menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Öncesi, sonrası, bugünü ile 24 Ocak ve 12 Eylül 1980

17 1
25.01.2026

Dün takvimler 24 Ocak’ı gösteriyordu. 1993 yılında, Atatürk ilke ve devrimlerinin yılmaz savunucusu, “Kalpaksız Kuvayı Milliyeci” Uğur Mumcu’nun kalleşçe katledişinin yıl dönümü idi. Saygıyla anıyorum. Huzurlarda uyusun.

24 Ocak 1980… Sadece ekonomi tarihimizde değil, siyasi tarihimizde de önemli bir dönüm noktası… 1980 24 Ocak Kararları ve 12 Eylül Askeri Darbesi; 1947 Amerikan Emperyalizmine eklemlenen Türk ekonomisi ve siyasetinde emperyalist pranganın perçinlenmesidir. Filmi biraz geri saralım.

1945

İkinci Dünya Savaşı bitmiştir. Stalin’in Kars ve Ardahan’ı istemesi, Boğazların kontrolünde söz sahibi olmayı talep etmesi üzerine, Türkiye Amerika ve Batı dünyasına entegre olur. Ordu ve meclisteki toprak ağaları tüccar ve siyasal İslamcıların da etkisiyle karşı devrim Atatürk’ün Aydınlanma Devrimlerine yönelik etkili hamleler yapar. Dönemin Cumhurbaşkanı İnönü, mecliste CHP grubunu (sonradan bir kısmı DP’yi kuracaktır) ve orduyu dizginleyemez.

1945 yılında Çiftçiyi Topraklandırma yasası kadük hale getirilir. 1947 yılında Köy Enstitülerine öğretmen yetiştiren Yüksek Köy Enstitüsü, 1954’te de tüm köy enstitüleri kapatılır. 1947 ve 1948’de ABD’nin savaştan çıkan Avrupa’ya yapacağı askeri yardımlar (Truman Doktrini) ve ekonomik yardımlardan (Marshall Planına) pay alma isteği üzerine, ABD’nin şart koştuğu ekonomik programa dönülür. Türkiye, 1946 yılında hazırladığı Atatürk döneminin bağımsız karakterdeki kendi kaynaklarına dayalı planlı kalkınma ve sanayileşme planını çöpe atar. ABD’nin dayattığı tarıma ve karayollarına dayalı bir modele geçer.

1974- 1980

1974 yılında Başbakan Bülent Ecevit, ABD ile yapılan askeri anlaşmaları çöpe attı. Kıbrıs’ta Türklerin uğradığı soykırıma karşı askeri operasyon yaptı. Türkiye’ye silah ambargosu uygulandı. Hemen arkasından gelen petrol şoku ile Türkiye ödemeler dengesi krizine girdi. Ecevit, ABD’nin haşhaş üretim yasağını kaldırdı. Ecevit iktidardan düştü, tekrar Demirel Başbakan oldu. ABD silah ambargosunu kaldırmadı, bunun üzerine Demirel Türkiye’deki bütün Amerikan üslerini kapattı.

1978 yılına gelindiğinde Bülent Ecevit tekrar başbakandır. Toprak Reformu yapmak için “Toprak İşleyenin Su Kullananın” sloganı Türkiye’nin dört bir yanında dağa taşa yazılır. 1978’de Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı hazırlanacaktır. Devlet Planlama Teşkilatının başında da Bilsay Kuruç vardır. Tekrar Atatürk’ün ekonomi politikalarından esinlenerek, 1980’li yılların konjonktürüne uygun bir model geliştirilir. Özel sektörün ağır sanayi yatırımları için cüssesi yetmemektedir. O nedenle, girişimci devlet modeli ile ağır sanayi yatırımlarını devlet yapmalıdır. Ve devlet bunu yaparken aynı anda ihracatı da desteklemelidir. Yatırımlar için kaynakların devlet tarafından kullanılacak olması, özel sektörü fena halde kızdırır. Stokçuluk ve karaborsa hortlatılır. Dünya Bankası, OECD ve IMF, 1978 ve 1979 yıllarında birden çok Türkiye’ye gelir, hükümete plandan vazgeçin çağırısı yapar. Bu çağırılar o dönem Dünya Bankası memurları olan Kemal........

© 12punto