menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Büyük güçler ve Afrika’daki keskin rekabet

37 0
10.08.2026

ABD emperyalizminin gerilemesine, hegemonya kabiliyetinin zayıflamasına koşut olarak, dünyada büyük güçler arasındaki rekabet, hem çok geniş bir coğrafyada hem de farklı alanlarda keskinleşiyor. Afrika’dan Orta Asya’ya, elektrikli otomobillerden yapay zekâya varana dek, özellikle ABD ile Çin arasında keskin bir rekabet yaşanıyor.

Tarihten biliyoruz; büyük güçler arasındaki rekabet nerede yaşanırsa, orası huzur bulmaz. Orada istikrar olmaz. Savaşlar, iç çatışmalar, darbeler, bunlara bağlı olarak kalabalık göçler gündemden düşmez. Büyük güçler de orada katılımcı demokrasinin, insan haklarının, hukuk devletinin, sınıf bilincinin gelişmesini istemezler. Diktatörlükleri, otoriter, totaliter rejimleri, baskıcı yönetimleri desteklerler. Afrika’daki su kaynaklarının kıtlığı, kuraklık, açlık emperyalist güçlerin derdi değildir. Sömürmeye, talan etmeye, çullandıkları ülkelerin kaynaklarını yağmalamaya, iç pazarlarını ele geçirmeye odaklanırlar. 

Afrika bu kapsamda özellikle önemli. Çünkü bir yandan genişliğiyle, bir yandan nüfusuyla, bir yandan yeraltı kaynaklarıyla dikkat çekiyor. Yaşlı ve yoksul kıtadaki rekabette, ABD ve Çin öndeler. Bu ikisi kadar olmasa da, Rusya da kimi hamleler yapıyor. ABD ve Çin arasında, özellikle yeraltı kaynaklarının çıkarılması, işlenmesi ve dünya pazarlarına ulaştırılması konusundaki yarış keskin. 

Afrika; zengin yeraltı kaynaklarıyla, 1.5 milyarı bulan nüfusuyla, ticaret yolları açısından önemiyle, büyük, kalabalık, gelişen bir pazar olarak, kapitalist, gelişmiş, sanayileşmiş, emperyalist devletlerin iştahını kabartıyor. Jeopolitik açıdan da ihmal edilemeyecek bir konumda. Afrika’nın nadir toprak elementleri açısından; elmas, altın gibi değerli madenler açısından; bakır, kobalt, lityum gibi özellikle ileri teknoloji içeren ürünler için büyük önem taşıyan madenler açısından zenginliği........

© 12punto