menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ata Anı Evi

9 0
22.05.2026

Uzun yıllar emek verdiğim Köy Tiyatrosu mesaisine son verip, Ulucak’a taşındım. Elbette bu tümden bir kopuş değildir, başta tiyatrosu olmak üzere, o kadim köye dair izlenimlerimi, düşüncelerimi ve beklentilerimi sık sık okuyacaksınız. Söylemesi kolay, araya giren kesintilerle su içinde 25 yıllık bir serüvenden söz ediyorum. Ötesi tarihin, coğrafyanın ve insanın değerlendirmesine kalsın.

Eski adı Nif olan Kemalpaşa’nın, düne kadar köyü iken bugün mahallesine dönüştürülen Ulucak, Bornova’dan doğusunda, beton fabrikalarının kemirdiği dağların ardında, kente bilemedin yirmi dakika uzaklıktadır. Unutmadan belirteyim ki, köylerin nasıl bir saçmalıkla mahallelere dönüştürüldüğünü, bu gafletin nelere mal olduğunu ve olacağını zaman zaman anlatırım, anlatmaktan vaz geçmeyeceğim. Bir tümceye sığan bu göndermelerin hepsine ve dahasına birer birer döneceğiz.

Sessizce izlemekten ve “ata tohumu, organik tarım, eko kültür” demekten, önlük giydirilmiş üç beş abla önünde “kadın devrimi” palavraları atmaktan sıkılmayan, tayyör ya da takım elbise üstüne yağdanlık bağlamakla “Tarhana Osman” kesilen aymazlar başta olmak üzere, bu suç ortaklığını elbette ve katkılarınızla birlikte teşhir edeceğiz. Ne diyorduk?

Ulucak’a otobandan değil de, Belkahve üstünden gelirseniz, fabrikaları geçtikten sonra başlayan rampa sizi bir iki dönemeç sonra “Rakım:260” tepeye ve orada elini gözlerine siper ederek İzmir’e bakan devasa Atatürk anıtına ulaştıracaktır. Gerekçesini........

© 9 Eylül Gazetesi