Evrensel temel gelir özgürlüğün bedeli mi?
Evrensel temel gelir tartışmasını yalnızca “İnsanlara ne kadar para verilecek?” sorusuna indirgemek büyük bir eksiklik olacaktır. Asıl sorular; Parayı kim üretecek? Veriyi kim kontrol edecek? Enerjiyi kim yönetecek? Yapay zekânın mülkiyeti kimin elinde olacak? Ve en önemlisi, insanların gelirini kesme gücü kimin elinde bulunacak? Çünkü insanlara gelir vermek kolaydır. Asıl mesele, o gelirin insanlara özgürlük mü kazandıracağı, yoksa onları görünmez bir bağımlılık ilişkisine mi sokacağıdır.
Dr. İbrahim Cevizli/ Bozok Üniversitesi
Bir zamanlar bir insanın geçimini sağlayabilmesinin temel şartı çalışmaktı. İnsan çalışır, karşılığında ücret alır ve bu gelirle hayatını sürdürürdü. Ekonomik düzen yıllarca bu basit ilişki üzerine kurulmuştu: Emek → ücret → tüketim.
Ancak bugün bu ilişkinin geleceği her zamankinden fazla tartışılmaktadır. Nitekim çalışma hayatı sessiz ve oldukça büyük bir dönüşüm geçirmektedir. Yapay zekâ, otomasyon ve robot teknolojileri, geçmişte insanların yaptığı birçok işi artık daha hızlı, daha düşük maliyetle ve kimi zaman daha yüksek doğrulukla gerçekleştirmektedir. Nitekim yapay zekâ yalnızca fiziksel emeğin yanında, bilişsel emeğin de yerine geçebilme potansiyeline sahiptir. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda bazı mesleklerin ortadan kalkarak insanların işsiz kalma durumu bir bilim kurgu senaryosu olmaktan çıkmıştır. Mesele artık yalnızca "Hangi meslekler ortadan kalkacak?" sorusuyla sınırlı değildir. Asıl soru: Çalışmanın ekonomideki payı azalırken, insanların gelir elde etme mekanizması nasıl yeniden tasarlanacağı olmuştur.
İşte bu noktada, karşımıza yapay zekanın insanların elinden alacağı iş imkanları ile ortaya çıkacak olan gelir kayıplarını tolere etmeye yönelik toplumdaki her bireyi çalışma, gelir düzeyi veya istihdam durumu gibi herhangi bir koşula bağlamaksızın, düzenli ve belirli bir gelir sağlanmasını öngören "Evrensel Temel Gelir" (Universal Basic Income)fikri çıkmaktadır.
Asgari yaşam güvencesi
Nihayetinde yapay zekanın istihdamı ele geçirmesi sonucu ortaya çıkacak olan işsizliğin yarattığı yoksulluğu azaltarak, insanlara asgari bir yaşam güvencesini sağlayan aynı zamanda teknolojik dönüşümün ortaya çıkaracağı mağduriyeti hafifletmeyi amaçlayan bu fikir ilk bakışta oldukça radikal aynı zamanda gayet insancıl, makul ve rasyonel........
