Dedem Haçadur
Lice ve Hazro - çocukluğum boyunca sürekli olarak duyduğum iki yer adı. Biri annemin, diğeri babamın memleketi. Anne tarafımın tamamı Liceli. “Lice’nin kızları güzel olur, Hazrolu erkekler hep Lice’den evlenir” derlerdi. Babamın ailesinde de öyle olmuş; dedem Hazroluydu, babaannem Liceli. Bir de, Hazroluların sert ve otoriter, Licelilerin yumuşak ve itaatkar oldukları söylenirdi. Bu iki kasabaya yaptığım ilk ziyaretlerde yerel halkın bana, yani ailesinin izlerini arayan bir yabancıya gösterdikleri tavırdan hareketle, bunun kısmen doğru olduğunu söyleyebilirim.
Hazro’da, babamın sülalesine dair pek bir şey bilmediğim için beni neredeyse azarlamış, bu sanki benim kabahatimmiş gibi sorguya çekmişlerdi. Lice’de daha yumuşak bir tavırla karşılaşmıştım; el yordamıyla sürdürmeye çalıştığım geçmiş arayışımı anlamışlardı. Yine de, babamın annesini ve babasını düşündüğümde bu iki küçük şehrin ahalisi hakkındaki yargılar pek aklıma yatmıyor, çünkü Hazrolu dedem Haço yumuşakbaşlı, Liceli ninem Verjin sertti; en azından görünen buydu.
Sevgili dedem Haçadur... Sert ve huysuz biri olduğunu söylerler. Annem de, evliliğinin ilk yıllarında, gelini olarak ondan nasıl haksız muamele gördüğünü birkaç kez anlatmıştır bana. Ama bir süre sonra ondan nasıl saygı görmeye başladığını da anlatırdı. Bence........
