: Hegemonya (11)

Ayın Konusu: İklim Değişikliği (11)

Ayın Konusu: İnsanın Çoğaltma ve Biriktirme Tutkusu (17)

Ayın Konusu: İstişare (25)

Ayın Konusu: Kumar – Bahis (9)

Ayın Konusu: Kuraklık: Türkiye’nin Su Yönetiminde Acil Ne Yapılmalı? (11)

Ayın Konusu: Liyakat (36)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunlarımız (5)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: "Geleneksel Din Anlayışı" (7)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: “Liyakatli İnsan Yetiştirme” (23)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: “Nüfus Artış Hızı” (5)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Akademisyen? (17)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Anayasa? (12)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Belediye Başkanı? (15)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Eğitim Sistemi? (19)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Üniversite? (41)

Ayın Konusu: NATO (5)

Ayın Konusu: Nisâ Suresi 75. Ayet ve Müslümanlar (9)

Ayın Konusu: Oku’mak-Yaz’mak: Nasıl Anlamalı? (12)

Ayın Konusu: On Emir ve Yahudiler (8)

Ayın Konusu: Sağlık Sistemimizin Değerlendirilmesi (12)

Ayın Konusu: Siyasal Süreçler ve Tövbe (6)

Ayın Konusu: Sosyal Medya (13)

Ayın Konusu: Toplumsal Barışın Tesisi! Ama Nasıl? (18)

Ayın Konusu: Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. Yılı (24)

Ayın Konusu: Türkiye ve Bilim (12)

Ayın Konusu: Türkiye'de "Planlama Sistemi": Sorunlar ve Çözüm Önerileri (13)

Ayın Konusu: Türkiye'nin "'İran Siyaset'i" Ne Olmalı? (7)

Ayın Konusu: Türkiye'nin En Temel Sorunu ve Çözüm Önerileri (16)

Ayın Konusu: Üniversitelerimizde İnterdisipliner Çalışma Kültürü (12)

Ayın Konusu: Uyuşturucu Sorunu (14)

Ayın Konusu: Yapay Zeka (13)

Ayın Konusu: Yazarların Gözünden Akademik Akıl Platformu (11)

Ayın Konusu: Yeni Doçentlik Başvuru Şartları (11)

Ayın Konusu: Yenidoğan (Hastane) Çetesi ile İlgili Değerlendirmeler (11)

Güzel Sanatlar ve Tasarım (26)

İktisadi ve İdari Bilimler (150)

İnsan ve Toplum Bilimleri (12)

Sağlık Bilimleri (50)

Sosyal Medya Hesaplarımız

Bilgi paylaştıkça artar, fikir paylaştıkça gelişir.

İsa Peygamber  Nisan 1, 2026

Yoğun Bakım: Sirenler Sustuktan Sonra Konuşan Gerçek Nisan 1, 2026

Yoğun Bakım: Sirenler Sustuktan Sonra Konuşan Gerçek

Hayaller ve Balon Siyaseti Nisan 1, 2026

Hayaller ve Balon Siyaseti

Bakkaldan Sonra Sağlık Ocağı Nisan 1, 2026

Bakkaldan Sonra Sağlık Ocağı

Yazar olarak giriş yapın

Çıkış yapana kadar beni içerde tut.

@2024 - Akademik Akıl Tüm Hakları Saklıdır. Sitede yer alan makaleler kaynak gösterilmeden paylaşılamaz.

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

Bu websitesi kullanıcı deneyimini iyileştirmek için arkaplan datalarını anonim olarak tutmaktadır. Kabul etmek için yandaki butona tıklayabilirsiniz. Kabul Et KVKK Aydınlatma Metni


© Akademik Akıl