menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İzmir’in hakkı İzmir’e / 2

25 0
03.04.2026

Geçen haftaki yazımda, o mekânların “un fabrikası” olarak geçiştirilemeyeceğini, kent tarihi ile ülke demokrasisi ve hukuku adına da tarihsel öneme sahip olduğunu söylemiş ve sözü; “kent hafızası” diye bir kavram olduğunu ve hepimize sorumluluk yüklediğini unutamayız” diyerek bitirmiştim. Hafta içinde Birol Soylu’nun “10. Köy” ile İlkay Kıyak’ın Ege Telgraf TV’deki “Hayatın İçinden” programlarına konuk oldum ve aynı konuya değindim. YouTube’da kolaylıkla bulup izleyebilirsiniz.

Kültürpark Platformu’nun İzmir Kent Konseyi salonunda düzenlediği, ana konusu “Basmane Çukuru” olan, kentten de bağlamından da koparılmaya çalışılan öteki mekânlara da uzanan bir panele katıldım. Meseleyi ısrarla takip edenlerden değerli Engin Önen de konuşmacılardan biriydi. Hem toplantı izlenimlerini, hem de Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay’la yaptıkları konuşmayı Egede Sonsöz’deki köşesinde yazdı, okumalısınız.

Baro Başkanımızın, oda temsilcilerinin, platform üyelerinin, çoğu “Eski Tüfek” duyarlı insanların oluşturduğu bir topluluk önünde, 5 belediyede 20 yılı aşan yerel yönetim deneyimi ve İzmir aşkına rağmen bir konuşma yapmak kolay değildi. Haddim olmayarak söz< istedim ve şunları anımsatmaya çalıştım:

12 Eylül sonrasında, liboşizm destekli iki sapma, algı-yorum-tutum diyalektiğini hedef almış ve mahvetmiştir. Bunlardan birincisi, sorunların birbirinden ayrıştırılması, kristalize edilmesi, birbirinden uzaklaştırılmasıdır. Zaten yoksulluk ve yoksunluk girdabında kendi derdine düşmüşler coğrafyasında, bir de herkesin kendi alanında sıkışması, sorunlara ve........

© 9 Eylül Gazetesi