BOTTER APARTMANI
İstanbul’da Beyoğlu İstiklal Caddesi üzerinde bulunan Botter Apartmanı birçok kişiyi değişik açılardan ilgilendirir. Benim ilgim daha çok Ferid Edgü’nün bu apartmanın bir katını işyeri olarak tutmasıdır. 1976 yılından 1990 yılına kadar, Ferit Edgü bu apartmanda önce Ada Yayınları için ofis açtı, daha sonra da buraya taşındı. Yayıncı, yazar ve resim eleştirmeni Ferit Edgü burada uzun yıllar geçirdi. O çıktıktan sonra da apartman bir harabeye dönüştü. Ferit Edgü’nün Ada Yayınları iz bırakan bir yayınevi oldu. Çok değerli kitaplar yayımladı. İki yıl önce yitirdiğimiz Edgü’nün resim koleksiyonu da ünlüdür. Resim müzesini andıran evinde sağa baksanız Fikret Mualla, sola baksanız Avni Arbaş, karşıda Abidin Dino.
Gelelim Botter Apartmanına: Rue de Pera 235 numarada yer alan altı katlı bina, 1900 yılında tamamlandı. Mimarı Raimondo D’Aranco’ydu. Kentte aynı binada hem işyeri hem de konut olan ilk yapı olan Botter, İstanbul’da Art Nouveau anlayışıyla inşa edilen ilk bina unvanına sahip. İstanbul tarihçisi Reşat Ekrem Koçu, İstanbul Ansiklopedisi’nde Botter için “Rakiplerini bastırmasına sebep, moda dergilerindeki basmakalıp resimlere bağlanmayışıydı” diye yazar. ‘kırbaç darbesi’ motifinin hâkim olduğu balkon ve kapılardaki dövme demirler, kadın başlarındaki bağ ve kurdeleler, orta katları süslemek için koyulan şeridi kuşatan flora ve gül teması apartmanın Art Nouveau bakışını yansıtan öğeler. Bugünkü Asmalımescit Mahallesi’nde konumlanan Botter Apartmanı’nın ilkleri bunlarla sınırlı değil. İnşasında çelik konstrüksiyon kullanılan ilk apartman olan Botter, Türkiye’de Pera Palas’tan sonra asansörü olan ikinci yapı. Salah Birsel’in demesine göre; yüzyılın başında Beyoğlu’nda erkek terzilerinin en ünlüsü Mir et Coutereau’dur. Yeşilçam Sokağı’nın köşesini tutan terzihane mirasyediler, paşalar, vezirler ve kalantorlara beş altına kostüm diker. Bir hamlacı giysisi için ise 13 altın ödemek gerekir. Tünel başında, Narmanlı Yurdu’nun karşısındaki beş katlı binaya yerleşmiş olan Botter de ondan geri kalmaz. Zamanla Mir et Coutereau’nun tüm müşterileri terzi Botter’e kayar. Botter 2. Abdülhamit’in terzisi olarak bilinir. Ama Abdülhamit gerçekte, Paris’te Rue de la Paix’deki bir terziye, Charvet’ye yılda kırk kat elbise diktirir. Ne var ki, bu iş için de aracılık Botter’dedir. Paris giysilerinin şurasını, burasını düzeltmek gerekirse, onları da Botter üstlenir. Charvet bir takımı 1200 franga diker. Kumaşı seçme işini Padişah ona bırakır, yalnız rengini kendi söyler. Paris’teki modaevlerini görenlerin ‘fark olmadığını’ söylediği Botter Modaevi, kısa zamanda şehrin elitinin uğrak yeri olur. Bu topraklarda açılan ilk modaevi olan Botter’ın asma katında, Paris’teki kreasyonların tanıtıldığı defileler yapılır. Osmanlı akçesi ile çalışmayan Jean Botter’ın diktiği bir takım elbisenin fiyatı 1200 franktır. Bu tarife, II. Abdülhamit’in Mösyö Charvet’ten aldığı takım elbiselerin fiyatıyla aynıdır. Sermet Muhtar Alus da, terzi Botter ile ilgili şunları söyler: “Mağazasında çifter çifter tezgâhtar, makastar. Diyelim ki bir kostüm ısmarlayacaksın, kumaş ondan olarak, en aşağı on tane sarı altın. Redingot, bonjur, pardösü, palto buna göre ve pahası daha yüksek. Şunu da unutmayalım, o vakitler bizim beyefendiler arasında smokin ve frak modası hiç yok, azgın........
