Yaş sınırından algoritmaya: Çocuk güvenliğinde sırada yapay zeka var
Yapay zeka çağında sistem çocukla doğrudan konuşuyor ve doğrudan cevap veriyor. Üstelik çocuk çoğu zaman farklı kaynaklara gitmeden, karşılaştırmadan ve arama sürecinden geçmeden cevabı tek bir sistemden, tek bir çerçeve içinde alabiliyor. Yapay zeka bir anlamda çocuğa her şeyi doğrudan veriyor. Kolaylık tam da burada riske dönüşebiliyor: Bilgiye ulaşma süresi kısalırken kaynağı arama, karşılaştırma, şüphe etme ve kendi muhakemesini kurma süreci de kısalabiliyor.
Dr. Muhammed Ersin Toy / Yazar
Çocukların dijital dünyada korunmasına ilişkin tartışma yeni bir aşamaya giriyor. Yapay zeka, çocukların yapay zeka sohbet sistemleriyle kurduğu ilişki üzerinden yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Araştırmalar, çocukların bu sistemleri yalnız ödev ve öğrenme için kullanmadığını; kişisel sorunlarını anlattığını, ruh sağlığı konusunda tavsiye istediğini, mahrem bilgiler paylaştığını ve zararlı veya manipülatif etkileşimlerle karşılaştığını gösteriyor. Aldıkları cevapların kim tarafından, hangi kaynaklardan ve hangi çerçevede üretildiği de elbette milli güvenlik ve dijital vatan meselesi olarak değerlendirilmelidir.
Çocukları sosyal medyanın zararlarından korumaya yönelik düzenlemelerde önce erişim ve yaş sınırı öne çıktı. Ardından tartışma, çocuk platforma girdikten sonra karşısına ne çıkacağını ve orada ne kadar tutulacağını belirleyen algoritmalar ile platform mimarisine genişledi. Şimdi üçüncü eşikte bizi yapay zeka sohbet uygulamaları ve asistanları karşılıyor: Çocukla doğrudan konuşan, onu hatırlayan, tavsiye veren, kararlarını etkileyebilen ve kimi zaman sırdaş gibi kullanılan sistemler. Esasında Türkiye'nin çocukları koruma yaklaşımının bundan sonraki aşamada algoritmaları, platform mimarisini ve nihayetinde yapay zekayı da kapsayacak biçimde genişletilmesi gerekiyor.
Open AI'nin 18 Ağustos 2026'da Gençler için ChatGPT'yi kullanıma sunması da tartışmanın geldiği noktayı gösteriyor. Şirket, 13-17 yaş grubu için daha güçlü güvenlik korumaları, sağlıklı kullanımı teşvik eden özellikler ve ebeveyn kontrolleri geliştirdiğini açıkladı. Türkiye'de 1 Mayıs 2026'da yayımlanan 7578 sayılı Kanun'un 1 Kasım 2026'da yürürlüğe girecek hükümleri ise sosyal ağ sağlayıcılarına 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunmama ve yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü getiriyor. Ancak çocuk güvenliği tartışmasını yalnız yaş sınırına indirgemek artık yeterli değil.
Yaş sınırı kapıyı koruyor, algoritma içeride çalışıyor
Çocuk hangi yaşta sosyal medyaya girebilir? Elbette bu soru önemli. Fakat çocuk yaşını farklı beyan ettiğinde veya başka birinin hesabını kullandığında yaş sınırı nasıl uygulanacak? Daha güçlü kimlik ve yaş doğrulama yöntemleri kullanıldığında ise çocuğun mahremiyetinin nasıl korunacağı sorusu ortaya çıkıyor. Daha önemlisi mesele yalnız çocuğun platforma girip girmemesi değil. Çocuk hiç aramadığı içeriklere de platformun dağıtım mimarisi nedeniyle maruz kalabiliyor. Öneri sistemleri davranış sinyallerini, tıklamaları, izleme süresini ve etkileşimi değerlendiriyor; yüksek etkileşim üreten içerikler yeniden çocuğun karşısına çıkabiliyor. Bu nedenle çocuk güvenliği sadece zararlı içeriği kaldırma meselesi değildir. İçeriği kimin sıraladığı, hangi içeriklerin öne çıkarıldığı, hangilerinin çocuğun önüne tekrar tekrar taşındığı ve çocuğun platformda ne kadar tutulduğu da önemlidir. Avrupa Komisyonunun Dijital Hizmetler Yasası kapsamındaki rehberi de öneri sistemlerini ve aşırı kullanımı teşvik eden tasarım özelliklerini çocuk güvenliğinin parçası olarak ele alıyor. Bu tablo, algoritmik çocukluk olarak adlandırabileceğimiz yeni bir deneyim alanı oluşturuyor. Çocuğun dikkati, zamanı ve karşısına çıkan seçenekler kapalı öneri sistemleri tarafından giderek daha fazla biçimlendiriliyor. Bu nedenle yaş sınırı önemli fakat tek başına yeterli değil. Çocuklara değil, algoritmalara da sınır koymak gerekir. Çocukları korumaya yönelik düzenlemeler yaş sınırıyla birlikte algoritmayı ve platform mimarisini de kapsamalıdır.
Üretken yapay zeka ise daha ileri bir eşik oluşturuyor:
Sosyal medya çağında algoritma çocuğa içerik öneriyordu. Yapay zeka çağında sistem çocukla doğrudan konuşuyor ve doğrudan cevap veriyor.........
