İsa Peygamber
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"
Kur’an-ı Kerim’de yaratıklar arasında arındırılmış, saf ve temiz kılınmış Âdem, Nuh, İbrahim ve İmran ailelerinden bahsedilmektedir.[1] İsa peygamberin annesi Meryem, İmran ailesindendi. İsa peygamberin doğumu ve ölümü hakkında değişik görüş ve yorumlar ileri sürülmektedir. İsa (as.), Kur’an-ı Kerim’de İsa (as.), İbn Meryem/Meryem’in oğlu ve Mesih diye anılan, bir de kendisine kutsal kitap İncil verilen peygamberdir. O, Hz. Muhammed’i (sav.) müjdelemiştir. Kur’an-ı Kerim’de o, “Allah’tan bir ruh ve kelime” olarak tavsif edilmekle beraber, onun bir kul olduğu vurgulanmaktadır. Ancak Hıristiyanlık inancında o, İsa Mesih Tanrı’nın oğlu, dolayısıyla tanrı kabul edilmektedir. Batı dillerinde İsa için kullanılan “Jesus”, İbranice Yehoşua’nın kısaltılmış şekli olan Yeşua’dır. O da “Yahve kurtuluştur, Yahve kurtarır” anlamındadır. Kelime “Iesous” şeklinde Grekçe’ye, oradan da “Iesus” biçiminde Latinceye geçmiştir. İsa’nın ismi İncillerde ve Pavlus’un mektuplarında Iesous olarak geçmektedir.[2]
İslam kültüründe de “İsa” kelimesi hakkında değişik tanım ve yorumlar yapılmıştır. Ancak müslüman dilciler genellikle bu kelimenin İbrânîce veya Süryânîce’den geldiğini ve Arapçalaşmış özel bir isim olduğunu kabul etmektedir.[3]
Hıristiyanlığın en belirgin vasfı, İsa (as.) ile ilgili inanç ve telakkiler üzerine temellendirilmiş bir din olmasıdır. Bu nedenle İsa’nın (as.) kimliği, tabiatı ve mesajı Hıristiyanlık tarihi boyunca çok tartışılmış, onun hakkında pek çok eser kaleme alınmıştır. Onun dünya hayatından ziyade, dini hayatı ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Çünkü Hıristiyanlığın temel nasları, İsa (as.) ile ilgilidir. Bu dinin inancına göre İsa (as.), Allah’ın bedenleşmiş kelamıdır, dolayısıyla Tanrıdır. Tanrı’nın yaratılmamış olan ezeli mesajı, bedenleşmiş olup İsa olarak insanlar arasına çıkmıştır. Bu nedenle Hıristiyanlar İsa’ya “Tanrı oğlu, rab, mesih” unvanlarını vermektedir. Nitekim İncillerde Tanrı’nın ondan “oğlum”, onun da Tanrı’dan “babam” diye bahsettiği çeşitli pasajlar yer almaktadır. Bunlar da İsa’nın uluhiyetine delil olarak gösterilmektedir. Buna karşılık İsa’nın ilâh olmadığını savunanlar da vardır. Onlar da delillerini İncillere dayandırmaktadırlar.[4]
Kur’an-ı Kerîm’de on beş surede doksan üç ayette İsa’nın (as.) ismi zikredilmektedir. Daha çok Alu İmran, el-Mâide ve Meryem surelerinde onun doğumunun müjdelenmesi, dünyaya gelişi, tebliği, mucizeleri, dünyadaki hayatının sonu ve Allah katına yükseltilişiyle ilgili bilgi verilmektedir.
O, Kur’an-ı Kerim’de hem İsa hem İbn Meryem hem de Mesih olarak adlandırıldığı gibi başka isimlerle de anılmaktadır. Ayrıca kendisine çok sayıda unvan da verilmektedir. Yirmi beş defa İsa, on altısı İsa kelimesiyle birlikte olmak üzere yirmi üç defa İbn Meryem şeklinde geçmektedir. Mesih kelimesi ya tek başına[5] veya Mesih İbn Meryem[6] ya da Mesih İsa b. Meryem[7] şeklinde on bir yerde geçmektedir. Ancak Kur’an-ı Kerim’deki Mesih kelimesi, Hıristiyanların bu kelimeye yüklediği anlamda değildir. Îsa Mesih diğer peygamberler gibi yaratılmıştır, bir kuldur. Ona uluhiyet nispet etmek, onu rab edinmek kesinlikle doğru değildir.[8] Kur’an-ı Kerim’in bir ayetinde onun hakkında şu bilgiler verilmektedir:
يَا أَهْلَ الْكِتَابِ لاَ تَغْلُواْ فِي دِينِكُمْ وَلاَ تَقُولُواْ عَلَى اللّهِ إِلاَّ الْحَقِّ إِنَّمَا الْمَسِيحُ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ رَسُولُ اللّهِ وَكَلِمَتُهُ أَلْقَاهَا إِلَى مَرْيَمَ وَرُوحٌ مِّنْهُ فَآمِنُواْ بِاللّهِ وَرُسُلِهِ وَلاَ تَقُولُواْ ثَلاَثَةٌ انتَهُواْ خَيْراً لَّكُمْ إِنَّمَا اللّهُ إِلَـهٌ وَاحِدٌ سُبْحَانَهُ أَن يَكُونَ لَهُ وَلَدٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَات وَمَا فِي الأَرْضِ وَكَفَى بِاللّهِ وَكِيلاً {171}
“Ey Kitap ehli! Dininizin sınırlarını aşmayın ve Allah hakkında yalnız gerçeği söyleyin! Muhakkak ki Meryem oğlu İsa Mesih, Allah’ın peygamberi, Meryem’e ulaştırdığı kelimesi ve kendinden bir ruhtur. Allah’a ve peygamberlerine inanın, “üçtür” demeyin. Kendi hayrınız için bundan vazgeçin. Muhakkak ki Allah, tek bir ilahtır. O, çocuğu olmaktan münezzehtir. Göklerde ve olanlar onundur. Kendisine güvenilecek vekil olarak Allah yeter.”[9]
