menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eğitim

12 0
20.05.2026

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

İnsan ve Toplum Bilimleri

"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"

Bundan önceki yazımızda sadece aklın eğitilmesinin eksik olduğu üzerinde durmuştuk. Ancak onun için hangi vasıtalara müracaat edeceğimizin de üzerinde durulması gerekir. Bunu tek başına bir şahıs veya bir kesim yerine toplum olarak devlet olarak eğitim sistemini ele alıp, asırlara taşınacak bir temel atılması gerekmektedir.

Şimdi burada eğitim derken yalnız ilk, orta, lise ve üniversitede okuyan öğrenciler değil, bunları yetiştiren kadroları da; öğretmenler, akademisyenler, hatta toplumun diğer sosyal kesimlerini de ele almak lazımdır. Çünkü bir toplumun ayakta kalmasının temeli eğitiminden geçmektedir. Bunun üzerinde geçmişte de yazılar yazmıştık.

Şimdi de yazmaya devam edeceğiz. Öyle bir hale geldik ki dilimiz yozlaştı ve maalesef konuşma zahmetine katlanmadan; kelimeleri harflerle, cümleleri kelimelerle ifade etmeye çalışıyor ve bunu bir kazanç zannediyoruz.

Mesela bir cümle yazacağım, ne anlama geldiğini bir düşünün bakalım, kaç kişi, ne demek istediğini söyleyecek.

“Bir müsellesin mesâha-i sathiyyesi kaidesiyle irtifasının hâsıl-ı zarbının nısfına müsavidir.”

Bu neye sebep oluyor? Bu da bizi kültürümüzden koparıyor. Geçmişimizden koparıyor. Tarihimizden koparıyor. O zaman eğitimin hedefi sadece meslek sahibi yapmak mıdır, hayır. Eğitimin sebebi sadece okuma egzersizleri yapmak mıdır, hayır. Eğitimin sebebi bilgi yoğunluğu mudur, hayır.

Eğitimin sebebi nedir? Eğitimin sebebi toplumun temel taşlarını kuvvetli seçmek ve onun üzerine geleceği bina etmektir.

O söylediklerimiz öğretime girer, biz hep öğretim üzerinde duruyoruz ve eğitime bir türlü dönemedik, dönmemiz de mümkün değildir.

Şimdi öyle bir dönemdeyiz ki işte görüyorsunuz okullara aileler çocuklarını güvenerek gönderemiyorlar. Ne hale düştük çocuklarının bilgi seviyelerini yükseltmek için mi gönderir o aileler okullara, hayır.

Ya o aileler çocuklarının aynı zamanda aile, devlet, millet ve gelecek hakkında kuvvetli bağlar ve temellerin atılması ve o noktada onların yetiştirilmesini hedeflediği için okullara gönderiyorlar.Öyle mi?Buna hep beraber cevap arayalım.Hatta öyle oluyor ki öyle bir hale geldik ki anne, baba çalışıyor. Çocuğunu eğitim kurumlarına teslim ediyor. Diyor ki nasıl olsa eğitim kurumları eğitim ve öğretim noktasında çocuğumu yetiştirip; benden daha tecrübeli olarak kendisine, aileye ve ülkeye faydalı bir fert haline getirir. Acaba böyle mi? Bunun üzerine biraz daha duralım.

Yazıda geçen cümle üçgenin alanı taban ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir. Kelimelerin ne anlama geldiğini siz çözün.

Koruyucu Hekimliğin Eskatolojik Paradoksu

Yorum Yap Cevabı İptal Et

Bir dahaki sefere yorum........

© Akademik Akıl