menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zeytinburnu sahilde herkes baktı, ama hiç kimse görmedi

31 0
10.03.2026

Bir kadının geçmişi annesidir, bugünü kendisi, geleceği ise kız evladıdır.

Geçmişi tarafından kimsesiz bırakılan genç bir anne, kucağında, eziyet gören, tehlikede olan kız evladıyla günlerce kapı kapı dolaşarak; sakin ve düzgün bir ifadeyle, yüzünü göstermekten korkarak, çığlık atmadan, sesini yükseltemeden, çocuğunun elini sımsıkı tutarak: “Biz şiddete, tecavüze uğruyoruz, tehdit altındayız, ne olur yardım edin.” diye yalvardı.

Sesi bütün Türkiye’de yankılandı…

Ama hiç kimse duymadı.

“Zorla evlendirildim, işkenceye maruz kaldım, tecavüze uğradım. Çocuğum da babası tarafından tecavüze uğradı. Çocuğum sağlıklı değil, ben sağlıklı değilim. Yoksuluz, çaresiziz. Bizi öldürecekler. Ne olur yardım edin. Şikâyetlerimiz sonuç vermiyor, ne olur sesimizi duyun.” dedi!

Ama hiç kimse görmedi…

Son sözlerinde ise birkaç gün sonra hayatta olmayacaklarından emin olduğunu söyledi.

“İntihar ettiğimize inanmayın, hakkımızı arayın, cinayetimizi aydınlatın.”

diyerek bütün insanlığa karanlık bir vasiyet bıraktı.

İçerisinde yaşadığı ülke ve ailesi tarafından sahip çıkılmayan; hayatı işkenceler, tarikat evleri, tecavüzler ve şiddetle heba edilen gencecik bu kadını, en son kamera kayıtlarında, evladını kollarının arasına alıp sımsıkı sarılarak karanlık caddeleri adımlarken gördüğümüzde, çoktan evladı ile birlikte katledilmişti.

Zeytinburnu sahilde, kızı ile birlikte baharın ilk güneşlerinde kuşlara simit atmaları, mutlu kahkahalarla cıvıldayıp mavi kubbenin altında soluk almaları gerekirken; karanlık bir denizin kıyısında, kapkaranlık geceyi üzerlerine örterek sonsuza kadar silindiler yeryüzünden...

Her kelimesiyle, her anıyla insanın aklını ve dimağını durduran; ne kadar şiddetli, ne kadar elim ve ne kadar geri döndürülemez bir durum. Bu hadise sıradan bir vaka-i adiye değildir.

Bilakis bütün sistem komponentlerinin hangi fikir ve düşünceden olurlarsa olsunlar birlikte hareket etmelerini gerektiren ibretlik bir dönüm noktasıdır.

Böylesi bir trajediden sonra insanın zihni ister istemez başka ihtimaller düşünmeye başlıyor. Eğer bu yardım çığlığı başka bir ülkede duyulsaydı ne olurdu diye?

Örneğin Almanya’da bir kadın, kapalı ve radikal bir dinî çevrede........

© 12punto