menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okullarda akran şiddeti: Nedenleri ve çözüm önerileri

8 0
previous day

Geçtiğimiz hafta, Gaziantep'te karne gününde yaşanan ve bir çocuğun yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan acı olay, son dönemde okullarda tırmanan ‘akran şiddeti’nin kaygı verici boyutunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Genellikle sosyal medyada sözlü tartışma olarak başlayan sürtüşmelerin okul çevresinde kesici ve ateşli silahların kullanıldığı ölümcül çatışmalara dönüşmesi, eğitim ortamlarının güvenliğini derinden sarsmaktadır. 

Çocukların kesici, delici ve ateşli silahlara kolayca erişimi ve sıradan anlaşmazlıkların dahi cinayetle sonuçlanması, akran şiddetinin ulaştığı vahim boyutu açıkça ortaya koymaktadır. Okulların korku ve kaygının egemen olduğu güvensiz mekânlara dönüşmesi yerine, çocukların kendilerini güvende hissettikleri huzurlu öğrenme ortamları olması zorunludur. 

Akranlar arası şiddet, okul, aile ve toplum boyutlarını kapsayan, bütüncül politikalar gerektiren çok yönlü bir toplumsal sorundur. Bu çerçevede, okullarda giderek artan akran şiddeti vakaları yalnızca bir disiplin sorunu değil, aynı zamanda önleyici politikalar geliştirilmesini gerektiren önemli bir güvenlik sorunu olarak değerlendirilmelidir. Gaziantep'te okul önünde yaşanan ve bir öğrencinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan trajik olay ise, bu konuda gecikmeden etkili önlemler alınması gerektiğini gösteren önemli bir uyarıdır.

Çocuk, içine doğduğu aile ortamını yalnızca fiziksel bir büyüme alanı olarak değil, toplumsal dünyayı ve davranış kalıplarını anlamlandırdığı ilk öğrenme alanı olarak deneyimlemektedir. Bu nedenle toplumsallaşma sürecinin en kritik evresinde sevgi yerine zorbalığa ve kaba güce uğraması, bu yıkıcı davranışı ilk ‘doğru’ iletişim ve sorun çözme yolu olarak benimsemesine yol açmaktadır. Özellikle ülkemizde aile içinde öğrenilen saldırgan davranışların arkadaş çevresine taşınarak toplumsal yaşamda yeniden üretildiği görülmektedir. Bu nedenle ailede başlayan şiddet, bireysel değil toplumsal bir sorundur.

Akran şiddeti ve zorbalığı alanında yapılagelen araştırmalar; Hiperaktivite ve dürtüsellik, depresyon, düşük benlik algısı ile kaygı düzeyinin yüksek olmasının şiddet davranışları açısından önemli risk etmenleri olduğunu ortaya koymaktadır. Bunun yanında, okul başarısızlığı ve devamsızlık yaşayan çocuk ve gençlerin hem şiddete maruz kalma hem de şiddet içerikli davranışlar........

© 12punto