Ah bu şiir İzmir!
Yaşarsam, ömrüm yeterse, gelecek yıl İzmirliliğimin 50. yılını kutlayacağım. Davul zurnayla değil, görkemli etkinliklerle değil; gönlümle, günümün sıcaklığı ve sevinciyle. Belki dostlarımla.
Ağustos’ta yaş 80 olacak! İnanması güç. Ben de bu yaşa ereceğime inanamıyorum hâlâ!
Eyvah eyvah diye hayıflanmayacağım. Bunca yılı İzmir’de geçiriyor olmanın anlamında, değerinde, sevgisinde, ayrıcalığındayım.
Oğuzeli, Gaziantep, Kilis, Ceyhan, Urfa, Ankara, Diyarbakır, İzmir… Antep, Oğuzeli çocukluğumun, yeni yetme yaşlarımın başkenti, anayurdu. Diğerleri de de anlara, anılara imza attığım kentler… Hepsini anarken duygulanırım.
***
Kuşkusuz ülkemin her yanı özgedir, özeldir, değerlidir, güzeldir. Görevim gereği çok kent, kasaba, köy gezdim, insanlar tanıdım, olaylara tanık oldum, yaşamıma kattım.
Hemşerim, öykü bacım, değerlim Lütfiye Aydın, ne zaman buluşsak, söyleşsek, sözü hep TRT’ye bağlar, bana takılır “artık yazmalısın şu TRT anılarını der, Antepli ağzıyla sohurdanır!
Sahi ben de yazsam mı diye geçer içimden. 1975’lerlerden emekli olduğum 2008’e değin yaşadığım nice olay var. Görüntülediğim, tanık olduğum, etkisinde kaldığım, acılandığım.
***
1977 Eylül’ünden bu yana İzmir’in kenttaşı, sevgidaşı, eniştesi oldum. Anılar, dostlar........
