Hava döndü: ‘Budapeşte baharı’
Yetmiş yıl sonra yine aynı bölgelerde benzer olaylar cereyan ediyor. Geleceğin tarih yazıcıları, Ortadoğu’da İran savaşıyla tetiklenen Hürmüz krizi ve Macaristan’da Viktor Orban rejiminin seçimle devrilmesi olguları ışığında 2026’yı önemli bir yıl olarak araştırma konusu yapabilirler.
Bu yazı, geleceğin tarih yazımına mütevazı bir katkı denemesi olarak Macaristan’daki seçim sonuçlarına odaklanacak.
Macaristan, yakın tarihiyle barışık olmayan bir ülke. Doğu Bloku yıllarına ait bütün semboller, 1990’larda kaldırılmış. Bunlar yerine Budapeşte’de “Terör Evi” adlı antikomünist bir müzenin kurulmuş olması, Sovyet dönemi hafızasının nasıl işlendiğini gösteriyor. Buna rağmen, 1945’te Nazi işgalinden kurtuluşun anısını temsil eden Sovyet anıtı korunmuş durumda. Bir de 1996’dan beri bir yaya köprüsü üzerinde Parlamento binasına doğru bakan mütevazı bir Imre Nagy heykeli var.
Nagy, Macaristan Halk Cumhuriyeti’nin 1955’te Moskova tarafından “ılımlı” bulunarak görevden alınmış başbakanıydı. 1956 Ekim ayında gerçekleşen halk ayaklanması döneminde yeniden başbakanlığa getirildi. Ama kısa süre içinde Sovyet tankları Budapeşte’ye gelerek halk iktidarını şiddetle bastıracak ve Nagy idam edilecekti.
İlginçtir, 1956 Ekimi’nin “Ruslar defolun” sloganı geçen pazar akşamı Budapeşte sokaklarında yeniden yankılandı. Oysa ne şehirde Rus tankları (belki birkaç Rus gazeteci ve elçilik personeli) ne de Moskova’da Sovyet yönetimi var. Ama semboller yıkılmış olsa da kolektif hafıza hayatını sürdürüyor. Viktor Orban’ın 16 yıllık diktatoryal iktidarıyla, Doğu Bloku dönemi arasında zihinsel bir paralellik kurulmuş. Bu slogan Orban yönetiminin Rus devletiyle işbirliği politikalarına da gönderme........