Bu ayette İsa’nın (as.) Meryem’in oğlu Mesih, Allah’ın peygamberi, Allah’ın kendi ruhundan Meryem’e ulaştırdığı kelimesi olarak tanımlanmaktadır. Başka ayetlerde de şu bilgiler verilmektedir:
إِذْ قَالَتِ الْمَلآئِكَةُ يَا مَرْيَمُ إِنَّ اللّهَ يُبَشِّرُكِ بِكَلِمَةٍ مِّنْهُ اسْمُهُ الْمَسِيحُ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ وَجِيهاً فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ وَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ {45}وَيُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلاً وَمِنَ الصَّالِحِينَ {46}
“Hani melekler, ‘Ey Meryem! Muhakkak ki Allah, sana kendinden bir sözü müjdelemektedir. Onun adı, Meryem oğlu İsa olan Mesih’tir. O, dünya ve ahirette vecih/şerefli ve Allah’a yakın olanlardandır. O, hem beşikte iken hem de yetişkin iken insanlarla konuşacak ve iyilerden olacaktır’ demişlerdi.”[10]
Kur’an-ı Kerim’in daha pek çok yerinde İsa (as.) hakkında bilgi verilmektedir. Aşağıdaki ayetlerde de onun peygamber olduğu, İsrail Oğullarını hidayete davet ettiği ve onun kendisinden sonra gelecek olan son peygamber Hz. Muhammed’i (sav.) müjdelemiş olduğu haber verilmektedir:
وَإِذْ قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ إِنِّي رَسُولُ اللَّهِ إِلَيْكُم مُّصَدِّقاً لِّمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرَاةِ وَمُبَشِّراً بِرَسُولٍ يَأْتِي مِن بَعْدِي اسْمُهُ أَحْمَدُ فَلَمَّا جَاءهُم بِالْبَيِّنَاتِ قَالُوا هَذَا سِحْرٌ مُّبِينٌ {6} وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَى عَلَى اللَّهِ الْكَذِبَ وَهُوَ يُدْعَى إِلَى الْإِسْلَامِ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ {7} يُرِيدُونَ لِيُطْفِؤُوا نُورَ اللَّهِ بِأَفْوَاهِهِمْ وَاللَّهُ مُتِمُّ نُورِهِ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ {8} هُوَ الَّذِي أَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدَى وَدِينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ {9}
“Meryem oğlu İsa, ‘Ey İsrail Oğulları! Muhakkak ki ben, benden önce gönderilmiş olan Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmet adında bir elçiyi size müjdelemek üzere gönderilmiş bir resulüm/elçiyim’ demişti. Ancak İsa’nın müjdelediği o elçi kendilerine apaçık deliller getirdiğinde, onlar, ‘Bu, apaçık bir büyüdür’ demişlerdi. Kim, İslam’a çağrıldığı halde, Allah’a iftira edenden daha zalim olabilir? Allah, zalim topluluğu asla hidayete/doğru yola iletmez. Onlar, Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istemektedirler. İnkâr edenler hoş görmeseler dahi, Allah nurunu tamamlayacaktır. Allah’a ortak koşanlar istemeseler bile Allah, dinini bütün dinlere üstün kılmak üzere peygamberini/elçisini doğru yol üzere, gerçek dinle göndermiştir.”[11]
Bu ayetlerden önceki ayette, Musa’nın (as.) kendi kavmine hitap ederken kendilerine peygamber olarak geldiğini anlatması ve onların da yanlış yollara saparak kendisini incittikleri anlatılmaktadır. Bu ayetlerde ise Meryem oğlu İsa’nın İsrail Oğullarına hitap ettiği, ondan önce gönderilmiş olan Tevrat’ı doğrulayıcı ve ondan sonra gelecek Ahmet adında bir peygamberi/elçiyi müjdelemek üzere gönderilmiş bir resul/elçi olduğunu haber verdiği anlatılmaktadır. Burada geleceği haber verilen Ahmed adındaki peygamberin Hz. Muhammed (sav.) olduğu kabul edilmektedir. Burada anlatılan o elçinin İsa (as.) veya Hz. Muhammed (sav.) olduğuna dair farklı görüşler ileri sürülmektedir. Ancak bu zamirle kast edilen peygamberin Hz. Muhammed (sav.) olduğu kanaati daha uygun görülmektedir. Çünkü ondan sonra gelen ayetlerdeki ifadeler, bunu teyit etmektedir. Nitekim zaten İsa (as.) o zaman peygamber olarak görevlendirilmişti.
Yüce Allah Kur’an-ı Kerîm’de Âdem, Nuh, İbrahim ailesi ve İmran ailesini övmekte ve bunların birbirinin devamı olan aynı zürriyet/nesil olduklarını haber vermiştir.[12] İsa’nın (as.) annesi Meryem, İmran ailesine mensuptur.
Kur’an-ı Kerim’de İsa’nın (as.) annesi Meryem hakkında, İsa’nın (as.) doğumunun müjdelenmesi münasebetiyle de bilgi verilmektedir. Bu konuda verilen........
