Avrupa’nın siyonizmi
Hamas’ın 7 Ekim 2023 katliamının tetiklediği Yahudi Devletinin soykırım maksatlı toplu cezalandırma harekâtı, küresel kamuoyunda siyonizmin, hatta Yahudiliğin, Yahudi Soykırımı sonrası elde ettiği dokunulmazlığının geri dönüşsüz şekilde sorgulanmasına yol açtı. Mahalledeki askerî yangın ne yöne giderse gitsin bu sorgulama kamuoyunda tıpkı “antisemitizmle mücadele” habitusu gibi bir ahlâk ölçütü konumuna geldi.
Siyonizmi yeren herkesi “antisemit” olarak yaftalayarak her insanlık suçunu örtbas etme yordamı artık işlemiyor. Musevî ve İsevî Batılı siyonist cephenin bu gidişattan gayet rahatsız olması, sorgulamanın derinliğini gösteriyor. O denli farkındalar ki siyonizmi ve İsrail’i eleştirmeyi kanunen yasaklamak için uğraşıyorlar.
Sorgulamanın kaynağında Gazze Soykırımının küresel kamuoyunda yarattığı derin utanç ve tepki kadar siyonizmin ideolojik, tarihî ve coğrafî temellerini didik didik eden, çoğu da Yahudi olan tarihçi ve siyaset bilimcinin payı var.
Baskın siyonist anlatıya muhalif bu bilim insanları 1980’lerde İsrail’in kuruluş dönemi arşivlerinin açılmasıyla duyulmaya başlandılar. Resmî kayıtlara dayanan çalışmaları, 1948’den beri, “hasbara” denen İsrail’in tartışmasız haklılığı üzerine bina edilmiş, kâinata propaganda yapan devasa beyin yıkama sisteminin dayattığı “gerçeklerin” tam aksi yönde sonuçlara vardı. Onlar için Filistinlilerin yaşadığı topraklar tıpkı kuzey Amerika’da olduğu gibi yerleşimci kolonyalizme........
