Diasporalaştıramadıklarımızdan mısınız?
Dünyada Ermenilik hallerini kanımca üç ana kategoride ele almak mümkündür: Ermenistan Ermenileri, diaspora Ermenileri ve Türkiye Ermenileri. Tabii bu ana kategoriler, özellikle de diaspora kategorisi kendi içinde de bölge/ülke, siyasi anlayış, mezhep, sınıf, günlük yaşayış gibi kriterler bazında farklılık gösterir ama en üst düzeyde bu üçlü kategorizasyon bence analitik olarak işlevseldir. Her ne kadar Türkiye Ermenilerinin de diaspora sayılması gerektiğini savunanlar varsa da ben o kanaatte değilim. Zaten, kanımca bu, net çizgiler çekilebilecek, mutlak tarifler yapılabilecek bir alan değil. Bu ikircikliliğin en önemli sebebi de diaspora kavramının kendisinin, objektif kriterlerle subjektif kriterlerin iç içe geçtiği akışkan bir kimlik, kaygan bir zemin olmasından kaynaklanıyor. Diaspora olmakla diaspora hissetmek zaman zaman birbirinden ayrı düşebiliyor. Subjektif kriterler baskın çıkarsa diaspora olmayan bir topluluğun diasporalaşması da pekala mümkün. Bir de tabii bir topluluk için sorulabilecek “Nerenin diasporası?” sorusu var. Ya da başka bir deyişle diaspora etnik kimliğe göre mi, kökün bulunduğu coğrafyaya göre mi tanımlanmalı? Ermeni diasporası mı, Ermenistan diasporası mı, yoksa ikisi birden mi? Diasporada bugünkü Ermenistan’la tarih içinde somut bir bağı olmamış topluluklar olduğunu göz önüne alacak olursak herhalde ikisi birden.
Objektif-subjektif kriter ayrışmasını başka şekilde ifade edecek olursak tek tek bireylerin ne hissettiği ayrı bir bütün olarak belli bir komünitenin nereye yerleştirileceği ayrı bir konu olabilir. Bu minvalde İstanbul Ermeni toplumu içinde kimileri kendini diaspora olarak görebilir veya hissedebilir ama Ermeni toplumunun, kökleri bin küsur yıl öncesine dayanan, Batı Ermenicesinin........
