menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Erdoğan döneminde Özbekistan ve Türkiye arasındaki stratejik yakınlaşma

17 0
10.04.2026

Özbek-Türk stratejik ortaklığının derinleştirilmesi, yalnızca iki ülkenin gelişimine değil, aynı zamanda güvene, karşılıklı saygıya ve bölgenin geleceğine yönelik ortak sorumluluğa dayanan yeni bir uluslararası işbirliği modelinin şekillenmesine katkı sağlayacaktır.

Abdulaziz Kamilov/Özbekistan Cumhurbaşkanı Dış Politika Danışmanı

Bir zamanlar Osmanlı saraylarının salonlarında Semerkant ve Buhara'dan gelen elçiler, yabancı olarak değil, kardeş olarak — "dünya biliminin merkezi ve İslam medeniyetinin başlıca odaklarından birinin temsilcileri" sıfatıyla — kabul edilirdi; çoğu zaman protokol sırasını dahi beklemeden huzura çıkarılırlardı.

Bugün, yüzyıllar sonra, bu eşsiz tarihî yakınlık başarıyla yeniden tesis edilmekte ve yeni boyutlar kazanmaktadır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kişisel angajmanı ve siyasi iradesi sayesinde Özbekistan ile Türkiye arasındaki ilişkiler, sıradan iş birliği çerçevesini aşarak; ekonomik çıkarların sinerjisi, stratejik önceliklerin örtüşmesi ve derin tarihî-kültürel karşılıklı bağlılık temelinde yeni bir kapsamlı stratejik ortaklık modeline dönüşmüştür.

Modern Özbek-Türk ilişkilerinin başarılı gelişiminin temel unsurlarından biri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ileri görüşlülüğe ve uzun vadeli ortaklıklar inşa etme kabiliyetine dayanan geniş siyasi tecrübesidir.

Onun kişisel inisiyatifi, ortak girişimlere verdiği istikrarlı destek ve somut sonuçlara ulaşma yönündeki kararlılığı, ikili etkileşime yeni bir dinamizm ve derinlik kazandırmıştır.

Bugün Özbekistan ile Türkiye arasındaki ilişkiler, kararlı bir şekilde tam kapsamlı stratejik ortaklığa doğru evrilmektedir; bu ortaklık yalnızca iki ülke arasındaki etkileşim düzeyini yansıtmakla kalmayıp, aynı zamanda Orta Doğu ve Avrupa'dan Asya-Pasifik bölgesine kadar uzanan geniş bir coğrafyada yeni bir bölgesel mimarinin önemli bir unsurunu teşkil etmektedir.

Özbek-Türk iş birliğinin gelişimine, en üst düzey temasların yoğunluğu ve pratik verimliliği özel bir dinamizm kazandırmaktadır.

Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi

2017 yılından bu yana iki ülke liderleri arasında en az sekiz karşılıklı ziyaret gerçekleştirilmiş olup, her biri somut iş birliği mekanizmalarının hayata geçirilmesi ve ortaklığın kurumsal temelini oluşturan anlaşma paketlerinin imzalanmasıyla sonuçlanmıştır.

En önemli kazanımlardan biri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın desteğiyle kurulan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi olmuştur.

Bu yapı, anlaşmaların sistematik şekilde ilerletilmesini sağlayan ve ikili ilişkilerin sürdürülebilirliğini teminat altına alan etkili bir koordinasyon platformuna dönüşmüştür.

Bu sayede son yıllarda ülkelerimiz arasındaki ekonomik iş birliği benzeri görülmemiş bir dinamizm kazanmıştır.

Türkiye bugün Özbekistan'ın başlıca ticaret ortakları arasında yer almakta olup, ülkenin dış ticaret yapısında sağlam bir konuma sahiptir.

2016–2017 yıllarında karşılıklı ticaret hacmi 1–1,5 milyar dolar seviyesinde iken, 2024–2025 döneminde yaklaşık 3 milyar dolara ulaşarak neredeyse iki katlık bir artış göstermiştir.

Aynı zamanda, bu göstergenin yakın vadede 5 milyar dolara, orta vadede ise 10 milyar dolara çıkarılması yönünde iddialı ancak gerçekçi bir hedef belirlenmiştir.

Bu rakamlar sadece niceliksel büyümeyi değil, aynı zamanda ekonomik ilişkilerin niteliksel dönüşümünü de yansıtmaktadır.

Yatırım iş birliği, ikili ilişkileri harekete geçiren temel güçlerinden biridir.

Türkiye'nin Özbekistan ekonomisine yönlendirdiği yatırımların hacmi hâlihazırda 3 milyar doları aşmış olup, Türk sermayeli işletmelerin sayısı 2 bini geçmiştir.

Türk şirketleri tekstil sanayii, inşaat, enerji, ilaç sanayii, tarım ve yapı malzemeleri üretimi gibi birçok alanlarda aktif olarak faaliyet göstermektedir.

Yaklaşık 10 milyar dolar tutarındaki büyük ölçekli yatırım anlaşmalarının imzalanması, ortaklığın uzun vadeli özelliğini açıkça ortaya koymaktadır.

Bunun yanı sıra, ulaştırma bağlantılarının geliştirilmesi Özbek-Türk ortaklığının en önemli yönlerinden biri haline gelmektedir.

Küresel lojistik zincirlerin yeniden yapılandırıldığı günümüzde, Çin'i, Orta Asya'yı, Kafkasya'yı ve Avrupa'yı birbirine bağlayan Orta Koridor hattı giderek daha fazla önem kazanmaktadır.

Özbekistan ve Türkiye bu güzergâhın geliştirilmesinde doğal ortaklar olarak öne çıkmaktadır.

Bütünleşik ve karşılıklı bağlantılı bir lojistik ekosistem

Özbekistan demiryolu altyapısını, lojistik merkezlerini ve sınır geçiş noktalarını modernize ederek ulaştırma sistemini sistematik biçimde geliştirmektedir.

Türkiye ise gelişmiş limanları ve ulaşım altyapısı sayesinde Avrupa pazarlarına açılan en önemli çıkış noktalarından biri konumundadır.

İki ülkenin çabalarının sinerjisi, Orta Asya'dan Akdeniz'e kadar uzanan bütünleşik ve karşılıklı bağlantılı bir lojistik ekosistemin oluşturulmasına imkân tanımaktadır.

Demiryolu koridorlarının geliştirilmesi, ulaştırma süreçlerinin dijitalleştirilmesi ve gümrük idaresinin sadeleştirilmesi........

© Açık Görüş