menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gölge bankacılık, Çin ve Türkiye: Kürede tekno-emperyalizm (II)

8 0
23.05.2026

Kapitalizminin günümüz versiyonu neoliberalizm, son 45 yılda çeşitli araçlarla yeni emperyalizmin “tekno” seviyesinde ilerliyor. Tekno ön ekini, küresel kapitalizmin dijital teknolojilerdeki gelişmeler sayesinde tarihte görülmemiş ölçüde finansallaşmasına bağlamak mümkün. Bu finansallaşmış emperyalizmin boyutu, küresel dengesizlikler ve başta işçi sınıfı olmak üzere tüm orta ve alt sınıflarda yarattığı tahribat ve büyük eşitsizlikle açıklanabilir.

Son 20 yıldaki küresel dengesizlikler yeniden ciddi bir risk olarak ön plana çıktı. 2025’in ilk yarısında ABD’nin cari açığı GSYİH’sinin yüzde 4,6’sına ulaşarak “2008 küresel finans krizi” öncesindeki (2006) zirvesinden bu yana en yüksek seviyeye çıktı Buna karşılık Çin’in cari fazlası 2025’in ilk üç çeyreğinde kendi milli gelirinin yüzde 3,5’ne yükselmiş, Euro Bölgesi ise yüzde 2 civarında cari fazla vermiş.

3500 yıllık Çin uygarlığı yine Batı ve Doğu tarafından kilit ülke olarak görülüyor. Bu bağlamda yapılan Çin-ABD görüşmesinden jeopolitik parçalanma çıkmadı, fakat sorunların bir kısmı orta yerde duruyor. Çin ABD’nin 150 Boeing uçak teklifine 200 uçak alımı talebiyle karşılık verdi. Öte yandan ABD’den yıllık 20 milyar dolara yakın tarım ürünü  (soya benzeri) alımı vaadinde bulunmak durumunda kaldı, ancak yüksek teknoloji mallarında kullanılan kritik minerallerin (tüm dünyada yüzde 90’na hâkim) satışındaki rahatlama için sadece değerlendirme yapacağını belirtmekle yetindi.

Çin cari fazlayı eritme konusunda gelen G7 notuna pek kulak asmayacak gibi duruyor. Zira notta, Çin devletinin kamu harcamaları, eğitim ve sağlık üzerinden yeniden artırırsa Çinlilerin tüketiminin artacağı böylece (tasarruflar azaltılacak) cari fazlanın kısmen eritebileceği (herkes için faydalı!) öneriliyor.  

CARİ AÇIKLAR YAYILIYOR

Öte yandan finansallaşan dünyada cari açık veren ülke sayısı hızla artıyor (50 civarı). Cari açık veren ülke sayısı cari fazla verenlerin yüzde 50 üstünde seyrediyor. Çin 1,2  trilyonluk cari fazlasının bir kısmını eritebilir ama tamamından vazgeçmeyeceğini belli etti. ABD’nin cari açığı da 1,2 trilyon düzeyine ulaşarak tarihi rekorda. Demek ki, Trump yönetiminin uygulamaya başladığı gümrük tarifeleri pek işe yaramıyor ya da sınırlı bir etki var. Zaten ana akım iktisatçılarından IMF eski başekonomisti (ve arkadaşları) ABD’yi “sadece gümrük vergisi ve döviz kuruna bel bağlama” diye uyarıyor. (G7 Economist Memo on Global Imbalances, Chong Enbai, G. Gopinath, A. Weber.)

ABD’nin elindeki tekno-emperyal kozlara gelince... 1980’den 2007 sonuna (2008 küresel krizine) kadar olan finansallaşmada büyük ticari bankaların öncülüğünde bir genişleme vardı. Küresel kriz sonrası gölge bankalar ve merkez bankalarının genişleme süreci etkili oldu. Bu süreçte tekno-emperyalizmin tam olarak ortaya çıktığı gözleniyor. Zira bir yandan başta FED ve ECB gibi merkez........

© 12punto