menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okullarda şiddet ve devletin dönüşümü: Türkiye’de otoriter neoliberalizmin toplumsal yansımaları

48 0
20.04.2026

Mehmet Taş / Londra – Türkiye’de son dönemde okullarda yaşanan silahlı saldırılar, yüzeyde bireysel şiddet vakaları olarak görünse de, daha derin yapısal dinamiklerin ürünü olarak ele alınmalıdır. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta gerçekleşen saldırılar ile Gülistan Doku vakasının yeniden gündeme gelmesi, şiddetin yalnızca bireysel sapmalarla açıklanamayacağını; aksine devlet, ideoloji ve toplumsal yeniden üretim süreçleriyle iç içe geçtiğini göstermektedir.

Bu makale, söz konusu olayları yapısal şiddet, devletin dönüşümü ve otoriter neoliberalizm bağlamında analiz etmeyi amaçlamaktadır.

Bireysel Şiddetten Yapısal Şiddete

Ana akım yaklaşımlar, okul saldırılarını çoğunlukla bireysel psikolojiye indirger. Ancak bu yaklaşım, şiddetin toplumsal üretim koşullarını görünmez kılar. Johan Galtung’un ortaya koyduğu yapısal şiddet kavramı, eşitsizlik ve kurumsal düzenlemelerin bireyler üzerindeki yıkıcı etkilerini analiz etmek açısından kritik önemdedir.1

Türkiye bağlamında şiddet, yalnızca bireysel eylemlerde değil; devlet pratiklerinde, eğitim sisteminde ve gündelik yaşamın örgütlenişinde yeniden üretilmektedir. Bu durum, şiddetin istisnai değil, sistemik bir özellik haline geldiğini göstermektedir.

Devlet, İktidar ve Şiddetin Normalleşmesi

Michel Foucault’nun iktidar analizleri, modern toplumlarda şiddetin yalnızca baskı yoluyla değil, aynı zamanda disiplin ve........

© Açık Gazete