menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tartışmadan çatışmaya narsistik dışavurum

9 0
22.06.2026

Sokakta, caddede, trafikte, pazarda herkes öfkeli, herkes saldırgan. İnsanlar tuhaf bir cinnet halinde. Evler huzur ve güven ortamı olmaktan çıktı, şiddetin beslenip büyütüldüğü yerlere dönüştü. Aile bireylerinin bir araya gelip hoşça zaman geçirdikleri bir an yok neredeyse. Aile içinde küçükten büyüğe ya herkes kendi sosyal medya dünyasına kapanıp ailenin diğer bireylerinden soyut ya da kendi sosyal ilişkilerine odaklı. Öyle ki aile bireyleri fiziksel olarak bir aradayken bile aslında birlikte değiller. Birbirlerinin sosyal medya iz sürümlerini yaparak ancak etkileşim içinde bulunabilmekteler. Sosyal medya iz sürümlerini yapmalarının temelinde ise güvensizlik yatıyor. Aile içinde yeterli iletişim kurulamayınca aile dışındaki ilişkiler merak konusu ediliyor. Herkes birbirinin sosyal etkileşim ortamlarını kontrol etmeye yöneliyor. Bu da çoğu zaman aile bireyleri arasındaki ilişkiler için ciddi tehdit oluşturuyor. 

Saldırgan ve çatışma eğilimli ilişkiler işyerlerini de iş yapılamaz hale getiriyor. İnsanlar her bir iş yerinin gereği olan profesyonellik anlayışı içerisinde işine odaklanmak yerine birbirlerini izlemekle meşgul oluyorlar. Bulunduğu iş ortamının gereği olan niteliğe sahip olmayan, yeterli performans gösteremeyen kişiler iş yerinde kalıcı olmanın yolunu diğer çalışanları izlemek, açık aramak, klikleşerek güç odakları oluşturmaya yönelmek gibi eğilimler içerisine giriyolar. Yani işe odaklanmak yerine ilişkilere odaklanmak. Bu da iş yerlerinin çalışma yeri olmaktan çıkıp çatışma yerine dönüşmesine yol açıyor. 

Burada belki de temel sorun tartışma kavramının çatışmayla karıştırılmasıdır. Tartışma demokrasiler için önemli bir oluşturucu unsurdur. İnsanların farklı fikirler üretmesi, tartışması doğruya ulaşmak açısından önemlidir ve demokratikleşme de böyle mümkündür. Ancak........

© 12punto