'Sahnenin dışındakiler' ve Avrupa demokrasisindeki çaresizlik
Bir soruyu sormak için bahane kabul edebiliriz: Dr. Coşkun Soysal'ın son 50 yıldaki tüm yaratıcı entelektüel müdahaleleri damgalanmış Prof. Dr. Yalçın Küçük hakkında dün yayına giren belgeseli ve dağıtımı yapılan hacimli kitabı (“Ateşten Düşünce – Yalçın Küçük) ilgilenenlerin gündeminde. İyi.
İyi ve bu unutulmaz devrimci “mütefekkirin” daha on yıllarca entelektüel arenamızda varlığını sürdüreceğini şimdiden söyleyebiliriz. Dr. Küçük, yeni kapılar açabilen istisnai düşünürlerin kaderini yaşayacak ve hep tartışılacak. Nasıl bir “yol açıcı”, daha doğrusu, uzun yol arkadaşı Mesut Odman'ın deyimiyle, nasıl bir “buzkıran” olduğu ve hangi donmuş toprağı ve neden/nasıl yeşertmeye çalıştığı üzerinde daha yıllarca konuşulacak. Tezleri çok tartışılacak.
Bir adım ileriye atalım ve bugüne bakalım.
Türkiye aydını hâlâ bir kurtuluş programı geliştirmek için kendini hırpalıyor, bunu yaparken de en ağır faturaları (“büyülü hapishanemiz”) ödemekten kaçınmıyor.
Sorun, şu: Acaba Türkiye'nin göbeğinden bağımlı olduğu Avrupa'da bu tür aydınlar var mı, varsalar bir etkileri oluyor mu? Bir ağırlıkları var mı? Cesurlar mı?
Sadece risk almaktan, boynunu gerekirse ipe uzatmaktan söz etmiyoruz. Bilgi birikimi de değil derdimiz. Biz, bir aşkınlık yaratabilmekten, bunun için gerekli kitleyi yaratabilmekten söz ediyoruz. Epey bilgi ve bilgili insan var kuşkusuz temel Avrupa dillerinde. Ama aradığımız farklı bir şeydir. Sonuçta Avrupa, emperyalist artıkların üzerinde yükselen bir “şey”.
Yalçın Küçük cumhuriyetçi, sosyalist bir kurtuluş ve yeniden kuruluş programı........
