menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Adabımuaşerette Sabırla Hareket Etmek

16 0
07.09.2026

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tarih Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

İnsan ve Toplum Bilimleri

Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.

Adabımuaşerette Sabırla Hareket Etmek

            Sosyal hayatta, adabımuaşeretin kural ve kaidelerine uygun bir hayatı yaşamak istediğiniz zaman, haliyle çeşitli problemlerle karşılaşmanız mümkündür. Bu gibi durumlarda yanlış yapmamak ve doğruyu yaşamak için, bazı sıkıntılara göğüs gerip sabırla hareket etmeniz gerekmektedir. Ona göre sabrın insan hayatında çok önemli bir yeri vardır.

Sabretmek, sükûnetle hareket etmek, sebat, metanet, kendini tutup hâkim olmak ve benzeri anlamlarda kullanılan “sabır”, “Sabere-Yesbiru” fiilinden türemiş bir isimdir. Istılah açısından bir ahlak terimi olan “sabır”, başa gelen sıkıntılı ve üzüntülü durumlarda, hoşa gitmeyen, nefse ağır gelen olaylar ve musibetler karşısında direnç gösterme ve metanetli davranmadır. Ruhun bir melekesi olan sabır, aklın ve inancın gösterdiği çizgide sebat göstermektir. Sabır, tasavvuf, adabımuaşeret ve ahlak açısından güzel bir huydur. Sabrın zıttı, sabırsızlık, telaşlanmak, sızlanmak, kaygı duymak ve yakınmaktır. Tahammülü zor, aşılması güç olayların hakkından gelmek, ancak akılla mümkün olabilmektedir. Toplumsal hayatta hakkın hâkimiyeti, hak ve adaletin tecellisi, dini, ahlaki ve insani görevlerin ifası, sağlam bir sabırla ifa edilebilmektedir.  

            Sabır kelimesi, türevleriyle birlikte Kur’an-ı Kerimde 102 defa geçmektedir.[1] Yüce Allah, genel olarak tüm kullarına, “Sabret! Sabrın, ancak Allah’ın yardımıyladır” diye seslenmekte, başka bir ayette, “Allah sabredenlerle beraberdir”[2] diye buyurmaktadır. Allah’a inanan kulları ise, “Allah’ımız! Üzerimize sabır yağdır!”[3] diye dua etmişlerdir.

            Yüce Allah inanan kullarına, Allah’a, Kur’an’a tabi olup bütün benliği ile Allah’ın rızasını kazanmak için çabalayanlara tabi olmayı, hakkı kabul etmeyenlere tabi olmamayı emretmektedir. Bunu emrederken hakka, doğruya sarılıp sabırla davranmayı, bu yoldan ayrılmamayı öğütlemektedir: “Sen bütün benliğinle, sabah akşam hoşnutluğunu isteyerek Rablerine dua edenlerle birlikte olmaya çalış/sabret ve dünya hayatının güzelliklerine kapılarak gözlerini onlardan ayırma.’ Aşırı hareket ederek nefsine/havasına uyması nedeniyle kalbini bizden ayırdığımız kimsenin emrine girme/ona itaat etme!”[4]

            Zaten Allah, insanları bir imtihan için yaratmaktadır ve bu imtihanı ancak sabırla hareket edenler kazanmaktadır. Yüce Allah bunu açık bir şekilde dile getirmekte ve sabredenleri övüp müjdelemektedir:

            “Muhakkak ki biz, sizi korku, açlık ve mal, can ile meyvelerden eksiltmek gibi herhangi bir şeyle sınayacağız. Sabırlı davrananları müjdele. O sabredenlere bir musibet isabet ettiği zaman, ‘Muhakkak ki biz, Allah’a aitiz ve O’na döneceğiz’ derler. İşte bunlar, Allah’ın kendilerini bağışladığı ve rahmeti ile onları kapladığı kimselerdir. Bunlar, hidayete eren kimselerdir.”[5]

Kur’an-ı Kerimde bazen sabır ve zıttı olan sızlanma bir arada zikredilmektedir.[6] Sabretmede, dünya ve ahiretin huzur, saadet ve mutluluğuna kavuşma hedefi vardır. Yüce Allah Hz. Muhammed’e (sav.), diğer peygamberlerin sabrettiği gibi sabretmesini emretmiştir.[7] Zaten sabır, Kur’an kıssalarında hedeflenen önemli konuların başında gelmektedir. Lokman’ın (as.) nasihatleri, Kur’an kıssaları arasında önemli bir yere sahip bulunmaktadır. Çünkü onun öğütleri, eğitim örneğidir. O, oğluna bu nasihatleri sıralarken, sabrın önemine şöyle işarette bulunmuştur:

“Yavrucuğum! Namazı kıl, insanları iyiliğe yönlendir ve onları kötülükten sakındır, bu yolda karşılaşacağın sıkıntılara karşı sabırlı ol. Kesinlikle bunlar, yapılması gerek işlerdir.”[8]

Çeşitli ayetlerde haber verildiğine göre Allah sabredenlerle beraberdir[9], onları sever[10] Sabredenlerin mükâfatlarının asla zayi olmayacağını[11], bu mükâfatı kat kat........

© Akademik Akıl