menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

'Kârlılık analizi' ve 'savaş çıkmazı'

20 0
14.03.2026

“Burjuvazi üretim araçlarında, dolayısıyla üretim ilişkilerinde ve bununla beraber tüm toplum ilişkilerinde sürekli köklü değişiklikler yapmadığı müddetçe var olamaz” der Karl Marx. Savaş bu bahsettiği köklü değişiklerin en köklüsüdür. Hele ki güç ilişkilerini kendisine araç yapan hegemonya rekabetinde savaş kaçınılmazdır.

Bir taraftan ABD’nin en büyük iktisadi rakibine (Çin) yıllarca ucuz petrol sağlamak, diğer taraftan İsrail’in jeostratejisine sürekli risk üretmek, İran’ın yıllar içinde büyük hedef olmasıyla sonuçlandı. İran’daki otokratik rejimin baskıcı tutumu, binlerce insanı idam etmesi ve “nükleer silah geliştirme çabası algısı” yıllardır dünya basınında konuşulan konular.

Savaşın ilk haftasında 168 masum çocuğun, yapay zekâ yöntemiyle devrim muhafızlarını vurmak isterken, vahşice katledilmesi sadece uluslararası hukukta değil, ahlaken de insanlık tarihinde yargılanacaktır. Böylece ABD-İsrail ortaklığı, Epstein rezaletinin mürekkebi kurumadan, üstelik nükleer barış görüşmelerinin bilmem kaçıncısı henüz yapılmışken, giriştikleri saldırılarla hegemonik kaosun merkezi odağı oldular.

İkinci Savaş’tan bu yana en geniş çatışma alanı yaratıldı; 34 ülkede milyonlarca insan tehdit altında yaşıyor halen.

KOLAY KÂR VE RANT ÇAĞRIŞIMI

Savunma sanayisi alanında çalışan akademisyen iktisatçı Doç. Dr. Deniz Şişman’ın yayınlarındaki emeği vurgulayarak ve kendisinden çok yararlandığımı belirterek devam edersem bu konuda yararlı olacaktır.

Sorumuz şu: Peki, bu noktaya gelirken savaş ya da savunma sanayisinde diğer sektörler aleyhine yüksek kârlılığın hiç mi dahli yok? Rusya’nın Ukrayna işgalinde Batı’nın sattığı silahların savaş sanayisi aracılığıyla dünyadaki resesyonu ötelediğini biliyoruz. Zira silah sanayisi derken, dünya sisteminin enerjide yeniden dağıtım zafiyetini bertaraf eden yüksek kârlı bir sektörden bahsediyoruz.

Devletler de hem güç devşirerek hem de aldıkları vergiyle ayrıca sebeplendiklerinden, trilyonlarca dolar silaha akıyor dünya sisteminde. Piyasa demek istemiyorum, çünkü bu sektörde rekabet pek yok. Genel olarak devletlerin “monopsonist alıcı” olduğu piyasada talep sorunu da ortadan kalkmış oluyor tabii.

Bunu kapitalistlerin “kapitalizmi terk ettikleri bir alan” olarak da görebiliriz, çünkü........

© 12punto