Türkiye’nin 'Diktatör' sorunsalı!..
Önce linç, sonra tutuklama kervanına genç komedyen Deniz Göktaş da katıldı. “Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılamakla” suçlandığı “Ölü Deniz” adlı stand up gösterisine 5-10 dakika baktım. Ne yalan söyleyeyim; Kenan Evren, Demirel, Ecevit, Erdal İnönü, Yıldırım Akbulut, Tansu Çiller dönemlerinde deve dişi gibi siyasi mizah gösterilerini izlemiş birisi olarak, yeni neslin mizah anlayışını da pek anlamadığım için ilgimi çekmedi. Ülkenin ve milletin bu kadar yakıcı sorunları varken, yine birlerinin, “güç bizde” havasıyla “cambaza bak cambaza” dediği besbelliydi.
Tamamını izlemediğim için kime göre ve nasıl “dini değerlerin aşağılandığını” bilmiyorum, ama şunu kaydetmekte fayda var:
Ülkenin hangi döneminde söylemle eylem arasındaki fark bu kadar açıldı da dini değerler böylesine tartışılır hale geldi?.. Cübbeli Ahmet’in bile, “İmam Hatipler ve İlahiyat Fakültelerinden ateist ve deistler çıkmaya başladı.” demesi de o yüzden değil mi?!
32 yaşındaki Deniz Göktaş’a dönersek; yürütülen kampanyadan tutuklanacağı belliyken, yurtdışından geldi. Ama savcılık, “yakalandı” açıklamasını yaptı, bir de ters kelepçe vuruldu.
Daha 3-5 gün önce; aylarca muhalif isimlere bel altı vuruşlar yaparken iktidar cenahınca alkışlanan bir isim, şöyle ucundan kendilerine dokunduğunda olanları biliyoruz, değil mi? Savcılık özenle, “yurtdışından kendisinin gelerek teslim olduğunu” vurguladı ve aynı gün SEGBİS’le ifadesi alınıp bırakıldı.
“Yakalandıktan” sonra Deniz Göktaş’ın dosyasına bir de “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlaması eklendi. Tabii, tutuklamanın gerçekleşmesi için olmazsa olmaz şart!..
Adalet Bakanlığı’nın bilgi notunda ise şöyle ilginç bir ayrıntıya yer verildi:
“Stand-up sanatçısı İmran Deniz Göktaş hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına intikal eden 185 adet CİMER başvurusu, aynı konuya ilişkin olması nedeniyle toplu olarak değerlendirilmiş; ilgili şahıs hakkında ‘halkın bir kesiminin........
