Soykırım nedir?
Baudrillard'ın dediği gibi bir katliamı unutmak da katliam türünden bir şeydir. Yani suça ortak olmak için “İsrail'in kendini savunma hakkı var” dememiz gerekmiyor.Yine soykırımın 1864 yılında işlenmiş olması da bir şeyi değiştirmez. Bir simülasyonda yaşıyor olmamız soykırımcıları tanımadığımız, onları unutacağımız ve olan biteni fark edemediğimiz anlamına gelmez. Kafkasya'da, Bosna'da ve Gazze'de olanlara tepkisiz kalabiliyorsak bizim de benliğimiz soykırıma uğramış demektir. Allah korusun!
Gökhan Bolat/ Çerkes Derneği Yönetim Kurulu Üyesi
"...Buradan sonra hayat ve varlık mevzubahis olamazdı. Binaenaleyh bütün muharipler burada toplandılar. Kadınlar da ziynetlerini suya atarak silahlandılar ve muharip erkeklere iltihak ettiler. Muharebe başladı. Bu bir muharebe değil bir boğuşma idi. Hodz bir muharebe meydanı değil bir mezbaha halini almıştı. Bu boğuşmada herhangi bir muvaffakiyet mevzubahis değildi. Gaye namusla ölmekti. Kadın erkek hepsi öldüler. Bu boğuşmanın cereyan ettiği arazi çukurluğu şehit cesetleriyle örtülmüş ve kanlara boyanmıştı. Halkın tasvirlerine göre 'cesetler kanlarda yüzüyordu.' Vahşi Ruslar vahşi ihtiraslarını bununla da teskin edememişler kalan çocukları birbirine bağlayıp topçu hedefi olarak kullanmak suretiyle bunları da imha etmişlerdi. Şu iki mısra bu muharebenin fecaatini ne kadar canlı bir surette tasvir ediyor:
"Allah'ın lanetine uğrayası Hodz Vadisinden kan buharları boşanıyor
Kuruyası Hodz suyu dalgalar halinde kan köpükleri getiriyor!" (İsmail Berkok- Tarihte Kafkasya)
Bugün Türkiye'de daha ziyade kültürel kimlikleri ile bilinen Çerkesler anavatanları Kafkasya'da yaklaşık 100 yıl boyunca Çarlık Rusya'sının orduları ile savaştı. O zamanlar henüz "soykırım" gibi bir terim ve modern anlamda hukuk yoktu ama Çarlık Rusya'sı ilk modern soykırımlardan birini gerçekleştirdi. Tarih 21 Mayıs 1864'ü gösterirken savaşlar "resmen" sona erdi. Rus orduları Kbaada vadisinde zafer yürüyüşü yaptı. Ruslar vadinin adı "zafer"den sonra 'Kızıl/Güzel Çayır' (Krasnaya Polyana) yaptı. Yetmedi üzerinde olimpiyat yaptı. Büyük yatırımlarla bölgeyi "tatil cennetine" çevirdiler. Devlet başkanları tatilinin bir kısmını düzenli olarak o bölgede geçiriyor. İhtimaldir ki yarın bir gün Ukrayna'da yeni bir "zafer" ilan ettiğinde oralarda da büyük "yatırımlar" yapacak, tatilinin bir kısmını da Ukrayna dağlarında ve sahillerinde geçirecektir. Bunları yaparken de Rus milletine ve onların geleceğine eşsiz bir miras bıraktığını düşünecek, topraklarının büyüklüğü ile bir kez daha gurur duyacaktır.
(21 Mayıs 1864 – Kafkasya)
Avrupa'da 2. Dünya Savaşı'ndan sonra yaşanan en büyük katliam
1995 Temmuz'unda Srebrenitsa Soykırımı sırasında henüz çocuk sayılabilecek bir yaşta olan Nedžad Avdić, ailesiyle birlikte Srebrenitsa'da yaşıyordu. Saldırı başlayınca evlerini terk ederek annesi ve kız kardeşinin bulunduğu güvenli bölgeye gitmeye karar verdiler. Buraya ulaşabilmek için de ormanlık alanlardan ilerlemeye başladılar. Yolda babasının yanından ayrılmadan ilerleyen Nedžad bir gece sırpaskerlerinin saldırıları ve bombardımanların etkisiyle ortaya çıkan kargaşada babasını kaybetti ve bir daha bulamadı. Herkes gibi ormanda saklanırken Sırp güçleri tarafından muhasara altına alındı ve teslim olmaları istendi. Bu, Nedžadve diğer insanlar için yolun sonu anlamına geliyordu. Herkesi tek tek toplayarak kamyonlara bindirip götürdüler. Bir süre sonra da gruplar halinde insanları o kamyonlardan indirip farklı infaz noktalarına götürmeye başladılar. Nedžad da elleri bağlı şekilde bir infaz alanına götürülen kişilerden biriydi. Burada beşerli gruplar halinde toplu infazlar yapılıyordu. Sıra Nedžad'ın da içinde bulunduğu gruba geldi. Kamyondan indirildiler, sıraya dizildiler ve üzerlerine kurşunlar yağdırıldı.Gece karanlığında yapılan infaz işlemleri esnasında vücuduna 4 kurşun........
